
Yılın Coen'lerin filmiyle beraber yere göğe sığdırılamayan diğer bir filmi genç yönetmen Paul Thomas Anderson'ın "Kan Dökülecek"i. Kimileri filme yeni yüzyılın ilk gerçek başyapıtı damgası vursa da, fazlasıyla soğuk ve rahatsız edici olmasından dolayı filmi beğenmeyen bir azınlık da söz konusu. Fakat asıl önemli konu, Daniel Day-Lewis'in herkesin kusursuz olduğu konusunda hemfikir olduğu performansı. Kariyerinin en iyi işini çıkardığı söylenen Day-Lewis, şu ana kadar New York ve Los Angeles gibi iki en büyük eleştirmen ödülünün yanında dağıtılan hemen hemen bütün en iyi erkek oyunu ödüllerini toplamış durumda. Böyle olunca oyuncunun adaylık almasını bir yana bırakın, bence bu sene Daniel Day-Lewis, Oscar'a kilitlenmiş durumda ve başkasının Oscar'ı kucaklama ihtimali oldukça düşük görünüyor.
2) George Clooney ("Avukat"/"Michael Clayton")
Bu sezonun ilk erkek oyuncu ödülünü alarak iyi bir başlangıç yapan aktör, birkaç eleştirmen birliği ödülü, Altın Küre ve Oyuncular Birliği ödüllerinden aldığı adaylıklar, Clooney'i, Day Lewis'in en büyük takipçisi yapmış durumda. Bu noktada büyük ödül için çok büyük bir şansı olduğunu söylemek zor. Fakat oyuncunun bir adaylık daha alacağı şüphesiz.
3) Viggo Mortensen ("Şark Vaatleri"/"Eastern Promises")
Ödül sezonu başlamadan filmin ve bu performansın unutulacağı düşünülse de hemen hemen her ödülde yukarıdaki iki ismin dışında adı her yerde zikredilen diğer bir isim Viggo Mortensen'di. Gerçekten usta işi ve etkileyici bir performans veren oyuncunun ilk Oscar adaylığına çok yakın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bundan önce "Şiddetin Tarihçesi" ("A History of Violence", 2005) filmiyle adaylığı ucundan kaçıran Mortensen bu sene boş geçmeyecek gibi görünüyor.
4) Ryan Gosling ("Lars and the Real Girl")
Yine yılın sürpriz yaparak öne çıkan diğer bir oyuncusu Ryan Gosling. "Lars and the Real Girl"deki yaratıcı karakter çalışmasıyla eleştirmenlerden övgüler alan Gosling, ödül sezonuyla birlikte aslında Oscar için de güçlü bir aday olduğunu kanıtladı. Geçen sene "Half Nelson" filmiyle yine bu kategoride aday olan Gosling, ödülü Forest Whitaker'a kaptırmıştı. Bu sene büyük ödül için şansı sıfıra yakın olsa da, iki sene üst üste almış olacağı Oscar adaylığı onun gibi genç bir oyuncu için yeteri kadar büyük bir ödül olacak gibi duruyor. Fakat daha önce Akademi'nin komedi filmlerindeki performanslara pek sıcak bakmadığına şahit olmuştuk. Örneğin hemen hemen her yerde adaylık alan ve Altın Küre'yi de kazanan Richard Gere, o sene "Chicago" en büyük favori olmasına rağmen adaylık alamamıştı. O yüzden her zaman için komedi performanslarına biraz daha temkinli yaklaşmak gerekiyor diyebiliriz. Bu yüzden Gosling'in adaylığı cepte olmasa da şu anki gidişat ilk beşe çok yakın olduğunu gösteriyor.
5) Johnny Depp ("Sweeney Todd")
Film her ne kadar oyuncular birliği tarafından tamamen görmezden gelinse de, Oscar zamanı filmin tekrar güçleneceğini umud ediyorum. Filmin bu yükselişiyle beraber, çok iyi eleştiriler alan ve kendi kategorisinde Altın Küre'yi almasına garanti gözüyle bakılan Depp'in bir Oscar adaylığı kapması pek de uzak bir ihtimal değil. Oyuncular Birliği tarafından adaylık alamasa da yıldız statüsü ve filmin gücüyle beraber ünlü oyuncu ucundan da olsa bir adaylık kapabilir. Eğer ki aday olabilirse işte o zaman Daniel Day Lewis'in karşısındaki tek rakibin daha önce Oscar'a ulaşamamış Depp olacağını söylemek mümkün.
6) Emil Hirsch ("Into the Wild")
Altın Küreler'de tamamen dışlanan film Oyuncular Birliği adaylıklarının açıklanmasıyla bütün kategorilerde üst sıralara tırmandı diyebiliriz. Hatta en iyi film Oscarı için şu an filmin "No Country for Old Men"den sonra en garanti aday olduğunu söyleyenler de mevcut. Hirsch'ün ise bu rüzgardan nasipleneceği kesin fakat tek düşündüren konu oyuncunun çok genç olması ve pek tanınmaması. Bu gibi fazla güçlü performansların olduğu bir yılda oyuncu adaylık yerini Depp gibi bir yıldıza kaptırabilir gibi görünüyor. Buna rağmen adaylık alma ihtimali Depp'inkinden kesinlikle az değil.
7) Denzel Washington ("American Gangster")
Beşinci sıra için yarışan diğer bir oyuncu ise Denzel Washington. Şu an Altın Küreler'deki adaylığı dışında adı pek fazla anılmayan Washington, eğer film büyük kategorilerde öne çıkarsa bir adaylık kapabilecekmiş gibi görünüyor. Çünkü filmin tüm oyuncuları Oyuncular Birliği tarafından en iyi oyuncu kadrosu performansı dalında adaylık aldı. Bu durum filmin oyuncular tarafından sevildiğinin bir göstergesi. Oscar'larda filme genel bir ilgi olursa Washington'ın adaylık şansı olabilir fakat şu an için ilk beşe pek yakın durmuyor.
8) James McAvoy ("Kefaret"/"Atonement")
McAvoy, geçen sene "İskoçya'nın Son Kralı" ("The Last King of Scotland", 2006) filminde asıl başrol olmasına rağmen bütün övgüyü ve ödülleri başrol arkadaşı Forest Whitaker almıştı. Bu sene ise "Kefaret" ile yine iyi eleştiriler almasına rağmen McAvoy ödül başarısı bakımından Altın Küre adaylığından daha ileriye gidemedi. Bu durumda oyuncu hâlâ Oscar radarında olsa da adaylık şansı oldukça düşük görünüyor. Özellikle performanslarıyla öne çıkan "Kefaret"in Oyuncular Birliği tarafından tek bir adaylık bile alamaması film için oldukça kötü bir haber. Çünkü filmin Oscar'lara giden yolda belki de en önemli ödül olan Oyuncular Birliği tarafından es geçilmesi sadece McAvoy'un değil filmin de Oscar şansını oldukça düşürmüş durumda.
9) Frank Langella ("Starting Out in the Evening")
Daha önce Oscar'a hiç aday olmayan usta oyuncu Frank Langella ödül sezonuna iyi eleştiriler ve birkaç eleştirmen grubundan aldığı ödülle başlamasına rağmen hemen hemen tüm büyük ödüllerin adaylık listesinden uzakta kaldı. Bu durumda oyuncunun şansı oldukça düşük görünüyor fakat ilk beşe girmesi için hâlâ bir ihtimal var diyebiliriz. Çünkü Akademi'nin genelde daha önce hiç adaylık alamamış usta oyunculara karşı bir sempatisi olduğu aşikâr. Örneğin "Göklerin Hakimi" ("The Aviator", 2004) filmi ile Alan Alda Oscar öncesi ödüllerde hiç anılmasa da bir adaylık kapmayı başarmıştı. Bu durum bu sene Langella için geçerli olabilir, fakat bu kadar güçlü adayların olduğu bir listede işi çok zor görünüyor.
10) Philip Seymour Hoffman ("Before the Devil Knows You're Dead", "The Savages") Taze Oscarlı oyuncu Philip Seymour Hoffman bu sene üç filmle karşımıza çıkacak. Bunlardan ikisi başrolde olduğu "Before the Devil Knows You're Dead" ve "The Savages". Üçüncü performansı ise Oscar adaylığı alma konusunda şansı daha büyük olan "Charlie Wilson's War". Genelde bir sene içinde birden çok iyi performansla adını öne çıkaran oyuncuların Oscar zamanı adaylık alamadığını çok defa gördük. Örneğin Cate Blanchett uzun yıllar Oscar adaylığına yaklaşsa da "Göklerin Hakimi"ndeki rolüne kadar bir adaylık bile alamamıştı. Bu gibi örneklere baktığımızda Hoffman'ın oylarının bölüneceği bir gerçek, bu yüzden bu kategoride adaylık şansı çok düşük görünüyor. Özellikle bahsettiğimiz filmlerin, çok fazla filmin adının geçtiği bu ödül sezonunda unutulmaya yüz tutması, Hoffman'ın şansını oldukça düşürmüş durumda. Fakat oyuncunun bir sürpriz yaparak ilk beşe girmesi hâlâ bir ihtimal olarak görülebilir.


Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...

George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.











