Zaman Yolcusunun Karısı: Sakla Zamanı Gelir Zamanı

cinematador 10 Ocak 2010, Pazar 01:11
Başrollerini Eric Bana ve Rachel McAdams’ın paylaştığı“Zaman Yolcusunun Karısı” (The Time Traveler's Wife), türe yenilik katmak isteyen; bu yüzden hikayeyi seyahat edenin değil de geride bıraktığı karısının gözünden anlatan, dram yönü öne çıkan bir deneme. Film, zaman değiştirme kavramını benimsemiş olan izleyiciye hoş sürprizler sunuyor.
“Geleceğe Dönüş” serisinde Marty Mcfly'nın Dolorean ile seyahati, “Kelebek Etkisi”nde Evan'ın burnunu kanatarak zaman değiştirmesini sevdiyseniz eğer Henry'nin “Terminatör”deki gibi çırılçıplak macerasını da seveceksiniz muhakkak. “Zaman Yolcusunun Karısı” (The Time Traveler's Wife), türün içerisinde bir yenilik katmak istendiğinden meseleyi seyahat edenin değil de geride bıraktığı karısının gözünden anlatmak isteyen dram yönü ağırlıkta bir deneme olarak dikkat çekiyor. Ve başta da dediğimiz, zaman değiştirme kavramını benimsemiş olan izleyici kitlesine hoş sürprizler sunuyor.
Filmin konusu kısaca şöyle: Henry, bir zaman yolcusudur. Ve bu mevzu uzun yol şöförü gibi normal bir meslek olarak sunuluyor. Ki Mcfly ve Evan'dan sonra bunu normal bir meslekmiş kabul ederek izlemelisiniz en başından. Ama kontrolsüz güç güç değildir hesabı, Henry bu gücünün zorlukları ile baş etmeye çalışarak bir yere ait olamama sıkıntısını çekmektedir. Yani bir gün duş alırken, başka bir gün yatakta sevişirken, başka bir gün de yolda yürürken apansız zaman değiştirir. Ve bu, haliyle onun hayatını oldukça bir güç hale büründürür. Sonrasında küçüklüğünü bildiği bir kıza gelecek için söz verir ve evlenirler. Ama dediğimiz gibi bu evlilik kolay olmaz. Çünkü kahramanımızın apansız gidişleri karısının hayatını da alt üst edecektir.
Filmin yönetmen koltuğunda Jodie Foster'ın oynadığı “Uçuş Planı”ndan da tanıdığımız Robert Schwentke var. Film Audrey Niffeneger'in çok satan kitabından uyarlanmış. Yolcuğu yapan kahramanımızı ise Eric Bana oynuyor. Karısı da Clare rolündeki Rachel McAdams. Clare film boyunca Ferhat Göçer'in ‘Biri Bana Gelsin’ şarkısı gibi, ansızın gidişler üzerine 'Eric Bana Gelsin' deyip deyip duruyor bir bakıma.
Biliyorum iğrenç bir espri oldu ama öyle. Genel açıdan baktığınızda bir ara "Bu adam gidip gidip duruyor da, eeee" gibi bir serzenişte bulunmak mümkün ama konu da zaten sırf bunun üzerine kurulduğundan acımasız eleştirilerimizi kendimize saklamak zorunda kalıyoruz. Yalnız şunu da ilave edelim ki Henry'nin çevresindeki insanların "Yazık çocuğa" bakışlarını da pek gerçekçi bulamıyoruz. Doktorundan birçok dostuna kadar bildiği bu konunun medyaya sızmaması filan da tuhaf. Yani dünyanın konuştuğu bir numaralı konu olması gerekirken bu sırrı çok kolay saklaması romantizmi öldürmemek uğruna gerçekçilikten ödün vermek gibi bir şey.
İkincisi yapılır mı bilmiyorum ama olursa Zaman yolcusunun çocuğu olacak herhalde. Bazı tuhaflıklarına rağmen film yine de tavsiye dahilindedir. Filmin konusu zaten özünde tuhaf çünkü. İyi seyirler...
Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.



Vicdan (19 Mart 2010 23:15 Kanal D)
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.








Seanslar
Fragman
