Penelo Cruz: İspanyol esintisi...
Arzu Çevikalp 29 Ağustos 2008, Cuma 16:05

Yeni projesi The Good Night ile beyazperdenin önüne geçen Penelope Cruz komedi-drama-aşk üçlüsünde aranan kadını canlandırıyor. Hayranlarına çabucak kavuşan yıldızımız için yepyeni bir mücadele...

İspanyol sinemasının vazgeçilmez oyuncularından ve kimilerine göre göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip olan Penelope Cruz 28 Nisan 1974’de tüccar Eduardo ve kuaför Encarna’nın çocukları olarak Madrid’de dünyaya geldi.

Daha ufacık bir çocukken gösteri sanatlarında boy gösteren Cruz taklit yapmanın çevresi için eğlenceli olduğunu düşündü. Fakat kısa bir süre sonra bu isteği bir balon gibi söndü. Bir baktı ki kendini İspanya Devlet Konservatuarında buldu. Dokuz yıl boyunca klasik bale eğitimi aldıktan sonra, dansla olan ilişkisi epey güçlendi. Derken Penelope büyüdü ve on beş yaşına geldi. Daha olgunluğa erişmediği için dans tutkusu kendisini pek tatmin etmemiş ki, bir ajansa kaydolarak şansını oyunculukta denemeye karar vererek çeşitli kliplerde ve Tv programlarında yer aldı.

Kanımca hiç de fena etmemiş doğrusu. Başarısız olma koşulunu da göz önünde bulunduran Penelope için beyazperdenin kapıları sonuna kadar açılmış oldu. Bu kadar karakteristik bir yüze sahip olan birinin ünlü olamaması çok büyük bir şansızlık olurdu diyor ve filmografisine geçiyorum.

Beyazperdeye geçiş yapmadan önce, emin adımlarla ilerlemek ve başarılı olabilmek için tv dünyasına adımını atar. İlk olarak İspanyol müzik grubu Mecano’nun La Fuerza del Destino adlı video klibinde oynayıp gerekli mecralara ismini duyurduktan sonra La Quinta Marcha adlı TV programını sunar. Bununla yetinmeyi bilmeyen güzel yıldızımız Série Rose adlı erotik Fransız dizisinde de rol alır. Artık kendine yeteri kadar güvenen Cruz ilk sinema filmi "El Laberinto Griego" (Yunan Labirenti)’de oynamaya hazırdır. Ardı arkası kesilmeyen başarılı projeler Cruz’un önüne konulur. İkinci filmi olan "Belle Epeque" hiç şüphesiz yıldızın kariyerini şaha kaldıran kilit filmdir. Bu yapımda yakışıklıların bulunduğu bir ordu firarisine göz dikip kıyasıya bir mücadeleye giren dört kardeşten birine hayat veriyordu. Bu kez Hollywood’daki Oscar töreni yerine İspanya’daki Goya Oscar töreninde yerlerimizi almaya hazırlanıyorduk ki filmin çeşitli dallarda ödül aldığını duyduk. Güzel yıldızın filmi en üst kademeye kadar taşıması da cabası...

Bu kadar mı diyecekseniz devamı var... "Carne Tremula" (Çıplak Ten, 1997) adlı filmde, kadınsı özellikleriyle tanınan evrensel yönetmen Pedro Almodovar’la birlikte çalışması kariyerindeki en büyük yükselişi oluşturmuş ki,adı artık seksi yıldız olarak anılmış. Penelope’un yükselişindeki sır sadece seksi olması değil aynı zamanda rolünün üstesinden gelmesidir.

Bu kadar cezbedici bakışlarla yürek yakan bir kadının beyazperdelerden uzak olması için bir neden var mı? Geldik asıl dönüm noktasına. "Abre Los Ojos" (Aç Gözlerini) ile İspanyol sinemasını kolay terk etmeye niyeti olmayan Cruz Alejandro Amenebar’ın yönettiği bu filmde de güzelliğini sergiliyordu. Parantez açacak olursam film hakkında önemli bir detayı aktarmak istiyorum. İspanyol asıllı oyuncuların oynadığı film Cruz sayesinde o kadar üne kavuşmuş ki Hollywood versiyonunun çekilmesi için de fazla geç kalınmadı.

Penelope Cruz’sız bir Hollywood filmi olamaz değil mi? İspanya’nın en  hit filmlerinden biri olmaya aday olan Abre Los Ojos,tam 8 dalda Goya ödülüne layık görüldü. Cruz ödül almadan ayrılsa bile İspanyol sinemasının en bomba starlarından olmuştu bile ta ki Amerikan projesinde yer alana dek... Kendisi pırıl pırıl parlayan bir stara dönüşmüştü. Ama tek bir dezavantaja sahipti: İngilizce konuşamaması. Şivesi bozuk bir İngilizceyle konuşan Cruz kısa zamanda İngilizceyi öğrenmesi gerektiğine kanaat getirdi. Aksi takdirde Amerikan filmlerinde oynamak bir rüya olablirdi. Ardı arkası kesilmeden yeni projelerde boy göstermeye başlayan Cruz’ın şanslı ilan edildiği en önemli filmi hiç şüphesiz "Rüyaların Kızı" oldu. Bu filmle "En iyi Kadın Oyuncu" dalındaki Goya aktris ödülünü kazandı. Yeniden Pedro Almodovar’la çalışmaya devam eden yıldız "Todo Sobre Mi Madre"  (Annem Hakkında Herşey)’de iyi kalpli bir rahibeyi canlandırıyordu.

Rüzgarın esintisiyle beraber Amerikan sinemasına savrulan seksi yıldız "Üstteki Kadın" adlı bir projede yer aldı. Bunun devamında ise "Karayip Korsanları" ile ün yapmış bebek suratlı Johnny Depp’le birlikte uyuşturucu ticareti konusunu ele alan "Blow" adı filmin lokomotifini çeken hikayenin baş rolünü kaptı. Arayı fazla soğutmadan Nicolas Cage'li "Corelli'nin Mandolini" ve Tom Cruise ile birlikte rol aldığı "Vanilla Sky" adlı yapımlarda ön sırada yer aldı. Yukarda da bahsini ettiğim gibi Vanilla Sky yıldızın ilk kendi ülkesi dışında oynadığı yapımlardan birisidir.

Artık bu kadar Amerikan rüyası yeter. Biraz da Latin havası estirelim ne dersiniz? Salma Hayek ve Penelope Cruz’ı buluşturan oldukça iddialı olan "Bandidas" adlı yapımda biri eğitimli bir Avrupalı diğeri ise bir köylü.Bu iki kadının yolları aniden kesiştiğinde karşı konulamaz güçlere sahip bir banka hırsızı olduklarını hayal ettiğimizde erkeklerin dünyasına doğru bir egemenlik kuruyorlar.İki güzel bir arada oldum mu tadına doyulmaz bir film çıkıyor karşımıza.

Cannes'da büyük ses getiren Almodóvar filmi "Volver"le gündeme yeniden gelen yıldızımız dramatik ağları güçlü olan bu yapımla Pedro Almodovar’ın yüzünü bir kez olsun daha güldürüyor. Ülkemizde gösterildiğinde büyük bir ilgiyle karşılanan bu film Cruz’ın en doğal olduğu hallerden biri.

Cruz, İspanya'da birçok filmde rol aldıktan sonra Hollywood'a açıldığı piyasada önemli yer tutan acemilik dönemimdeki filmleri için şu şekilde konuşmuş: "Kendimi iyi hissediyorum çünkü bu, bana çok gençken kendi ülkemde de olmuştu. Ben 16 yaşındayken, aşırı derece ünlülük ve tanınma kavramını hissetmiştim, başlangıçta bununla nasıl baş edebileceğimi ve gerçek olup olmadığını anlayamamıştım. Ama şu anda fazla korkmamayı ve buna daha mesafeli yaklaşmayı deniyorum. Bana küçükken olduğu için kendimi şanslı hissediyorum çünkü şu anda’’

Genel bir çerçeve içerisinde değerlendirildiğinde Penelope Cruz, büyüleyici portresinin yanı sıra yaptığı işlerle gündeme gelmeye çalışan bir oyuncu müsfettesi değil gözlerinin içi gülen bir star...

Bununla kalsa iyi,oldukça yardımsever kişiliğe sahip olan Cruz çekici kadın rollerinden sıkıldığını dile getirirken "yapmacık imajdan" da yaka silktiğini ekleyerek oldukça uzaklarda bir yerlerde dans ediyor sanki... Yüreğinin güzelliği yüzüne yansıyan yıldızımız farklı farklı roller de denemek istediğini açıkça dile getirse de beyazperdeyle yolları bir türlü kesişmiyor.

Penelope Cruz adını zikrettiğimizde ilk akla gelen nedir? Malum fiziki özellikleri onun haricinde caka satması, giyimi kuşamı,seksapelliği bitti mi bitmedi... Sevecenliği ve güleryüzlü olması. Bu kadar özelliği bir çatı altında barındıran Cruz’ın başarısız olması mümkün mü? Bir bakışıyla kalp çalan seksi yıldız yediden yetmişe tüm sevenlerin gözbebeği... İlerleyen yaşına rağmen canlılığını koruyan aktris aşklarıyla da ön planda. İlk olarak "Vanilla Sky" setinde Tom Cruise ile aşk yaşadı....Madrid’in tanrıçası olarak adlandırılan Cruz Pedro Almodovar’ın vazgeçemediği bir oyuncu. Haliyle bizim de onu yalnız bırakmaya niyetimiz yok. Aldığım duyumlara göre güzel yıldızın oynadığı son projeler parmak ısırtan cinsten. En iyisi bekleyelim ve görelim.

Cinemascope Dergisi'nin Ocak 2008 sayısında yayımlanmıştır.


Toplam 6 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Ayrı Hayatlar
Bazen öyle görünsede kimsenin hayatı mükemmel değildir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com