
Seyircisini içine alan, tahminlerinizdeki “B”planını bile boşa çıkartan, mükemmel kurgusu ile etkileyici bir film “Kusursuz Yabancı" ("Perfect Stranger", 2007).
Sinema.com takipçisi Şükran Gören'in yazısı...
Her ne kadar yıldız oyuncuları ile gişeye yönelik yapıldığı belli olsa da Amerikan filmlerinde pek görmediğimiz, daha çok Avrupa filmlerini anımsatan yakın plan çekimler filmin etkisini daha da arttırmış.
Bu anlamda yönetmen “James Foley”i başarılı buldum. Filmin başlangıç jeneriği de oldukça sıra dışıydı, daha sonra filmin içinde, bu jenerikle ilgili ayrıntıyı öğreniyorsunuz.
Film, dışa vuramadıkları cinsel tatminlerini ve bu buna bağlı olarak ruhsal bozukluklarını, internet ortamında yaşayan, daha sonra da bunları gerçek dünyaya taşıyan insanları anlatıyor. Üstü kapalı anlattığı gerçek ise; en gizli sırlarınızın da seyircisi olabilir ve bunun bedelini ağır ödeyebilirsiniz.
Değişemeyen Bruce...
Bazı oyuncular, gerçek hayatlarında takındıkları duruş, yürüyüş, mimik ve konuşma şeklini, oynadıkları bütün karakterlere yansıtırlar. Normal hayatını izlerken, bir film de caniyi yada başka bir rolde kahramanı oynarken bakarsınız ki yüzde hep aynı ifade. Girdikleri karaktere başka bir kişilik veremezler.
Bazı oyuncular, gerçek hayatlarında takındıkları duruş, yürüyüş, mimik ve konuşma şeklini, oynadıkları bütün karakterlere yansıtırlar. Normal hayatını izlerken, bir film de caniyi yada başka bir rolde kahramanı oynarken bakarsınız ki yüzde hep aynı ifade. Girdikleri karaktere başka bir kişilik veremezler.İşte bu oyunculardan biri de Bruce Willis. Her rolde karşımıza çıkan “Mavi Ay”ın ("Moonlighting") sevimli dedektifi “David Addison”. Yardımcı oyuncu “Giovanni Ribis” ise gösterdiği performans ile başroldeki Bruce Willis’den daha çok ön plana çıkıyor.
Gizemli rollerin kadını!
Halle Berry diğer filmlerine göre, bu film de fiziki güzelliklerini hoyratça sergilememiş ve bu durum, etkileyici oyununu ön plana çıkarmış.
Halle’a gizemli kadın rolleri çok yakışıyor. Bu biraz da görünüşündeki soğuk ifadeden olsa gerek. Seksi imajından biraz daha sıyrılsa, başarılı karakter oyuncuları arasına girmeyi başaracak ve belki de yeni bir heykelciği ellerine alma başarısını, tekrar gösterecek.
Dikkat ünlem var!
Son zamanlarda sinema seyircisinde bir yozlaşma söz konusu. Sinemada film seyretmenin adabı unutulmuş gibi görünüyor. İnsanlar sanki evlerinde DVD izlermiş gibi yayılıp oturarak, filmdeki replikleri tekrar edip, yüksek sesle yorum yaparak seyrediyorlar. Patlamış mısırların konduğu kağıtların hışırtısına ve kutu içeceklerin açılırken çıkardıkları sesleri es geçiyorum çünkü alıştık artık.
Ama insan sesi gerçekten konsantrasyonu bozuyor. “Film Sinema’da Seyredilir” kavramını savunan ben, bu tip insanların filmlerini evde seyretmelerini rica ediyorum! Ne bizim, nede sizin rahatınız bozulsun. Huzur hepimizin hakkı.
- Anlattığın kendi hikâyendir...
- Konya'da 'Aşkın Filmleri Festivali'
- "Zümrüdünka Yoldaşlığı" gün sayıyor...
- Çocukların festivalini büyükler de çok sevecek!
- Kadınsı olmaya alışkın değilim!
- 'Çevre' Kısa Film Yarışması'na son başvuru 1 Mayıs'ta!
- Tribeca Film Festivali'nde iki Türk Filmi: "Beş Vakit" ve "Takva"
- Eskişehir festivale hazırlanıyor...
- Bu filmi indirmek yasak değil!
- Star Wars Serisi 30 Yaşında
- Madonna Yönetmen Koltuğunda
- Michael Douglas bu kez ciddi bir avukat olacak
- ''Beş Vakit'' New York Times’da
- Hollywood'un en kirli yüzü Dirty, e2'de...
- Sinemacılar konuştu, kitap oldu


CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.









Seanslar
Fragman

