Fellini’nin İlk Önemli Filmi
Emre Erdoğan 7 Eylül 2007, Cuma 00:00
İtalyan Sineması’nın yetiştirdiği en büyük yönetmenlerden Federico Fellini,  hayatı boyunca tam 24 filme imza atar. Bu filmlerle Fellini, Akdeniz insanının yaşamından kesitleri, umutlarını, hayallerini, kadın-erkek imgelerini beyazperdeye yansıtır.

Bir çok film eleştirmenin deyimiyle yalancı bir yönetmendir Fellini. Röportaj vermeyi, kendini anlatmayı sevmez. Bazen gerçek ile gerçek olmayanı birleştirir.  Ona göre röportaj vermek için harcadığı zamanda,  meydanlarda yürüyüp giden kadınları kaçırmaktadır. Ama Fellini sinemasının en güzel tarafı, anlatılmak için sözlere gerek olmayışıdır.

Herkes Fellini’nin dünyasında bir yer bulur. Çocukluk düşleri, gençlik hayalleri, orta yaş krizleri, yaşlılık korkuları ile bizi, bize anlatır Fellini.  Kariyeri boyunca dört Oscar ve Altın Palmiye ve daha birçok ödül alır Fellini. Roma, Amarcord gibi çok bilinen filmlerinin yanında, ilk dönemki  önemli başarısını Oscar kazandığı Sonsuz Sokaklar (La Strada) filmiyle yakalayacaktır. (Fellini ile daha çok bilgi için Chris Wiegand’ın Federico Fellini The Complete Films adlı kitabına bakabilirsiniz)

Sonsuz Sokaklar 1954 yılında çekilir.  Fellini ertesi yıllarda Kalpazanlar Çetesi ve Cabiria’nın Geceleri filmlerini çekecektir. Bu üç filmin birçok ortak özelliği bulunduğundan daha sonraları Fellini filmografisinde bu filmler üçleme olarak geçer.

Üçünde de yollar hakimdir, hepsinde İtalyan Yeni Gerçekçiliği ile fantastik bir dünyanın birleşimi vardır, hepsinde dini imgeler ortaya çıkar. Üçlemenin ilk filminde kendisi aynı zamanda Fellini’nin karısı olan Giulietta Masina ile ünlü aktör Antony Quinn başroldedir.

Ünlü İtalyan Oyuncu Marcello Mastroianni gibi( Kensini bu filmde oynamasa da ilerdeki yıllarda Fellini ile yolları kesişecek ve Fellini’nin alt egosu olarak beyazperdeye yansıyacaktır), Guiletta Masina’yı da Fellini sinemamıza kazandırmıştır. Onun filmlerinde bu iki isim yıldızlaşır. Bu filme baktığımızda Antony Quinn’ ni de unutmamak gerekir. Performansıyla filme çok şey katacaktır.

Siyah-beyaz çekilen bu filmde, karşımıza ilk olarak Gelsomina (Guiletta Masina) çıkar. Kendisi fakir bir ailenin, saf, ufak tefek, iyilik dolu kızıdır. Zampano (Antony Quinn) ise taş kalpli, iri yarı, bencil duyarsız bir adam olarak karşımıza çıkar. Zampano şehir şehir dolaşıp, vücuduna sardığı zinciri kırma gösterisiyle para kazanmaktadır. Zampano bir yardımcıya ihtiyaç duyduğunda, bu ikilini yolları birleşir. Tabi bu olay Zampano’nun Gelsomina’nın ailesine para verip, onu eşya gibi satın almasıyla gerçekleşir.

Hikaye İtalya’nın yollarda bu zıt ikilinin yaşadıklarıyla geçer. Fellini bu hikayeyi, yer yer komik ama duygusal işler. Böylece filmin final sahnesi hariç, katı yürekli Zampano’dan nefret eder, ufak tefek Gelsomina’nın gülümseyen hayat dolu gözlerine hayran oluruz. Tüm olumsuzluklara rağmen, bu kötü muameleye uzun süre katlanır Gelsomina.

Filmin ilerleyen bölümlerinde karşımıza Budala (Richard Basehart) karakteri çıkar. Budala bir sirk cambazıdır. Gelsomina ile Budala arasında bir dostluk da başlar. Ama Zampano, Budalayı hiç sevmeyecektir. Zampano bir kaza sonucu Budalayı öldürüp kaçınca hayat dolu Gelsomina’nın gözlerindeki ışık yavaş yavaş sönecektir. Zamanla susan Gelsomina’yı, Zampano karların ortasında dağ başında terk edecektir. Yıllar sonra yaşlanan Zampano, Gelsomina’nın öldüğünü öğrenir. Böylece hikaye boyunca katı duran Zampano,  final sahnesinde, kumsalda bir anlamda kendini gerçekleştirir.

Filmde oyuculuk, yönetmenlik ve hikayenin başarısı kadar arka planda kalan zengin imgeler dünyası da dikkat çekicidir.

Birçok eleştirmene göre, Budala aklı, Gelsomina Ruhu, Zampano vücudu temsil eder. Bu tür dini imgeler, filmin alt okumasını yapmayı seven okuyucular için ilgi çekici olabilir.

Ayrıca Fellini filmografisinde göreceğimiz kumsal sahnesine de dikkat etmek gerekir. 8.5 filminde de yine bir erkek kahraman (Marcello Mastroianni) kumsalda kendini gerçekleştirir.

Sonuç olarak İtalyan sinemasına iyi bir başlangıç yapmak isteyenler ve Fellini’nin sinemasına meraklı okuyucuların kaçırmaması gereken bir film. İyi ki varsın Federico Fellini. 

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.5/10
TV'de bugün
Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
Replik
Aşka Davet
Beverly Clark: Yaşamlarımıza tanıklık edecek birine ihtiyacımız var. Bu gezegende milyarlarca insan var. Söylemek istediğim şu, hangimizin hayatının gerçek bir anlamı var? Fakat evliliklerde her şeye dikkat edeceğin üzerine söz veriyorsun. İyi şeyler, kötü şeyler, korkunç şeyler, sıradan şeyler... Hepsine, her zaman, her gün. Şöyle diyorsun: “Yaşamın uyarısız olmayacak, çünkü ben uyaracağım. Yaşamın tanıksız geçmeyecek çünkü ben senin tanığın olacağım.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com