Kayıt
Rob Schneider
Sulu rollerin aranan yüzü...
Sinema.com 6 Ekim 2005, Perşembe 00:00
“Avrupalı Jigola”da, ikinci kez Deuce Bigalow karakteriyle karşımıza çıkan Rob Schneider, her ne kadar ‘Saturday Night Live’le tanınsa da, sinemadaki ününü yakın arkadaşı Adam Sandler’la çalışmaya başladıktan sonra kazandı.

Rob Schneider, bir komedi oyuncusu. Öyle tanındı ve hiçbir zaman bunu değiştirecek, oyunculuğunun eksenini genişletecek bir adım atmadı. "Günün birinde farklı türde bir filmde, mesela bir dramda rol almayı düşünüyor musunuz?" diye sorulduğunda şöyle yanıt veriyor: “İnsanlar Andre Agassi’ye dönüp ‘Dünyanın bir numaralı tenis oyuncususunuz, bunu biliyoruz. Peki polo oynamayı da düşünür müsünüz?’ diye sormuyor” 

O da Steve Martin ve yakın dostu Adam Sandler gibi rotasını TV’den sinemaya doğru çizen isimlerden. TV-Sinema arasındaki bu çizgiyi takip ettiğimizde karşımıza ilk çıkan, ABD’de ‘ünlü üretim çiftliği’ gibi hizmet veren TV şovu ‘Saturday Night Live’ oluyor. İlk kez 1989 yılında çıktığı bu NBC şovunda, kısa süre içinde yarattığı ‘The Sensitive Naked Man’ ve ‘Richard 'The Richmeister' Laymer’ gibi karakterlerle öne çıkan yüzlerden biri oldu. Bizdeki benzer şovlarda olduğu gibi, bu öne çıkış, Schneider için sokaktaki adamın diline düşmek, programın yayınlandığı geceleri takip eden günde, kahve ve yemek aralarında, yolda, tenefüste, vs. konuşulmak demek oluyordu. Bu da, ABD’de her şey arz-talep kuralları üzerinden işlediği için, henüz yolun başındaki aktöre ün ve para olarak geri dönüyordu; yani ağza sakız olmaktan pek de şikayetçi olduğunu söyleyemeyiz. Ancak yavaş yavaş, o da -bu şovda yer almış ve sonradan ünlü olmuş her aktör ya da aktris gibi- canlandırdığı karakterlerden sıkılmaya, kendini tekrar ettiğini düşünmeye başladı. “Mezun olmanın zamanı geldi” diyerek, bir süredir aklında olan sinemaya geçiş yapma fikrini uygulamaya koymak için programdan ayrıldı. Yavan bir tarihsellik arayışıyla “ilk göründüğü -oynadığı diyemiyoruz- film ne?” diye soracak olursak, karşımıza pek çok kaynakta belirtildiği gibi “Necessary Roughness” (1991) değil, “Martians Go Home” (1990) çıkıyor. Ancak peş peşe çektiği bu iki filmden 1995 yapımı “Yargıç”a (“Judge Dredd”) kadar olan dönemde karşımıza çıktığı“Evde Tek Başına 2” (“Home Alone 2: Lost in New York”, 1992), “Surf Ninjas” (1993), “Demolition Man” (1993), “The Beverly Hillbillies” (1993) gibi filmlerde gerçekten ilk film tartışmasına hiç girmeye gerek olmayan, varla yok arası rollerdeydi Schneider. Her ne kadar “Yargıç”taki Fergie rolüyle perdede göründüğü süre uzuyor, figüranlıktan çok yardımcı bir role yakın duruyorsa, hatta ve hatta aktörün bizzat kendisi bu rolün kariyerinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorsa da, izleyici ve eleştirmenlerin hâlâ Schneider’ın varlığının ciddi bir biçimde farkına vardıklarını söylemek zor. Bunda hiç şüphesiz, “Yargıç”ın ardından çıtayı fazla yükseltmeden, “Down Periscope” (1996), “A Fork in the Tale” (1997), “Son Vuruş” (“Knock Off”, 1998), “Susan's Plan” (1998) gibi önem skalasında ortanın epey altında kalan, bugün adı sanı unutulmuş filmlerde rol almayı sürdürmesinin de rolü oldu. 

Schneider’ın bu düz gidişten de sıkılıp 1996’da “Men Behaving Badly” adlı TV dizisinde oynamaya başladığını görüyoruz; ancak dizideki oyuncularla ve kamera arkası ekibiyle de bazı problemler yaşayan aktörün “Saturday Night Live”deki başarılı günlerine geri dönebildiğini söylememiz pek mümkün gözükmüyor. Bizim tarafımızda, Schneider’ın bahsettiği dönüm noktası, Adam Sandler’la çalışmaya başlaması. Schneider’la Sandler’ın, “Saturday Night Live Show”a dayanan çok yakın bir dostlukları zaten var. ‘O vakte kadar niye birlikte çalışmamışlar ki?’ diye merak ediyorsanız, bunun basiret bağlanması durumundan başka açıklaması olmadığını belirtelim. Adam Sandler’la ilk işbirliklerinin sonucu, “Sucu” (“The Water Boy”, 1998) oldu. Tabii, aralarındaki dostluğa bakıp, Schneider’ın da başrollerden birini aldığını sanmayın, dostluk başka iş başka... Sandler’ın da çıkışını büyük ölçüde Sucu” filmiyle yapmış olması, Schneider’da kendisine şans getiren bir şeyler olduğunu düşünmesine yol açmış olacak ki, bundan sonra yakın dostunun elini hiç bırakmadı. Bizzat yapımcısı olduğu “Deuce Bigalow: Male Gigolo” (1999) filminde, başrolü onun almasını sağladı. Aslında Schneider’ın uluslararası alanda da tanınan bir komedi oyuncusu mertebesine yükselmesinin de neredeyse tümüyle bu filmiyle gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Sandler’ın yapımcılığındaki sonraki iki film de aynı sekansı izledi: Önce Sandler’ın başrolde, Schneider’ın küçük bir rolde olduğu “Little Nicky” (2000), sonrasında da 2001’in Aralık ayında ülkemizde de izlediğimiz “Hayvan” (“The Animal”, 2001). Her ne kadar, eleştirmen cephesinde yerden yere vurulan düzeysiz bir komedi olarak değerlendirilirse de, “Hayvan” özellikle ABD’de dikkate alınması gereken bir hasılat elde etti (Film, aynı dönemin hitleri “Pearl Harbour” ve “Shrek”e yakın bir gişe başarısına ulaşmıştı.) Bu başarıdan sonra görünen o ki, Sandler ve Schneider, ‘bir minicik rol-bir başrol’ kuralının kutsal olduğunu inanmış ki Schneider’ın da karakterlerden birine ses verdiği “Eight Crazy Nights”ı (2002) saymazsak, geçtiğimiz aylarda vizyonda izlediğimiz “Kazara Zengin” (“Mr Deeds”, 2002) ve bu hafta vizyona giren “Ateşli Piliç”te de aynı ikizlemeye başvurdular –hatta “Eight Crazy Nights”ı da düşünerek kurallarını fazla çiğnememek için, Schneider’ın adını “Kazara Zengin”in jeneriğine bile koymadılar. 

‘Hayvan’ ve ‘jigolo’ olarak izlediğimiz Schneider’ı “Ateşli Piliç”te bu kez bir sabah uyanıp aynaya baktığında 30'lu yaşlarda bir erkeğe dönüştüğünü gören genç bir kız olarak izleme imkânı bulduk. Ülkemizde gösterime girmeyen “Blind Sided” (2003), “Around the World in 80 Days” (2003) ve “Avrupalı Jigolo”yu (“Deuce Bigalow: European Gigolo”) dikkate alırsak, Schneider’ın, Sandler’ın olmadığı projelerde daha fazla yer almaya başladığını iddia edebiliriz. Ama geçen yıl izlediğimiz “50 İlk Öpücük” (“Fifty First Kisses”) ve “Erkek Jigolo” şunu gösteriyor: İkilinin ortaklığı, Schneider açısından, bir yan rol-bir başrol sırasından hiçbir zaman çıkamayacak.

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Tetikçi (10 Ekim 2008 20:00 Atv)
Jason Statham, Amy Smart, Jose Pablo Cantillo ve Efren Ramirez'in oynadığı "Tetikçi"adlı aksiyon filmi Tv'de ilk kez bu akşam Atv ekranlarında...
Replik
Organize İşler
Herkes hak ettiğini mi yaşıyor süpermen? Bak şu ışıklara, bak şu ışıltıya, bak şu paranın insanı insan yaptığı yerlere… hepsi hak edilerek mi kazanılmış ve yaşanıyor? Uyan süpermen, daha uçucan!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com