Ne yaparsanız yapın, filmlerini izlerken uyuya kalmayın!

Korku sinemasına yeni bir boyut getiren yönetmen olarak bilinen Wes Craven, özellikle 80'lerde yarattığı ‘A Nightmare on Elm Street’ ve 90'larda çok izlenen ‘Scream’ serileriyle tanınır. Üniversiteden mezun olduktan sonra evlenen ve bir süre üniversitede öğretim üyeliği yapan Craven boşanıp üniversitedeki işinden de ayrıldıktan sonra B tipi filmler yapan firmalarda yapım asistanı olarak çalışmaya başladı. 1972 yılında ilk filmi ‘Last House on the Left’i çekti. Craven'in David Szulkin'in romanından uyarladığı bu film elektrikli testere ile işlenen cinayetleri efsaneleşmiş ‘Texas Chainsaw Massacre’dan tam dört yıl önce beyazperdeye taşımış ve şiddet dolu görüntüleri sayesinde korku sineması meraklıları arasında kült mertebesine ulaşmıştır. Eleştirmenler arasında görüş ayrılıklarına yol açan filmin içerdiği "tecavüz kurbanının intikamı" konusu bazı eleştirmenler -Craven'in Ingmar Bergman'ın ‘Virgin Spring’ isimli filminden etkilendiği düşünen eleştirmenler demek daha doğru olur- tarafından etkileyici bulunurken bazıları filmi "berbat" olarak nitelendirmişlerdir. Tecavüz ve cinayet sahneleri yüzünden İngiltere'de gösterimi hâlâ yasaktır. Kim ne düşünürse düşünsün ortada somut bir gerçek vardır: Craven'ın izleyiciyi avucunun içine almaktaki ustalığı. Yönetmenin ‘Last House on the Left’ için kullandığı slogan ise ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak kara mizah anlayışının belirtisi gibidir: Bayılmamak için sürekli tekrar edin: Bu sadece bir film, bu sadece bir film, bu sadece bir film... Craven 1977'de çektiği ikinci sinema filmi ‘The Hills Have Eyes’da, California'ya giderken yanlışlıkla çölde kaybolan ve ilkel insanlar (yamyamlar) tarafından kovalanan bir ailenin hikâyesini aktarır. Film gişede başarılı olsa da ilk filmi kadar beğenilmez. 1978'de televizyon için ‘Stranger in Our House’ ve 1981'de üçüncü sinema filmi ‘Deadly Blessing’i çeker. Pennsylvania'da tarımla uğraşan ve modern yaşamın bütün olanaklarını reddeden dini bir komüne mensup bir adam dışarıdan bir kızla evlenip komünü terk eder. Bir süre sonra tarlada çalışan adam traktörün esrarengiz bir el tarafından çalıştırılması sonucu ezilerek ölür. Kısa süre sonr,a komün tarafından, üyelerinden birini kendilerinden uzaklaştırdığı için hiç sevilmeyen kadın ve ona eşlik eden iki eski okul arkadaşı da katledilmeye çalışılacaktır. 1982, Craven'ın büyük bütçeli prodüksiyonlara ilk adımı olan -bir çizgiroman'dan uyarladığı- ‘Swamp Thing’i çektiği yıldır. Bataklıklarla kaplı bir ormanın derinliklerinde hayvan ve bitki karışımı, dünyadaki açlık problemini ortadan kaldırabilecek, her türlü doğal koşulda yaşamını devam ettirebilecek bir tür canlı yaratmak için deneyler yapan bilim adamı Dr. Alec Hollland, formülü ele geçirmek isteyen kötü güçlerin (Arcane) laboratuarına yaptığı baskın esnasında kendi deneyinin kurbanı olur. Üzerine dökülen formül yüzünden yanmaya başlayan ve çareyi bataklığa dalmakta bulan Holland, kimyasal reaksiyonlar sonucunda bir bataklık canavarına dönüşür. Holland (ya da artık ‘Swamp Thing’) saldırı esnasında kardeşini öldüren Arcane ve adamlarından intikam almaya başlar. Ayrıca Holland saldırıdan kısa süre önce bölgeye atanan devlet görevlisi Alice Cable'a da aşık olmuştur ve Alice, Arcane'in elindedir. Wes Craven'ın dünya çapında tanınmasını sağlayan film kuşkusuz 1984'de çektiği ‘A Nightmare on Elm Street’dir. Kurbanlarını rüyalarına girerek öldüren, sağ eline taktığı eldivenin parmak uçlarına bıçaklar eklenmiş seri katil Freddy Krueger artık yıllar boyu sinema ve televizyon ekranlarında arz-ı endam edecektir. L.A. Times'da okuduğu, şiddetli kâbuslar gördükleri için uykularında ölen Tayvanlı çocuklarla ilgili bir haberden esinlenerek yarattığı Freddy Krueger'ın başrolde olduğu serinin 3, 4, 5, ve 6. bölümlerinin senaristi, 3. bölümün yapımcısı ve 7. ve son bölüm olan 1994 yapımı New Nightmare'in hem yönetmeni hem de yapımcısı olan Craven, korku sinemasına en uzun ömürlü ve etkileyici karakterlerden birini hediye etmiştir. Yaşarken de çocukları öldüren azılı bir katil olan Freddy Krueger yıllarca önce bir grup insan tarafından öldürülmüştür. İnsanların rüyalarına girebilen bir kötü ruh olarak geri dönen Kruger'ın ilk hedefi kendisini öldürenlerden intikam almaktır ve bunun yolu da kendini yok eden insanların çocuklarını öldürmektir. Freddy'nin tek zayıf yönü ise sadece rüyalarda varolmasıdır. 1985 yılında yine izleyicilerin uzun yıllar unutamayacağı -bu sefer televizyonda- bir işe imzasını atar Craven ve ‘The Twilight Zone’ dizisini yönetir. ‘Alacakaranlık Kuşağı’ yıllar sonra ülkemiz televizyonlarında da gösterilecek ve önemli bir hayran kitlesi edinecektir. Yönetmenin yine ülkemiz televizyonlarında gösterilen bir başka önemli filmi ise ‘The People Under The Stairs’ ise soygun için girdikleri bir evde, dehşet verici bir ailenin yaşadığını biraz geç fark eden soyguncuların başlarından geçen korkunç olayları anlatır. 1994'de ‘Elm Sokağı’ serisinin yedinci ve son filmi (kendisinin ikinci) ‘Wes Craven's New Nightmare’i çeker. Freddy Krueger'ı canlandıran Robert Englund'un gerçek kimliğiyle karşımıza çıktığı film Freddy efsanesinin de sonu olur. Craven bundan bir yıl sonra ‘Vampire in Brooklyn’'i çeker ancak kariyerindeki ikinci büyük bombayı 1996'da filme alacağı ‘Scream’ ile patlatacaktır. Yine gençlerin birer birer doğrandığı teen-slasher janrına sadık kalan Craven, Freddy Krueger ile iyice keskinleştirdiği kara mizahi tarzını ‘Scream’ ile doruğa çıkaracaktır. Bu seferki katil Edvard Munch'un ‘The Scream’ isimli tablosundaki yüzden esinlenerek yapılmış bir maske ve siyah pelerin giyen kimliği belirsiz bir kişidir. Öldüreceği gençleri önce telefonla arayarak korkutan katilini kim olduğu konusu ilerleyen dakikalarda İtalyan Giallo'larının usta ismi Dario Argento'yu aratmayacak biçimde soru işaretleri bırakacaktır izleyicinin kafasında. Nev Campbell ve Skeet Ulrich'i dünya çapında üne kavuşturan Scream'in iki devam filmi ‘Scream II’ (1997) ve ‘Scream III’ (2000) de Craven tarafından çekilecektir. Craven, 1999 yılında alışık olmadığı drama tarzını deneyecek, bir öğretmenin (Meryl Streep) Harlem'li çocuklara keman çalmayı öğretmek için verdiği büyük mücadeleyi konu alan ‘Music of the Heart’ı çekecektir. Senaristlik, prodüktörlük ve yönetmenlik kariyerlerinin yanında oyunculuk konusunda da yeteneğini konuşturan Wes Craven, ‘Scream’ serisinde ve başka bir korku ustası olan John Carpenter'ın televizyon için çektiği Body Bags’de de rol almıştır.


CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.

Sevilen kişi her zaman güzeldir.








Seanslar
Fragman

