“Kelebek ve Dalgıç”: Bedene hapsolmak
Şükran Yücel 21 Ocak 2008, Pazartesi 00:00
Çok yönlü sanatçı Julian Schnabel’in imzasını taşıyan b>“Kelebek ve Dalgıç”, Elle dergisi editörüyken, yaşamının en verimli döneminde az rastlanan bir felç geçiren Jean Dominique Bauby’nin gerçek öyküsünden yola çıkarak çekilmiş bir film. Hem yönetim tarzı, hem de görüntüleri ve oyunculuklarıyla fazlasıyla iz birakan bu filmi kaçırmamakta fayda var.
“Kelebek ve Dalgıç” yaşama dair bir umut hikayesi. Yaşanmış bir hikayeye dayanan filmde, Fransız Elle dergisinin editörü Jean Dominique Bauby nedeni belirsiz bir felç geçirir ve sol gözü dışında hiçbir uzvu hareket etmez. Tümüyle felç olmuş bir bedende sağlıklı düşünebilen bir zihnin gözünden izleriz olanı biteni. “Kelebek ve Dalgıç”ın kahramanı Jean Dominique Bauby’nin (Mathieu Amalric) hayata bakışı, birkaç yıl önce izlediğimiz “İçimdeki Deniz”in (“Mar Adentro”, 2004) benzer durumdaki kahramanı Ramon Sampedro’nun bakışından çok farklı. Bu filmde de kahramanımız denizi özlüyor, içinde denizi yaşatıyor ama Sampedro gibi bir an önce ölmeye çalışmıyor. Kilitlenmiş bir bedenin içinde hayal gücü ve hatıralarıyla yaşama bağlanmak için bir neden buluyor. “Kelebek ve Dalgıç”ta her şart altında yaşamanın ne kadar değerli olduğu vurgulanıyor. Tabii hayal gücümüzün ve hatıralarımızın bizi hayata bağlayan en değerli hazinelerimiz olduğunu da algılıyoruz.

Yaşama sevincinin yanında duran bir film

Julian Schnabel’in hikayesini anlatma biçimi bizi filmin içine hemen çekiyor. Önce hastayı hiç görmüyor, sadece onun gördüklerini onun iç sesi eşliğinde izliyoruz. Doktoru, hemşireleri, terapistleri, ziyaretçilerini onun görüş açısından görüyoruz. Jean Dominique’in bilinci konuşuyor. Sadece sol gözünü kırpabilen hasta, bir süre sonra terapistin yardımıyla sol gözünü kırparak iletişim kurmayı öğreniyor. Geçmişteki gönül maceralarını hatırlayarak ve hayal kurarak yaşamına renk katıyor. Kendi durumuna mizah gözlüğüyle bakabiliyor ve yayıncısıyla imzaladığı sözleşmeyi hatırlayarak bir kitap yazmaya karar veriyor. Ona harfleri söyleyerek, gözünü kırptığı harfleri tek tek not alan Claude’un yardımıyla kitabını yazıyor.

“Kelebek ve Dalgıç” klasik bir ‘azimli kahraman sonunda başarır’ hikayesi değil. Çünkü filmin kahramanı öyle ideal biri değil. Felç olmadan önce, Emmanuelle Seigner gibi güzel bir kadını üç çocukla terk ediyor, çocuklarıyla ilgilenmiyor. Yaşlı babası (Max von Sydow) ona, “Metresinin olması çocuklarının annesini terk etmen için bir sebep olamaz. Toplumun değerleri nasıl da çürüyor” (!) diyor. Jean-Do, hasta yatağında onu yalnız bırakmayan çocuklarının annesine metresini özlediğini söyleyebilecek kadar acımasız olabiliyor. Umutsuz bir hastalık durumunu anlattığı halde, depresif olmayan bir film yapmayı başarmış Schnabel. Baştan sona ince bir mizahla seyirciyi gülümsetebiliyor. Hayatı iyisiyle kötüsüyle sevinçle yaşamayı öneren bir yaşam felsefesini de resim gibi işlediği filminin içine nakşetmiş.

Janusz Kaminski’nin görüntüleri filme farklı bir dinamizm ve lirizm katıyor. Julian Schnabel, Cannes’da ve Altın Küre’de aldığı “en iyi yönetmen” ödülünü hak ediyor. Altın Küre’nin “yabancı dilde en iyi film ödülü” de yerini buluyor. Jean-Do’da tek gözüyle duygularını ifade eden Mathieu Amalric’in de hakkını yemeyelim. Hastalık öncesi çapkın ve sorumsuz halini de, sonrasını da başarıyla icra ediyor. Kısa rolünde Max von Sydow her zamanki gibi olağanüstü. En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olabilecek bir performans sergiliyor. Bu filmi görmek için pek çok sebep var ama ben kendi hesabıma sadece Max von Sydow’u bu rolde görmek için bile gidebilirdim. Başta Emmanuel Seigner olmak üzere Jean-Do’ya şefkat gösteren tüm kadınlar da harika.

Kimler İzlemeli?

  • Konusunu farklı işleyen derin ve duygulu filmlerden hoşlanan herkes seyretmeli. Sinefiller kaçırmamalı...

    Kimler İzlememeli?

  • Fazla hareketli zırzop filmlerden hoşlananlar uzak durmalı.
  • Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
    CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
    Replik
    Jarhead
    Her hayatta olur sorunlar, tasalanırsan iki katına çıkar.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com