Kayıt
Seri Katiller: 1,2,3 yetmez 4,5,6 olsun!
Ender Ayna 17 Mayıs 2007, Perşembe 08:00
Bu hafta “Zodiac” ile Hollywood’un bıkmadan usanmadan kullandığı bir diğer alt türe; ‘Seri Katil’ filmlerine dalıyoruz. Kimdir bu adamlar, ne yer ne içerler, motivasyonları nelerdir? Umurunuzda değilse de okuyun, öğrenin ki ayağınızı denk alabilesiniz.

Seri katil için tabii ki yine Amerika’lı suç otoriteleri tarafından bulunmuş bir tanım var:
“Seri katil, üç ya da daha fazla insanı, üç ya da daha fazla olayda belirli bir zaman diliminde öldüren kişidir. Seri katillerin kurbanları genellikle benzer özellikler taşırlar ve benzer yöntemlerle öldürülmüşlerdir.”

Seri katillerin tarih boyunca işledikleri suçlar o kadar korkuçtur ki ortaçağ dönemindeki bir çok seri katil efsane haline gelmiş ‘kurtadam’, ‘vampir’ gibi gerçeküstü mitlerin doğmasına sebep olmuştur.

Aynı şekilde işledikleri suçların insan doğasının karanlık yerlerini ortaya çıkarması, hayat hikayelerindeki olağandışılık, özellikle cinayetlerini planlayarak gerçekleştirenlerde görülen zeka ve oyun unsurları bu suçluların herbirini popüler kültür içerisinde tüketilecek birer büyük ürün haline getirmiştir.

Hatta ‘Zodiac’da örneğini gördüğümüz gibi bazı suçluların yakalanana kadar süren soruşturma süreçleri bile başlı başına bir hikaye olarak ele alınabilir.

Bir çok resme, romana, şarkıya hatta şiire bile konu olan ‘Seri Katil’ler sinemada da bolca boy göstermiş ve hala gösteriyor.

Korku ve gerilim sonucu doğan adrenalin aşkına biz sinemaseverler de salonların o güvenli ama karanlık atmosferinde onlarla daha çok yüzyüze geleceğiz.

Motivasyonlar neler?

1- Halisülasyonlar, gaipten sesler duyma (Birileri emir vermektedir)
2-Görevlendirildiği duygusu (Seksle ilgili bir temele dayanmaz)
3- Hedonizm (Sadece zevk için öldürürler)
4- Metaryalistler (Para ya da hırs için öldürürler)
5- Güç ve kontrol hırsı (Seks onlar için ikinci plandadır. Önemli olan kurbanlarına hükmetmektir)
6- Ölüm melekleri (Kurbanlarını acı çektiklerini düşündükleri içini öldürürler)
7- Kara dullar ( Uzun aralıklarla ya da kısa dönemde erkekleri kullanarak öldürürler)


Norman Bates – Sapık (Psycho, 1960)

Kısaca: Patronun 40 bin dolarını çalan genç Marion Crane fırtına yüzünden Bates moteline sığınmak zorunda kalır. Otelin genç ve nazik kahyasının sunduğu hafif akşam yemeğinin ardından sıcak bir duş almak için odasına çekilir.
Motivasyon: Halisülasyonlar
En heyecanlı yeri: Duş sahnesi tabii ki!
Replik: (Norman Bates Marion Crane’e) Ne düşünüyorum biliyor musun? Hepimizin kendi özel tuzaklarımıza hapsolduğumuzu, onlara takılıp kaldığımızı ve hiç birimizin kaçıp kurtulamadığımızı. Çırpınıyoruz, tırmalıyoruz ama sadece havayı, sadece birbirimizi ve hepsinden öte bir adım bile kıpırdayamıyoruz.

Hannibal Lecter – Kuzuların Sessizliği (The Silence of the Lambs, 1991)

Kısaca: FBI ajanı Clarice Starling kurbanlarını derisini yüzen bir seri katil davası için kendisi de bir seri katil olan eski psikiyatrist Dr. Hannibal Lecter’dan yardım ister.
Motivasyon: Hedonizm
En heyecanlı yeri: Hannibal Lecter’ın Clarice’in çocukluğundaki gizi ortaya çıkardığı an.
Replik: Bir zamanlar bir memur beni test etmeye çalıştı. Ciğerini biraz fava ile birlikte yedim.

John Doe – Yedi (Se7en, 1995)

Kısaca: Birisi incildeki yedi ölümcül günahı işlediğini düşündüğünü insanları teker teker öldürmektedir.
Motivasyon: Görevlendirildiği inancı
En heyecanlı yeri: Son kurbanının ölümüne giden yol
Replik: Bugün sen gittikten sonra evini ziyarete gittim. Kocayı oynamaya çalıştım. Basit bir adamın hayatının tadına bakmak istedim. Ama olmadı, ben de kendime bir anı aldım… Onun tatlı başını.

Roark Junior – Günah Şehri (Sin City, 2005)

Kısaca: Günah Şehri’nin kodamanlarından senatör Roark’ın sevgili oğlu olan Roark Junior’un en büyük zevki küçük kız çocuklarını kaçırıp işkence ve tecavüz ettikten sonra öldürmektir.
Motivasyon: Güç ve kontrol hırsı
En heyecanlı yeri: Nancy’nin kırbaçlandığı an
Replik: (Kırbaçlamakta olduğu Nancy’ye) Yorulduğumu mu sanıyorsun? Yorulduğumu sanıyorsun? Ama sonunda pes edecekolan sensin! Pes edeceksin! Ağlayacak ve yalvaracaksın! Çığlık atacaksın! Evet çığlık atacaksın, seni koca, şişko, çirkin inek! Bağıracaksın!

Michael Myers – Cadılar Bayramı (Halloween, 1978)

Kısaca: Henüz altı yaşındayken kızkardeşini katleden Michael Myers, 15 yıl sonra akıl hastanesinden kaçarak cadılar bayramı için yeni bir katliama girişecektir.
Motivasyon: Bilinmiyor!
En heyecanlı yeri: Kocaman kasap bıçağıyla kurbanlarının üstüne yürüdüğü her sahne
Replik: (Çocukluğundan beri Myers’ın psikiyatristliğini yapan Dr. Sam Loomis onu anlatır) 15 yıl önce onunla tanıştım (…) Bu 6 yaşındaki çocukla tanıştım… Onun boş, soluk ve ifadesiz yüzü ile kapkaranlık gözleriyle… Şeytanın gözleri… Altı yılımı ona ulaşmak için harcadım ve sonrasında yedi yılımı onu kapalı tutmak için geçirdim. Çünkü anladım ki onun gözlerinin arkasında yatan şey alabildiğine saf ve gerçek şeytandı.

Toplam 4 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Dante 01
Dante 01
5.9/10
TV'de bugün
Son Kale (7 Eylül 2008 23:00 Fox)
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.
Replik
Bay ve Bayan Smith
Mutlu sonlar sadece bitmemiş hikayelerde olur.
Jane Smith
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com