"Göz": Artık yetmez mi?
Ali Deniz Şensöz 4 Mart 2008, Salı 00:29
"Halka" ve "Garez" gibi ardı ardına Hollywood tarafından yeniden çevrilen uzakdoğu korku filmlerinin bir yenisi olan "Göz", bu filmlerin hayranı olan izleyici de bile "Artık yeter!" etkisi uyandırabilir.
Hollywood'un son yıllardaki trendlerinden olan Uzakdoğu'da başarı göstermiş korku filmlerini yeniden çevirme modası "Göz" filmi ile devam ediyor. Temel olarak altyazılı film izlemeyen Amerikalı seyirciler için yapılan bu yeniden çevrimler her zamanki gibi, "Halka"yı ayrı bir yerde tutarsak, orijinal filmlerin o doğuya özgü mistik ve atmosfere dayalı anlatımının yanına bile yaklaşamayan Hollywoodlaştırılmış ve bayağılaştırılmış filmler ve maalesef bu filmlerin hiçbirinin beklentileri karşılamadığını da belirtmek gerekiyor. İşte "Göz" bu halkaya eklenen en son zincir.

Kahramanımız Sydney Wells görme engelli fakat bunun yanında diğer duyuları oldukça gelişmiş durumda. Göz nakli ameliyatından sonra yeniden görmeye başlayan kahramanımız, farklı dünyalara açılan bir 'üçüncü göz'ün de sahibi oluyor. Bunun ardından gördüğü çeşitli mistik halüsinasyonlar ve öteki dünyaya açılan kapı Wells'in tüm yaşamını altüst ediyor ve film, kahramanımızın gözünü aldığı kızın kim olduğunu öğrenmeye çalıştığı bir yolculuğa dönüşüyor.

Ucuz oyunlar...

Orijinal filmin sahip olduğu yaratıcı atmosfer çalışmasının ve kimi özgün buluşların yanına bile yaklaşamadan, aynı numaraları ucuzlaştırarak ve biraz teknoloji ekleyerek yeniden önümüze sunan film, her ucuz Amerikan korku filminin yaptığı gibi, zekâsı ya da yaratıcılığıyla değil ani ses efektleri ve yarım saniyelik kesmelerle dolu "korku" sahneleriyle seyirciyi germeye çalışıyor. Kimi noktalarda irkiltmeyi başarsa da, bir süre sora arka arkaya tekrar eden bu gibi sahneler tahmin edilebilirliği arttırıyor ve yavanlaşmaya başlıyor. İşin garip tarafı filmin hikâye akışı orijinal filminkiyle hemen hemen aynı fakat buradaki parlak zekâdan yoksunluk iki film arasındaki farkı çok net ortaya koyuyor.

Özellikle Jessica Alba'yı duş sahnelerinde kullanıp, karakterin kimi zaman bir seks sembolüne dönüşmesi tam bir Amerikan dokunuşu diyebiliriz. Ayrıca Jessica Alba'nın performansının da vasatı geçemediğini de belirtmek gerekiyor. Orijinal filmde Sin-Je Lee'nin filme ne kadar büyük bir katkısı olduğunun da altını çizelim.

Dramatik yapısını duyular üstüne kuran ve kimi zaman 'bilgi sahibi olmanın' neler getirebileceğine dair bazı sorular sordurtabilecek kapasitedeki hikâye, ucuz korku efektleri ve patlamalarla boğuluyor ve geceyarısı kuşağında televizyonda gösterilebilecek kalitede üçüncü sınıf bir gerilim filmine dönüşüyor. Seyirci de aynı şeyi bir daha izlemiş olmanın yaratabileceği bir hazımsızlık hissiyle salonu terkediyor.

Kimler İzlemeli?

  • Uzakdoğu korku filmlerinin Amerikan yeniden çevrimlerini ilgilyle takip edenler.
  • Jessica Alba hayranları.
  • Patlama ve ses efektleri ile örülü korku filmlerinden hoşlananlar.

    Kimler İzlememeli?

  • Sağlam bir korku filmi beklentisinde olanlar.
  • Orijinal Uzakdoğu filmini izlemiş olanlar.
  • Toplam 4 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.4/10
    TV'de bugün
    Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
    Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
    Replik
    Selvi boylum, Al Yazmalım
    İlyas: elimi uzatsam benimle gelir mi?
    Asya: seninim işte alıp götürsene beni...
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com