Detroit’i terk ettiğim gün göz yaşlarına boğuldum
Sinema.com 14 Şubat 2003, Cuma 00:00
Kim Basinger’i, hamileliği nedeniyle sinemaya bir süre ara verdikten sonra, “En İyi Yarıdmcı Kadın Oyuncu” dalında Oscar kazandığı Curtis Hanson imzalı “Los Angeles Sırları”nda izlemiştik. Her ne kadar bu kez Oscar adayı olamasa da, Kim Baisinger "8 Mil"de yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Onu, uzun süredir göremiyorduk. Şimdi ise “ Los Angeles Sırları”nda ( L.A. Confidential) beraber çalıştığı yönetmenCurtis Hanson’ın yeni filmi “8 Mil” (8 Mile) ile karşımızda. Basinger, alıştığımız Hollywood yıldızlarından değil. Ancak filmden filme kamera karşısına geçiyor, bunun dışında medya kameralarından tamamıyla uzak. Kendine sakladığı özel hayatı ve son yıllardaki seçici tutumuyla gittikçe tutarlılaşan bir kariyeri var. Halen Alec Baldwin ile evli ve iki çocuk annesi. Aşağıda ABD’de yayınlanan Movieline dergisinde, aktris ile kariyeri hakkında yapılan bir söyleşiden ve BBC televizyonunun “8 Mil” filminden sonra aktrisle yaptığı söyleşiden derlediğimiz röportajı keyifle okuyacağınızı umuyoruz:.

Bebeğinizi dünyaya getirmek için bir süre kameralardan uzak kalmış ve sonrasında Curtis Hanson’ın “Los Angeles Sırları” filmi ile beyazperdeye geri dönerek En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ı kazanmıştınız. Şimdi yine bir süre ara verdikten sonra bir Hanson filmiyle sinemalardasınız. Hanson’ın özelliği ne?

“Los Angeles Sırları”nın senaryosunu ilk okuduğumda “Hayır, bunu yapmak istemiyorum.” diye düşünmüştüm. Nasıl bir şey olacağını kestiremiyordum. Jane Eyre gibi bir şey istiyordum. Projeleri seçerken en tehlikeli düşmanım olurum. Tanrı biliyor ki hayatımda çok kötü seçimler yaptım ve başkalarının yıldız olmasını sağlayan projeleri reddettim. (Gülüyor) Menajerimin tavsiyesiyle senaryoyu tekrar okudum ve ne demek istediğini anladım. Curtis Hanson ile buluştuğumuzda sinirliydim çünkü “Vahşi Nehir” ve “Beşikteki El” filmleriyle ilgili bazı sorunlarım vardı. Ama o, Veronica Lake karakteri olarak kimi istediğine karar vermişti. Bu benim için harika bir roldü çünkü o güne kadar hiç dramatik ve ciddi bir rolüm olmamıştı. “8 Mil”e gelince. Her ne kadar ilk bakışta zor bir film ve zor bi rol gibi gözükse de Hanson’la çalışmanın güvenini hissetmem işleri çok kolaylaştırdı. Stephanie çok kompleks bir karakter ve bu, sette sık sık korkmama, kendime güvenimi yitirmeme yol açtı; böyle anlarda ne büyük desteği hep Hanson’dan aldım ve o, bu tehlikeli işi büyük fırsata dönüştürmemi sağladı.

Eminem’in fazla aktörlük deneyimi olduğunu söylemek zor, siz ise çok deneyimli bir aktrissiniz. Eminem’le çalışmak nasıldı?

Eminem, ilk filmi olmasına rağmen gayet ‘cool’du. Senaryonun sertliğinden gelen bir gerginlik vardı, ama bu tüm oyuncularda vardı,işin zorluğundan kaynaklanıyordu. Eminem’in, özel olarak heyecanlı, telaşlı olduğunu söyleyemem; ondaki heyecan hepimizde vardı.

8 Mil’in hikâyesinde sizi etkileyen neydi?

Sanırım, filmin senaryosundaki, insan yaşamında iletişimin önemine yapılan vurgu. Böyle bir filmi, nedense, Curtis Hanson’dan daha iyi hiç kimsenin yapamayacağı konusunda senaryoyu okur okumaz kararımı vermiştim. Onun, ABD ve ABD’de yaşayanlar insanların, hatta genelde insanlığın doğasını avucunun içi gibi bildiğini düşünmüşümdür hep. Dolayısıyla, insanların neye ihtiyacı olduklarını ve ne görmek istediklerini de çok iyi tespit ediyor.

Hazır sizi yakalamışken biraz geçmişe uzanalım isterseniz. Altman’ın filmi Pret a Porter’da (Hazır Giyim) TV muhabiri Kitty Poter’ı canlandırmanın hayatınızda yaptığınız en dehşet verici şey olduğunu söylemiştiniz. Neden?

Senaryo yoktu. Ortada hiçbir şey yoktu. Altman bütün oyuncuları bir araya topladı ve aynen şöyle dedi: “Paris’teki şu moda defilelerine gideceğiz. Orada karakterinizi canlandırıyor olacaksınız ve tanıdığınız birine rastlarsanız bile bu karakterinizden dışarıya çıkmayacaksınız.” Geçmişte ben de moda dünyasının bir parçasıydım ve yanıma gelen insanlara hakaret etmenin dışında her şeyi yaptım. Üstüne üstlük spontane oynuyorduk. Altman birini görüyor ve gidip onunla söyleşi yapmamı istiyordu. O arkamızda durup kahkahalara boğulurken söyleşi şu ayaküstü sohbetlerden birine dönüşüyordu. Şimdi hepimiz işin nasıl sonuçlandığını biliyoruz. Film, duvara tosladı. “The Getaway” (Kaçış), sizi ne kadar hayal kırıklığına uğrattı? Gerçekten çok. Ama tanrı filmin ilk gösterime girdiği hafta sonunda bütün ülkeye kar yağdırmayı seçtiyse elimizden ne gelirdi ki? “The Getaway 2” için teklif aldık. Kaçış nereye mi? Tanrı bilir.

“Boxing Helena”da (Helana’yı Sarmak) oynamaktan vazgeçtiğiniz işçin aleyhinize dava açılmıştı. Bu tecrübeden ne öğrendiniz?

Şimdi ve o zaman bildiğim bir şeyi; bütün bunları okulda öğrenmeyeceğinizi. Her şeyden önemlisi, bu tür “kötü” tecrübeler insana daha güçlü olmayı öğretiyor. Artık hata yapmıyorum ve gereksiz hırslara da kapılmıyorum. Bütün bunlar yapma isteğimden kaynaklanmıştı. Elimi kontrol panelinden çekmeyi öğrendim.

Hiç hayatınızla ilgili kitap yazmayı düşündünüz mü?

Etrafımdaki herkes bana bu davayla ilgili bir kitap yazıp yazmayacağımı sordu. Ama neden böyle bir şey yapayım ki? Amerikan halkı mahkeme salonlarından bıkmış olmalı.

Kariyerinizden memnun musunuz?

Şu anda hayatta bulunduğum noktadan çok memnunum. Bayan hırs olmaktan vazgeçtim. İtiraf etmeliyim ki bir zamanlar hem haklı hem haksız sebeplerle çok hırslıydım. Aktris olmayı seviyorum. Sahip olmaktan çok mutlu olacağım şeylere sahibim.

Peki sözü “8 Mil”le bitirecek olursak, bu projede yer almanın sizin için anlamı neydi?

Detroit’i terk ettiğim gün göz yaşlarına boğuldum. Kendi kendime “Bu insanları gerçekten çok özleyeceğim. Birlikte gerçekten çok uzak diyarlara açıldık,” dedim. Ama şu da bir gerçek: Stephanie’yi hiç özlemeyeceğim.

Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
İkinci Nefes
Kimseye zarar vermeden gitmek en iyisi.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com