Yeryüzünün en seksi insanı (mı?)

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Kimilerine göre yaşayan en seksi erkek, kimilerince geç keşfedilmiş çok yetenekli bir aktör.. Bazılarına göre her ikisi de. Duygusal, esprili ve hafif alaycı ama her an bir şey yapabilecekmiş izlenimi veren imajıyla kadınları cezbettiği kesin. Televizyondan beyazperdeye, 40 yaşında uluslararası şöhreti yakalayan George Clooney yönetmenlik alanına da el attığı filmi “Tehlikeli Aklın İtirafları” ndan sonra şimdi de "Solaris" ile sinemalarımızda...
“Benim yalnız ve depresif bir insan olduğumu söylüyorlar. Hayır, ben çok mutluyum. Zaten beni nasıl tanıyabilirler ki? Sanırım bunu daha çok bilet satmak için yapıyorlar…”
Haftanın yedi günü çalışan George Clooney'in yorgunluktan gözleri kapanıyor. Kendisini üne kavuşturan “Acil Servis (ER)”te oyuncu olduğu dönemde çok yoğun çalışan Clooney, bunu diziyi çok başarılı bulduğu için değil, her gün işe gitmenin kendisini mutlu ettiği için yaptığını söylüyor. “Güzel Bir Gün”
deki rol arkadaşı Michelle Pfeiffer'ın “sinir bozucu bir ukala, ancak çok çekici bir erkek” olarak tanımladığı Clooney, geçtiğimiz yıl büyük medya şirketleriyle girdiği savaştan zaferle ayrıldı. İzinsiz olarak kaydedilen görüntülerinin çeşitli magazin programlarında kullanılmasına karşı çıkan Clooney, kendisiyle ilgili görüntülerin belirli bir ücret karşılığı yayınlanmasını istedi.
“Paparazzilerden nefret ediyorum”
“Eğer on yedi yaşında üç genç bir film setine girip kameraları, senaryoyu, kostümleri çalarlarsa hapse girerler. Ancak çalıştıkları televizyon şirketi, çalınan materyali kullanır. Ben bunun adil olmadığını düşünüyorum.” Magazin programı yapımcılarının kendilerine 'haberci' demelerine çok sinirlenen Clooney, bu insanlara en çok yakışan sıfatın ‘dedikoducu’ olduğunu söyleyince herkes başının medyayla belaya gireceğini düşünüyordu. Ancak beklenen olmadı ve kamuoyu Clooney'i destekledi, bunun en önemli sebebi de kuşkusuz her gün evlerinin oturma odalarına misafir olan bu yakışıklı ve kibar adamın rol aldığı yapımlardı. İnsanların televizyon ekranları aracılığıyla iletişim kurduğu bu yakışıklı adamın başına gelenler, içinde yaşadığımız söylenen küresel köy hakkında araştırma yapan sosyologlar için çok iyi bir kaynak olurdu herhalde…
“Pilot” dizilerin starı
George Clooney, eğlence dünyasına henüz beş yaşındayken girdi. Bir talk-show yapımcısı olan babasının “The Nick Clooney Show” isimli televizyon programında kameraların önüne geçen Clooney, yirmi bir yaşında oyunculukla ilgilenmeye başladı. Eğlence dünyasında çalışan bir ailenin çocuğu olmanın verdiği güvenle Los Angeles'a gitti ve bir reklam filminde rol aldı. Daha sonra “en iyi aktörlerin değil, kendisine en çok güvenen aktörlerin rol alabildiği”ni söylediği reklam sektöründen televizyon dizilerine hızlı bir geçiş yaptı. Amerikalıların yeni dizilerin ilk seyirci yoklamalarını yaptıkları ‘pilot’ bölümlerde ve daha geniş kitleye hitap eden popüler programlarda rol aldı.
“Acil Servis”e geçiş
"“Roseanne”de bir patronu, “Hayatın Gerçekleri”nde bir marangozu, “Sunset Beat”de ise bir dedektifi canlandıran Clooney'i ‘kimsenin tanımadığı yakışıklı adam’ konumundan ‘izleyicilerin sevgilisi’ pozisyonuna yükselten yapım ise ülkemizde de gösterilen “Acil Servis” oldu. “Ben 'Acil Servis' için savaştım. Gösterime gireceğini zannetmiyordum, çünkü daha önce rol aldığım bir çok pilot dizi devam etmemişti. 'Acil Servis'i istedim çünkü o hem Spielberg, hem de Crichton'du benim için. “Katil Domateslerin Dönüşü” gibi yapımlardan sonra çok önemli bir hamleydi. Seçilmesem bile, bu iki dev adamla çalışma fırsatı bulacaktım. 'Senaryoyu okuman gerekecek' dediler, ben de 'sevinirim' dedim. Salı akşamı, saat on civarlarıydı. En yakın arkadaşımı aradım ve 'kariyerim başladı' dedim. “Gösterilmeye başladığı andan itibaren inanılmaz izlenme oranlarına ulaşan “Acil Servis” kısa sürede televizyonların en çok izlenen dizisi konumuna ulaştı. Seyirciler, içinde drama, yakışıklı doktorlar ve ölüm olan diziyi o kadar benimsediler ki, herkes Clooney'in gerçekten doktor olduğunu düşünmeye başladı. “Diziye başladıktan sonra her türlü hastalığı tedavi edebileceğimi düşünmeye başladım. Çünkü operasyon sahnelerinden önce, bir tıp dersi kadar ayrıntılı olmasa da, doktorlardan çeşitli bilgiler alıyorduk.”
Tarantino'nun ağabeyi, vampir avcısı
Televizyona, daha doğrusu her türlü popüler kültüre olan ilgisiyle tanınan Quentin Tarantino'nun senaryosunu yazdığı “Günbatımından Şafağa”, George Clooney'in sinemaya geçiş yaptığı film oldu. Tarantino, Clooney'i ağabeyi rolü için seçerken, kuşkusuz ona minik bir saygı duruşunda bulunuyordu. Bu katıksız ‘gore’, ileride bir kült film olmak üzere sinema tarihine geçti ve Clooney'in Hollywood'daki prestijini arttırdı. Elinde bin bir türlü silahı, vampirlerle savaştığı “Günbatımından Şafağa”dan sonraki projesi de çok akıllıca seçilmişti.
Spielberg bağlantısı
“Güzel Bir Gün”, seyirciyi kolayca tavlayabilecek bir romantik komediydi, üstelik Michelle Pfeiffer gibi karizmatik bir oyuncuyla birlikte oynayacaktı. Beklenen oldu ve “Güzel Bir Gün” sezonun en hoş filmlerinden birisi haline geldi. Kariyerine başladığı günden beri kendisine olan saygısını sürekli belirttiği Steven Spielberg'ün prodüksiyon şirketi DreamWorks'ün büyük projelerinden “Barışçı”, Clooney'i A-listesine sokacak kadar büyük bir bütçeye sahipti. Nükleer başlık çalan teknoloji-korsanlarıyla mücadele eden bir albayı canlandırdığı film, DreamWorks için de, Clooney için de gerçek bir başarı oldu. Ancak bir sonraki filmi, seyircinin artık bıktığı bir serinin yeni bölümü olan “Batman ve Robin”, gişede büyük bir başarısızlığa uğramasa da, herkes tarafından nefret edilen bir yapım oldu.
Clooney: “Yeryüzünün en seksi insanı” mı?
“Barışçı”, “Batman ve Robin” gibi büyük bütçeli yapımlar sayesinde iyiden iyiye yükselişe geçen kariyerini Warner Bros.'la imzaladığı üç yıllık anlaşmayla güvenceye alan Clooney, aynı yıl layık görüldüğü “Yeryüzünün En Seksi İnsanı” ödülünü reddederek sert bir çıkış yaptı. Clint Eastwood, Harrison Ford gibi hem kadın hem de erkek izleyiciye hitap etmesini bilen George Clooney'i, Steven Soderbergh'in (“Sex,lies & videotape”, “Kafka”) Elmore Leonard (“Get Shorty”, “Jackie Brown”) uyarlaması “Out Of Sight”ta izledik. Kendisini en son yine bir Soderbergh filminde, “Ocean's Eleven”da izlemiştik. Hem Tarantino ve Soderbergh gibi bağımsızlarla, hem de büyük şirketlerle çalışmasıyla doksanlı yılların tipik stratejilerinden birisini izleyen Clooney'den çok menajerinin dehasına saygı duymak gerekiyor galiba.
Bu hafta Clooney’i başrollerden birinde izleyeceğimiz “Tehlikeli Aklın İtirafları”, Clooney’in hayranlığını sık sık belirttiği Spielberg’in izinden yürümeye niyetlendiğini gösteren bir film. Daha önce birkaç TV programının yanı sıra 2001 ve 2002 yıllarında “Rock Star”, “Insomnia”, “Welcome to Collinwood” ve “Far from Heaven” gibi önemli filmlerde yapımcı olarak yer alan Clooney, “Tehlikeli Aklın İtirafları”nda ilk kez yönetmenlik koltuğunu oturuyor. Şimdiye kadar yaptıklarına bakılırsa Clooney yeni yüzyılda menajerinin pençesinden kurtulup sazı kendi eline almaya kararlı görünüyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!
- En İyi Kadın Oyuncu: Marion Cotillard
- Daniel Day-Lewis: Her rolde ayrı bir kişilik
- Kim tutar Özgü'yü!
- Kendi ağzından: Nurgül Yeşilçay
- Claire Danes: Çalışkan, Üretken ve Çok Güzel...


Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.

Sadece güneşli günlerde yürürsen hedefe ulaşamazsın.










