Tabularınızı yıkmaya hazır mısınız?
Sinema.com 12 Aralık 2007, Çarşamba 00:00

Better Than Chocolate düşünebilen herkesi derin uykusundan uyandırabilecek bir yapım... Bu filmin daha fazla izlenmesi, daha fazla uyandırması gerek.

Tabularınızı yıkmaya ve tamamen insancıl bakmaya hazır mısınız?

Bu film ( "Better Than Chocolate" ) öyle herkesin rahatlıkla izleyebileceği bir film değil. Hayatın görmezden gelinen ve göz önüne geldiği zaman da aşağılanan ve dışlanan gerçeklerini, daha çok pembe bir çerçevenin içinden aktararak daha izlenebilir kılmış bir film; ancak yine de herkese göre olmadığı da bir gerçek.

Öyle ki izleyebilmek için önce size dayatılmış tüm sıkıcı kurallarınızdan kurtulmanız gerek. Eğer ki başarabilir de izlerseniz çok güzel ve yepyeni bakış açıları kazandırabilecek bir film karşınızdaki. İçinizi ısıtabilecek, kimi zaman tüm o kurallarından kurtulamamış insanlara karşı içinizde kızgınlık uyandıracak bir film.

Cinselliğin bile erkekler üzerinden algılandığı dünyaya iki kadının gülümseten, tutkulu aşklarının görüntülerini sunuyor yönetmen (Anne Wheeler). Ve bu iki kadının aşklarının arkasından yine “anormal” olarak tabir edilen başka kısımlardan da hayatları gösteriyor herkese. Dünyada ol’a’mayacak bir şeyin olmayacağını gösteriyor hepimize: Bir insanın erkek bedeninde dünyaya gelip kadın olmasını, başka bir kadına aşık olabilmesini ve aşkına karşılık bulabilmesini…

Bu anormal(!) ve dışlanmış insanın -Judy (Peter Outerbridge)- şiddetten kendini öylesine arındırmış olması bile kafaları karıştırmaya yetiyor. Kadın-erkek ikiliğine saplanıp kalmış “düşünmemiş bir beynin” hiç düşünmeye çalışmayacak olması sebebiyle Judy’nin şiddete maruz kaldığı sahnelerde biz bile sahnenin içine girip karşıdakine birkaç yumruk atma isteğiyle dolup taşarken; onun karşısındakini yıkabilecek gücünü gözyaşlarıyla akıtıp yalnızca yediği darbeler arasından kendini açıklamaya çalışmasıyla sarsılıyoruz.

Kadın’ın bir “et” gibi görülüşüne, “cinsel obje” imiş gibi lanse edilişine de değinen filmde, tabularını yıkmayı çoğumuz gibi aklından bile geçirmemiş –çünkü buna ihtiyacı olmamış- bir kadının şaşkınlıklarıyla sıyrılıyoruz eski hayatımızdan ve onun bize sorulmadan yerleştirilmiş kurallarından. Ardından fark ediyoruz; sahip olduğumuz pek çok kuralımızı etraflıca düşünmeden topluma –çoğunluğa- uyarak sahiplendiğimizi; aslında bizim olmadıklarını.

Sonra kavramları sorgulatıyor bize “Beter Than Chocolate”, “Müstehcen nedir?” diyoruz birden bire. Kim karar vermiş neyin müstehcen olup neyin olmadığına ya da neyin sapkınlık olduğuna, neyin olmadığına…

Farklılıklara katlanamayan insanların herkesin kendisi gibi olmasını bekleyen gözlüklerini çıkarıyor film. Kim bilir belki de kendi isteklerini/içgüdülerini törpülemeye çalışmış, o istekleri beyninin arkalarına, bilinçdışına atmış kişilerin dışlayışı oluyor bazen bu marjinallikler ve kendi cesaretlerinin eksikliğini bunu başarabilmiş insanlara karşı duyulan hırs ve nefret ile kapatmaya çalışıyorlar.

Düşünebilen herkesi derin uykusundan uyandırabilecek bu filmin daha fazla izlenmesi, daha fazla uyandırması gerek.

İnsanlık ve dünya için…

Çünkü sevgi “çikolatadan daha güzel”!


Filmin aldığı ödül:
1999 yılında - Audience Award – Best Feature –Anne Wheeler

Sinema.com takipçisi Esra Çınar'a teşekkürler...

Henüz kimse yorum yapmamış.
Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Ucuz Roman
Wolf: Yaklaşık 30 dakikalık uzaklıkta. 10 dakika sonra ordayım.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com