
Geçtiğimiz hafta Hollywood’da sektörün iki önemli ödülü “Oyuncular Birliği” ve “Yönetmenler Birliği”nden de Coen’ler zaferle çıktı. Ödüllerin açıklanmasına 4 hafta kala, sendikanın verdiği geleneksel ödülü ilk defa kazanan Coen’ler, ödüllerini, geçen sene gecikmiş bir biçimde bu onura sahip olan Martin Scorsese’den aldı. “Yönetmenler Birliği”nin önemi herşeyden önce ‘en iyi yönetmen’ Oscar’ında kendini gösterir. Genellikle iki ödülün de aynı yönetmene gittiği iki organizasyonun uyuşmadığı en son yıl ise 2003 olmuştu. O yıl Yönetmenler Birliği “Chicago” ile Rob Marshall’ı yılın yönetmeni seçerken, Akademi de Roman Polanski’yi Oscar’a layık görmüştü. 80’lerin ortalarından beri kendi bildikleri yolda ve sağlam bir hayran kitlesini de arkasına alarak yürüyen iki kardeşin sonunda pek çok kişiye göre bu yılın en iyi filmi “İhtiyarlara Yer Yok” (No Country for Old Men) ile bu onura layık görülmeleri şüphesiz pek çok sinefili tatmin ediyordur. Nitekim tüm bahisler de şu anda iki kardeşin ‘yönetmen’ Oscar’ı için en büyük favori olduğuna işaret ediyor.
SAG: Mutlak bir zafer mi?
Oyuncular da tıpkı Yönetmenler gibi bu seneki favorilerinin “İhtiyarlara Yer Yok” olduğunu açık seçik biçimde belirtti. Oscar’da özellikle ‘en iyi film’e giden yolda, oyunculardan onay almak oldukça önemlidir. Çünkü Akademi üyelerinin büyük bir kısmı da oyunculardan oluşmaktadır. Bu anlamda normalde “Oyuncular Birliği” (SAG) ödüllerinde tüm kadroya verilen ‘ensemble’ kategorisi de bir gösterge olur. Ne var ki bu yıl durum biraz daha farklı gözüküyor. Çünkü SAG ve Akademi’nin bu en büyük kategorilerindeki kesişim kümesi sadece Coen’lerin filminden ibaretti. Bu yüzden “İhtiyarlara Yer Yok”un oyuncular cephesinde diğer 4 Oscar adayına açık bir biçimde fark attığını söylemek yanlış olabilir. Elbette diğerlerinin SAG’e aday bile gösterilmeyişi de bir işaret. Ancak bu yine de Akademi üyesi olan oyuncuların seçimleri konusunda bize net bir şey söylemiyor.
Bunun yanında “Oyuncular Birliği”nin ödül töreninde büyük ödülü almak için sahneye çıkan kadroyu temsilen teşekkür konuşması yapan Josh Brolin’in biraz da agresif bir dille stüdyo sistemini yermesi ve özellikle Akademi çevrelerinde filmin sonuyla ilgili memnuniyetsizlik dedikodularına cevaben takındığı alaycı üslubun Akademi üyeleri tarafından iyi karşılanmama olasılığı da mevcut. “İhtiyarlara Yer Yok” için oldukça parlak geçen bu haftanın yaralayıcı tek unsuru da buydu büyük ihtimalle. Bunun, üyelerin oylarını ne derece etkilediğini de elbete zarflar açılırken göreceğiz.
Yerini kesinleştirenler…
Oyuncular Birliği’nde beklendiği şekilde ödüle kavuşan Julie Christie, Javier Bardem ve Daniel Day-Lewis konuşmalarıyla da Oscar’ın provasını yaptılar adeta. Özellikle Day-Lewis’in konuşması sırasında gösterdiği mütevazı tavrı ve Heath Ledger hakkında konuşurken gösterdiği hassasiyet gecenin belki de en anlamlı konuşmasına tanık olmamızı sağladı. Day-Lewis’in o gece herkesten daha fazla artı puanı hanesine eklediğini söylemek mümkün.
Yardımcı Kadın Oyuncu hala belirsiz…
SAG’in sürpriz kazananı ise Ruby Dee (American Gangster) oldu. Elbette 83 yaşındaki oyuncunun, her ne kadar çok kısa bir rolü olsa da bu ödülü alması çok da sürpriz değil. Sonuçta bir nevi kariyer ödülü niteliğindeki bu ödülle Oyuncular Ruby Dee’yi alkışlama olanağı buldu. Ne var ki bu tavır şu ana kadar Amy Ryan (Kızımı Kurtarın) ile Cate Blanchett (I’m Not There) arasında gibi gözüken yarışı iyice belirsizliğe soktu. Oyuncuların Ruby Dee’yi seçmesi Akademi’nin de aynı yoldan gideceği anlamına gelmiyor. SAG daha önce de Gloria Stewart (Titanic) ve Lauran Bacall (The Mirror Has Two Faces) gibi isimlere ödül verirken Akademi aynı yoldan gitmemişti. Bu anlamda Dee’nin şansını çok zorlamamak gerekebilir. Ancak diğer yandan Blanchett ve Ryan arasındaki kararsızlıktan da Dee faydalanabilir. Sonuçta Blanchett’in yakın zamanda yine ‘yardımcı’ olarak bir Oscar almış olması diğer yandan Ryan’ın da bir türlü büyük ödüllerde kendini gösterememesi ikisi için de önemli dezavantajlar. Son olarak şunu da belirtmek gerek; bu kategorideki karmaşanın Tilda Swinton’ın (Michael Clayton) işine yarayacağını düşünenler de az değil.


Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.











