
Kariyerine 18 yaşında Mike Sarne tarafından yönetilen The Road To Saint Tropez ile başlayan Alman aktör özellikle vampir rolleriyle akılda kaldı.
Pars Kiraz Operasyonu için İstanbul’a ilk kez gelen Udo Kier Türkiye’de vampir filmlerinin kült aktörü olarak tanınsa da, Pars-Kiraz Operasyonu'nun hemen ardından gelen "Dehşet Gecesi" ile hafızalardaki yerini değiştirmişe benziyor.
Dario Argento, Wim Wenders, Gus van Sant ve Werner Herzog gibi ünlü yönetmenlerle çalışan Kier'in vampir rollerinin en meşhuru, Paul Morissey'in Andy Warhol's Blood for Dracula'sı (1974). Yine Morrissey'le çektiği Andy Warhol's Flesh for Frankenstein (bu filmleri izlemediyseniz, onu belki de Blade ve Armageddon gibi büyük Hollywood yapımlarından hatırlarsınız. Blade'in sonunda isyancı genç vampirler tarafından güneşe çıkarılarak kafası patlatılan aristokrat vampir lideri, Kier'di.)
Kier için Hollywood kapısını aralayan film, Berlin Film Festivali sırasında tanıştığı Gus Van Sant'in "My Own Private Idaho"su oldu. Aslında oldukça kısa bir roldü fakat Keanu Reeves ile River Phoenix'in canlandırdığı erkek fahişeleri kiralayıp, onlara yüzüne lamba tutmak suretiyle şarkı söyleyen acayip müşteri rolüyle unutulmaz bir sahneye imza attı ve böylece "Pars Kiraz Operasyonu"ndan "Dehşet Gecesi" ne kadar uzanan hikayenin kahramanı oldu.
Lars Von Trier ile birçok filmde birlikte çalışan Udo Kier'in bu filmleri arasında Europa/Zentropa, Breaking The Waves, The Kingdom ve Dancer In The Dark bulunuyor… Bir çok oyuncu Lars Von Trier’le çalışmaktan yaka silkerken Udo Kier bu durumdan oldukça memnun.
Danimarkalı yönetmenin hiçbir filminde başrol oynamadı ancak neredeyse her filminde unutulması zor rolleri canlandırdı. “Lars’la çalışmanın zor olduğunu söyleyenleri anlamıyorum diyen Udo Kier, Onunlayken yapmanız gereken tek şey oynamak” diyecek kadar da tecrübeli bir oyuncu…
Türkiye’ye geldikten sonra yapılan benzetmeler yüzünden Atatürk’ü oynamayı çok istediğini söylüyor Udo Kier… Tüm çevresi O’nu eğlenceli ve canayakın biri olarak tanımlıyor. Bir Avrupalı olarak, Los Angeles'a yeni yerleştiğinde herkesin her şeye "Mükemmel, harika!" gibi tepkiler vermesinden oldukça rahatsız olmuş. "Eğer benim gibi biraz olsun mizah duygun varsa, bir süre sonra 'E iyi o zaman, görünürde her şey harika olsun bari,' diyerek işin içinden çıkabiliyorsun. Ama başta yadırgadım tabii." diyor..."
Mehmet Günsür ismiyle gündeme gelen Dehşet Gecesi adlı filmde öldürdüğü kurbanlarını klâsik sanatçıların en ünlü yapıtlarına öykünerek tasarladığı sanat eserleri gibi gören ve basın tarafından Picasso lakabı ile anılan bir katili canlandırıyor Udo Kier... Pars Kiraz Operasyonu'nda canlandırdığı mafya babası rolünden sonra katil olan Kier, bu kez oyunculuğuyla şaşırtıyor bizi... Biraz da senaryonun eksikliğinden kaynaklandığını düşündüren bir eksikliği var Picasso karakterinin...
Günlük hayatında da sadelik ve sakinlikten hoşlanan Udo Kier, “Meşhur vampir'in, orada gayet huzurlu bir yaşamı var.” dediği Los Angeles’ta yaşamaya devam ediyor.
Meraklısına
-Mobilya ve sanat eseri koleksiyonu yapıyor
-Köpekleri ile (üç adet) ilgileniyor
-Ve akşamları arkadaşlarına yemek yapmaktan çok hoşlanıyor.
- Bizi hep güldür Adam Sandler!
- Jack Nicholson: Beyazperdenin göz bebeği…
- Meryl Streep: Yaşayan bir Efsane
- Eddie Murphy Şimdi de bir uzay aracı...
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!
- En İyi Kadın Oyuncu: Marion Cotillard


Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...







Seanslar
Fragman

