Kayıt
Büyük Diktatör
Emre Erdoğan 3 Eylül 2007, Pazartesi 00:00
Sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden olan Charlie Chaplin, en politik filmi olan "Büyük Diktatör"de, Nazi Almanyası'nı ve savaş üreten tüm politik sistemleri, kendine has üslubuyla eleştirir.
Dahi bir yazar, yönetmen ve oyuncu olan Charlie Chaplin, şüphesiz sinema tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Beyazperde üzerindeki görüntüleri, bir ressamın fırçasının kıvraklığıyla sanata dönüştüren Chaplin, aradan geçen zamana rağmen hâlâ gücünü korumayı başarabilmiştir. Sinemayla ilgilenmeyenlerin bile ismini duyduğu, filmlerini izlemiş olanların ise Chaplin'in oyunculuğu ve yönetmenliğine şapka çıkardığı "küçük serseri karakteri (Trumph veya Şarlo)" gücünü komediden alır. Kendisi de göçmen olan Charlie Chaplin, yarattığı "küçük serseri karakteriyle komedi ve hiciv sanatını beyazperdeye mükemmel bir biçimde yansıtır." Bu komedi zamanın ötesine geçip sinema tarihine yazılırken, bazen de toplumların her sınıfından insanların yüzünde gülümse belirmesine sebep olacaktır. Sinema tarihinin bir dönemini kendi elleriyle yazmış bu ufak adam, bu kadar sevilmesine rağmen yaptığı filmler yüzünden Amerika'yı terk etmek zorunda kalacaktır. Aynı Amerika yıllar sonra, ödül vermek için kendisini geri çağırmayı ihmal etmeyecektir. Charlie Chaplin'in yaptığı komedi ise zamanı geldiğinde bilinçli ve istekli olarak çok güçlü bir politik eleştiri gücüne kavuşacaktır. Bunun en güzel örneği Chaplin'in kendi oynayıp, senaryosunu yazdığı ve yönettiği "Büyük Diktatör" ("The Great Dictator", 1940) adlı filmdir. (Charlie Chaplin'le ilgili daha detaylı bilgi almak isteyenler Nilgün Abisel'in 'Sessiz Sinema' adlı kitabını okuyabilir.)

Charlie Chaplin' in kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı "Büyük Diktatör", Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı döneminde uyguladığı politikaları doğrudan eleştiren bir başyapıttır. Siyah beyaz çekilen bu filmde, görkemli ve özenli dekorlar bizi o günün Almanya'sına götürecektir. Fiziksel olarak da Hitler'e benzeyen Charlie Chaplin bunu kullanarak ortaya mükemmel bir eser çıkarmıştır. Filmi bu kadar eşiz kılan nokta ise filmin yapılış tarihinde yatmaktadır. 1940 yılında Amerika daha savaşa katılmadığı için, Charlie Chaplin bu filmiyle bir anda kendi ülkesinden de birçok eleştiri de alacaktır. Filmin o döneme göre cesur bu politik tavrının dışında bir başka özelliği ise küçük serserinin ilk kez bu filmde konuşmasıdır. Filmin sonundaki sinema tarihine geçmiş sahnede, küçük serseri içini dökerek, ilk kez sese kavuşmasının heyecanıyla Charlie Chaplin'in mesajını tüm dünyaya duyuracaktır.

Filmin konusu ise kısaca şöyle: Tomania ülkesi için savaşan asker Charlie Chaplin, savaşta kendi ülkesinden bir pilotun hayatını kurtarır. Ama onu kurtarırken hafızasını da kaybeder. Savaşı kaybeden Tomonia zamanla ekonomik buhran sonucu diktatörlüğe sürüklenir. Hafızasını kaybeden Charlie Chaplin, Yahudi Berber olarak karşımıza çıkar. Fakat aradan geçen zamanda diktatörlük toplum üstünde baskısını kurmuştur. Aynı filmde Charlie Chaplin'in oynadığı bir başka karakter de Tomania diktatörü Hynkel'dir. Bu fiziksel benzerlik filmin sonundaki sahneye sebep olur. Böylece diktatörün yerine Yahudi Berber milyonlarca kişinin önünde mesajını verecektir. Filmde ayrıca diktatör Hynkel'in yuvarlak dünya haritasıyla oymayıp, bir balon gibi oynadığı sahne, sinema tarihinde yerini almıştır.

Filmde olaylar ve oyunculara baktığımızda O günün Almanya'sındaki karakterler isimleri değişmiş olarak karşımıza çıkar. Propaganda Bakanı Gobbels, İtalya'nın diktatörü Mussolini, Hitler, gibi karakterleri komik bir şekilde karşımıza çıkar. Ama bu komiklik filmin mesaj verme dozunun düşmesine sebep olmaz.

"Büyük Diktatör"ü, Charlie Chaplin'in öteki filmlerinden ayıran en büyük özellik filmin eleştirel dozunda yatar. "Asri Zamanlar"da ("Modern Times") bile eleştiri dozunu belli bir seviyede tutan Chaplin, bu filmde mesajını sert bir biçimde, lafı dolandırmadan insanın yüzüne çarpar. Zaten Chaplin, savaşın, ırkçılığın, diktatörlüğün, demokrasi olmadan yaşamanın kötü yanlarını izleyiciyi sarsarak anlatırken, ne kadar doğru yaptığı yıllar sonra ortaya çıkacaktır. Chaplin, bu dünyada hepimiz için yer olduğunun altını çizerken, aradan geçen onca yıla rağmen insanlık hale savaşmaktadır. Buna rağmen Chaplin'in filmde dediği gibi "hâlâ umut var"...

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Dante 01
Dante 01
5.9/10
TV'de bugün
Son Kale (7 Eylül 2008 23:00 Fox)
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.
Replik
Büyük Ülke
Sadık bir dosttan çok, dişli bir düşmana hayranlık duyarım.
Binbaşı Hanry Terril
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com