"Sihirbaz"
Hiçbir şey göründüğü gibi değil...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Edward Norton, Paul Giamatti ve Jessica Biel'in yer aldığı oyuncu kadrosuyla dikkat çeken "Sihirbaz", 19. yüzyıl sonunda Viyana'da geçen sürükleyici bir iktidar ve aşk hikâyesini konu alıyor. Yönetmen Neil Burger, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bu hikâyeye yaklaşımıyla, filmini hayallerin ve gizemin meskeni haline getirmeyi amaçladığını söylüyor.
"Sihirbaz" bizi 19. yüzyıl sonu Viyanası'na götürüyor. Filmde, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada, bir sihirbaz ve bir polis müfettişinin, gerçekliğin bittiği ve sihrin başladığı yerde kaderlerine meydan okumalarını izliyoruz... Bu esnada, iktidar ve yolsuzluk, aşk ve sadakat, uyanıklık ve cinnet ve eninde sonunda, hayat ve ölüm arasındaki ince çizgi netliğini kaybetmesine tanıklık ediyoruz. Çarpıcı oyuncu kadrosu ve sürükleyici bir hikâye... Doğaüstü bir gizemle, aşk, politika ve sihri birleştiren "Sihirbaz"da iki önemli oyuncu, Edward Norton ve Paul Giamatti fikir savaşının ortasında birbirini kışkırtan iki adam olarak başrolü paylaşıyorlar. Norton, huşu içindeki seyircilerin önünde doğanın kanunlarını kendi iradesiyle dize getiren Eisenheim isimli gizemli bir sahne sihirbazını canlandırıyor. Yardımcı oyuncu Giamatti, sihre yer olmayan düzenli dünyasında kendini kanun bekçisi olarak gören, Viyana'nın kurnaz Baş Müfettişi Uhl karakterini oynuyor. Güzel yıldız Jessica Biel ise, kendisinin sahip olduğu esrarengiz sır perdelerini aralamaya tehlikeleri göze alarak çok yaklaşan Eisenheim'la karşılaştığında, geleceğinin amansız bir şekilde değiştiğini farkeden alımlı ve gizemli Sophie von Teschen rolünde yer alıyor. Eisenheim, Viyana'da muazzam sihirbazlıklarını sergilemeye başladığında, kendisinin dünya dışı güçlere sahip olduğu yolunda dedikodular insanlar arasında yayılmaya başlar. Hatta bu durum, Avrupa'nın en güçlü ve pragmatik adamı olan Prens Leopold'un (Rufus Sewell) kulağına kadar gider. Sihirbazlık denen şeyin aslında sahtekârlıktan başka bir şey olmadığına inanan Leopold, tüm foyasını ortaya çıkartmak için Eisenheim'ın gösterilerinden birine katılmaya karar verir. Nitekim, Prens'in güzel nişanlısı Sophie von Teschen, sahnedeki sihirbaza yardımcı olurken, Eisenheim ve Sophie birbirlerini çocukluktan tanıdıklarını fark ederler ve böylece sönmüş bir aşk yeniden alev alır. Eisenheim ve Leopold, Sophie'nin aşkını kazanmak için yarışırken, her ikisinin de ona sevgisini ispat etmek için her şeyi yapabilecekleri gayet aşikâr bir hal alır. Bu gizli aşk devam ederken, Leonard, Eisenheim'in halk arasındaki ününün giderek artmış olmasına rağmen, sihirbazın foyasını ortaya çıkartmak için Uhl'a görev vermiştir. Uhl, bildiğinden şaşmaz bir şekilde bu adamı ve arkasındaki hilekarlığı araştırmaya koyulmuşken, Eisenheim ise, o güne kadar yapılmamış en iyi gösterisini sergilemek için çalışmalarına devam eder. Pulitzer Ödüllü hikâyeden beyazperdeye... "Sihirbaz", Pulitzer Ödüllü yazar Steven Millhause'in 'Sihirbaz Eisenheim' isimli öyküsünden yola çıkarak yapılmış bir film. Neil Burger, Steven Millhause'in 'The Barnum Museum' kitabında yayınlanan öyküsünü ilk okuduğunda çok etkilenmiş; fakat öyküyü bir filme nasıl dönüştürmesi gerektiğinden pek emin değilmiş. Ancak bu kararsızlığı, fikrini yapımcılar Brian Koppelman ve David Levien ile paylaşıp onların da hikâyeyi sevdiklerini öğrendiğinde, küçük bir blöf yapmasına engel olmamış: "Onlara her zaman film yapmak istediğim bir hikâyeden bahsetmeye çalışıyordum ki her ikisi de sözümü 'yoksa bu Sihirbaz Eisenheim mı?' sorusunu sorarak kestiler. Öyküyü çok iyi biliyorlardı ve bunu beyazperdeye nasıl aktaracaklarından emin olmadıklarını itiraf etmişlerdi. Bir şekilde blöf yaptım ve onlara bunun nasıl yapılacağını bildiğimi söyledim." Koppelman ve Levien daha sonra öykünün haklarına sahip olmak için işe koyulmuşlar. David Levien bu süreci şöyle özetliyor: "Öykünün haklarını alabileceğimizi öğrendiğimizde çok sevinmiştik fakat kaybedilecek hiç zaman yoktu. Neil'i aradık ve ona bir iyi bir de kötü haberimiz olduğunu söyledik; iyi haber öykünün haklarını aldığımızdı ve kötü haberse senaryonun altı ay içerisinde yazılması gerektiğiydi." Yönetmen Burger için zor olan, öyküde güzel ve gizemli olanı korumak ve aynı zamanda dramatik bir bağlam yaratmak olmuş. Bu amacına ulaşabilmek için, hikâyede yeni karakterler yaratma yoluna gitmiş Burger: Prens Leopold ve nişanlısı Sophie von Teschen –ve orijinal hikâyede birkaç yerde bahsi geçen müfettiş Uhl'un rolünü oldukça genişletmiş. Burger hikâyeye yaptığı müdahalelere dair şunları söylüyor: "Sorun şuydu: Esrarengiz ve anlaşılması güç bir adam olan Eisenheim'ın hikâyesini nasıl anlatacaksınız? Hiçbir sır vermeden onun kafasının içine nasıl gireceksiniz? Bu soruların cevabını ararken, hikâyeyi Müfettiş Uhl'un bakış açısından anlatmaya karar verdim. Gördüğümüz her şey, Uhl'un şahit olduğu ya da ajanlarının anlattıklarından ibaret. Diğer zamanlarda, hikâye varsayımlara dayanıyor, yani olacak şeyleri düşünmesi ve aslında doğru olmayan şeyler... Fakat yine de anlatılanlar hep onun bakış açısından aktarılıyor. Müfettiş bir sonuca varmaya çalışırken, aslında bir efsane yaratıyor. Bu hikâyenin anlatımı kurnazca olmakla beraber, detaylı bir organizasyon prensibi içerisinde aktarılıyor." Hayallerin ve gizemin meskeni... Yönetmen Neil Burger filmin çetrefil olay örgüsünü oluşturabilmek için, sihir hakkındaki kapsamlı araştırmalarıyla beraber, olayın geçtiği mekânı, yani yüzyıl sonu Viyanası'nı da tam anlamıyla incelemiş: "Zamanın ayrılıkçı hareketi Hapsburgler'in yanı sıra, hem sihirbazların kendileri hem de sosyal dünyaları hakkında elime geçen hemen her şeyi okudum. Filmdeki sihirbazlık sahnelerinin tümü, zamanında yapılan gerçek sihirbazlıklara ve yarattığım karakterler de gerçek kişilere dayanmaktadır. Her şeyin inanılabilir, mümkün ve hilesiz olmasını istedim; çünkü hikâyenin kendisi gerçekliği ve sihri nasıl algıladığımızı inceliyor ve bu iki kavram arasındaki çizgiyi belirsizleştiriyor. Eğer bazı kati öğeleri abartmak, fantezileştirmek ya da esrarengizleştirmek niyetindeyseniz, bunun zamanında sağlam temellere dayandığından emin olmalısınız." Filmde, Sihirbaz Eisenheim'in gösterileri izleyicilerin doğal karşıladığı her şeyi sorguluyor; sihirbazlıkları doğanın ve evrenin kanunlarını altüst ediyor. Neil Burger, bunun filme nasıl yansıdığı konusunda görüşlerini şöyle ifade ediyor: "Açıklanamayacak, kavranamayacak ve her şey hakkındaki algılarınızı değiştirecek olaylarla karşı karşıya kaldığınızdaki an çok ilgimi çekiyor. Bu durumda, 'Sihirbaz'daki sihir, 'bunu nasıl başardı' sorusuyla ilgili değil, daha çok hiçbir şeyin göründüğü gibi olmamasıyla ilgili." Yönetmen Burger'in filmdeki ana niyeti mekânı zamanına uygun bir şekilde oluşturmak; ancak konuyu dönemsiz bir bakışla vermek olmuş. Bunu şöyle açıklıyor: "Döneme bağlı kalmayı istedim fakat tabii ki de kölesi olmayacaktım. Bu hikâye zamanın ahlâk ve gelenekleri hakkında değil; aksine, iktidar, algı, gerçeklik ve sihir hakkındaki konuları daha da genişletmeye çabalıyor." Burger filmle ilgili sözlerini şöyle sürdürüyor, "Öyküde şöyle bir ifade var, 'Sihirbazlık hileleri gibi, hikâyeler de, tarih bizim hayallerimize kifayetsiz kaldığı için yaratılmıştır.' Bu, genelde sinemanın sanat boyutunu ve özelde "Sihirbaz"ı anlatan bir cümle. Benim amacım, bu filmi hayallerin ve gizemin meskeni haline getirmekti." Henüz kariyerinin başında yer alan yönetmenin bu hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını görmek için, zengin bir oyuncu kadrosunu karşımıza getiren "Sihirbaz"ı izlemek gerekiyor...
Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Organize İşler
Herkes hak ettiğini mi yaşıyor süpermen? Bak şu ışıklara, bak şu ışıltıya, bak şu paranın insanı insan yaptığı yerlere… hepsi hak edilerek mi kazanılmış ve yaşanıyor? Uyan süpermen, daha uçucan!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com