Cuba Gooding Jr: 'Parayı' gördü ama...
Sinema.com 1 Ağustos 2003, Cuma 00:00
Jerry Maguire'ın karşısında attığı "Bana parayı göster!" çığlıklarını hala unutmadık. Zaten bu filmle 1997'de aldığı Oscar heykelciğini kucaklarken de bu rolünü sürdürmüş, kabul konuşmasını oldukça hiperaktif bir enerjiyle yapmış, sahneden zor indirilmişti. Bu sahneye çıkıncaya kadar R&B vokalistliğinden, 1984 Los Angeles Olimpiyatları'nda Leonel Richie birlikte sahnede dansetmeye kadar bir çok şey yapmıştı.
Bu hafta Çılgınlar Gemisi'yle sinemalarımızda.

29 yaşında kucakladı Oscar heykelciğini.

Hızlı konuşan, yerinde duramayan, ailesini pek seven ve de bu nedenle geleceğini garantiye almak adına yüklü bir transfer parası almak için gözden düşmüş bir menejer olan Jerry Maguire'ın sürekli kafasını şişiren hiperaktif bir futbolcu rolüyle aldı Oscar'ı.
Beyazperde macerasının başlamasından neredeyse 10 yıl sonra gelen bu ödülle artık önü açılmıştı. Gerçi zaten, 1991 tarihli Boyz N the Hood yeteneğinin habercisiydi. John Singleton'un yönettiği film, son derece gerçekçi bir üslupla küçük bir mahallede yaşayan siyahi gençliğin çaresizliğini yansıtırken, başroldeki Cuba Gooding Jr. yaşamda fazla seçeneği olmayan bir genci başarıyla canlandırıyordu.

Cuba'nın müzikli yılları
Cuba 1968 yılında New York'ta doğdu. Babası Gooding Sr., ünlü bir şarkıcıydı. c70'lerde Everybody Plays the Fool adlı single'larıyla listelerde patlayan The Ingredients'ın solistiydi. Aile şöhret ve paranın cazibesiyle Los Angeles'a yerleşti. Ancak küçük Cuba için her şey yolunda gibi görünürken babası paranın çoğunu alarak evi terketti.
Cuba huzuru dinde buldu ve iyi bir Hristiyan olarak inançlarına sadık kaldı, dört ayrı lisede okumaya çalıştı ve de o yaşlarda bile öylesine cana yakın, aktif ve enerji doluydu ki üç ayrı lisede sınıf başkanı seçildi.
1984 yılında ise tüm dünya onu Los Angeles Olimpiyatları'nda sahnede gördü. Ünlü şarkıcı Lionel Richie ile birlikte sahnede 'breakdance' yapıyordu. Kuşkusuz 16 yaşında gelen bu sahne tozu ile şan ve şöhretin kokusu ona cazip geldi. Zaten ardından da oyuncu olmak üzere kolları sıvadı. Bu arada R&B (rhythm and blues) grubu olan The Main Ingredient'in baş solisti olarak müzik yaşamını sürdürdü.

Siyahi gençliğin çıkmazı
Babasının menejer olan bir arkadaşı Cuba'yı bir okul piyesinde sahnede gördü ve onunla bir anlaşma imzaladı, ardından TV reklamları geldi. Genç Cuba için şöhret yolu açıktı ama aynı zamanda da bu yolda çok çalışması gerektiği anlaşıldı. Hemen oyunculuk dersleri almaya başlayan Cuba, Eddie Murphy'li Coming to America'de minicik bir rol kaptı. Yeteneklerini sergileyecek rol ise senarist ve yönetmen John Singleton'un Boyz N the Hood'u ile geldi.

Gettolarda yaşayan şehirli siyah gençlerin sorunlarıyla ciddi olarak ilgilenen ilk filmlerden birisi olan Boyz N the Hood, trajik öyküsüyle izleyiciyi etkiledi.
Cuba filmde bulunduğu bölgeden acilen çıkması ve kurtulması gereken genç Tre Styles rolündeydi ve henüz 23 yaşındayken bu rolle sinema çevrelerinde adını duyurmayı başardı.
Kuşkusuz Amerika'da genç siyahi oyuncuların yeteneklerini sergileyebilecekleri rolleri bulmakta büyük güçlük çektikleri gerçeği var. Genç yetenekler için ancak bir kaç iyi rol çıkabiliyor ve Amerikan sinemasında Denzel Washington ve Wesley Snipes dışında kariyerini dramatik rollerde 'ciddi oyuncu' anlamında sürdürebilen siyahi oyuncu çok az. Bu nedenlerle Cuba'nın Boyz N the Hood'daki başarısı aynı hızla devam edemedi, hatta bir kaç kötü filmde aldığı rollerle yolunu bulmaya çalışırken kayboldu. Kuşkusuz genç bir aktör olarak bu filmler onun geçimini sağlıyordu. 1994'de lisedeki sevgilisi ile evlendi ve çiftin Spencer ile Mason adında iki çocuğu oldu.

Bir kaç iyi rol...

1988 yılında başlayan beyazperde macerası Boyz N the Hood'dan sonra dev bir Hollywood yapımı olan >Bir Kaç İyi Adam ile sürdü ve Tom Cruise, Demi Moore, Jack Nicholson gibi ünlü oyuncuların arasında kendine yer bulmayı başardı.
Her şey kuşkusuz Cameron Crowe'un onun yaşamına girişiyle değişti. Jerry Maguire için oyuncu kadrosunu oluşturan Crowe, ona filmdeki futbol yıldızı rolünü verdi. Gerçi Cuba bu rolü almak için çok uğraşıt, bir kaç kez bu rol için deneme çekimi yaptı ve kararlılığıyla Cameron Crowe'u etkiledi. Cuba direnişi boşa değildi. "Bana parayı göster! " repliği neredeyse onun sembol sözcüğü oldu.
Cuba'nın popülerliği doruğa tırmandı, ünlü People dergisi tarafından 1997 yılında "Dünyanın en güzel 50 insanı" listesinde yer aldı.
Hızını kesmeyen Cuba fazla oyalanmadı ve Jerry Maguire'ın ardından bir başka James L. Brooks yapımında Benden Bu Kadar'de Jack Nicholson ile Helen Hunt'la birlikte rol aldı.

Cuba parayı gördü ama...
Dedik ya Holywood'da siyahi oyunhcular için yeteneklerini sergileyebilecekleri, 'ciddi' olarak baştacı edilebilecekleri rol bulmak oldukça zor; işte bundan sonra Cuba'nın karşısına dev yapımlarda rol teklifi geldi ama onu star yapabilecek bir rolle tanışamadı.
Instict'de Anthony Hopkins, Onurlu Bir Adam'da Robert De Niro, gibi star oyuncularla birlikte aldığı rollere karşın ününü sürdüren ama kariyeri adına çok da olumlu adımlar atamayan aktör için bir de başrol düşünüldü ve Kar Köpekleri ortaya çıktı. Lakin bu komedinin de ona getirdiği fazla bir şey olamadı. Gerçi Aşkın Gücü'nde Robin Williams'ın 'diğer dünyada'daki rehberi ve Benden Bu Kadar'da eşcinsel ressam menejeri rollerinde kendini göstermeye çalışmıştı ama Hollywood'da starlığa giden yok bir siyahi oyuncu için oldukça zor bir patika olduğu için Cuba hala yeteneğiyle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Sevenleri ya da sevmeyenleri çoktur lakin yetenekli bir oyuncu olan Cuba neyse ki film teklifleri almaya devam ediyor. Ona Hollywood'un parayı gösterdiği kesin. Ancak aynı oranda yeteneğinin değerlendirildiği rollerin uzun zamandır gösterilmediği de bir gerçek. En iyisi biz bu hafta onu Çılgınlar Gemisi'nde izlemeyi deneyelim.

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Dondurmam Gaymak
Ölüm kesindir, yaşamaksa ihtimal.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com