Keira Knightley: "Korsan kız olmak da, hanımefendi olmak da gayet iyi..."

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Keira Knightley, genç yaşta yıldızının hızla parlamasını sağlayan "Karayip Korsanları" serisine çok şey borçlu. İlk film "Siyah İnci'nin Laneti"nde rol aldıktan sonra şöhret basamaklarını hızla tırmanan, hatta "Aşk ve Gurur" filmiyle Oscar adaylığı bile alan aktris, bu söyleşiden anlaşılacağı gibi, "Karayip Korsanları" serisinin bir parçası olmaktan fazlasıyla memnun...
2003 yılında hem eleştirmenlerin beğenisini kazanan, hem de gişe zaferine ulaşan ilk "Karayip Korsanları" filmi, başrollerde oynayan üç oyuncuya da uğur getirmişti. Ancak içlerinden birisi için film büyük bir şans demekti. Vali'nin güzel kızı Elizabeth Swann rolünü üstlenen Keira Knightley bu filmle kariyerine muhteşem bir ivme kazandırdı ve birdenbire yıldızı parladı. Hollywood'daki Universal Stüdyoları'nda "Karayip Korsanları"nın ikinci ve üçüncü filmlerinin birlikte gerçekleştirilen çekimlerinin arasında gerçekleştirilen aşağıdaki söyleşi, Knightley'nin iki film arasındaki kafa karışıklığından da izler taşıyor. İki filmin aynı anda çekiliyor olmasının kafa karıştırıcı olup olmaadığı sorulduğunda şunları söylemiş güzel yıldız: "Kesinlikle kafa karıştırıcı. 3 numaranın sonuna yaklaştığınız bir anda ansızın geri dönüp de 2 numarayı kafanızda canlandırabilmek epeyce zor oluyor. Bu karmaşanın içinden çıkabilmek için çareyi, sanki iki ayrı film gibi değil de, tek bir tane uzun filmin bölümleri gibi düşünmekte buldum. Buna rağmen her şeyin bana oldukça tuhaf geldiğini kabul etmeliyim."
Şu anda 21 yaşında olan Keira Knightley, genç yaşına rağmen Hollywood'un önde gelen başrol kadın oyuncuları arasında kendisine önemli yer edinmeyi başardı. Aşağıdaki sorulara verdiği yanıtlar, geldiği yerin farkında olduğunu gösteriyor.
İlk filmle kıyaslayacak olursak, "Pirates 2" ve "Pirates 3"te çalışmak nasıldı?
Aslında oldukça tuhaf, çünkü tam olarak hangi tarihte başladığımızı bile hatırlayamıyorum. Sanırım şubat ayında başladık. Son iki yılda sanki başka hiçbir şey olmamış ve sadece "Pirates of the Caribbean"da çalışmışız gibi hissediyorum. Ancak her şey harikaydı. Uzun soluklu bir maraton gibiydi. Dediğim gibi şubat ayında başladık, bir buçuk ay kadar ara verdikten sonra 2006 yılının şubat veya mart ayına kadar sürekli çalıştık. Daha önce bu kadar uzun soluklu bir projede hiç çalışmadığım için her şey bana çok farklı geldi. Rol arkadaşlarım ve setteki herkes mükemmel olduğu için son derece keyifli ve eğlenceli bir çalışma yaptık.
Yeni filme başlarken neler hissettiniz?
İlkinde olduğu gibi fantastik setler vardı. Birkaç ilaveyle aynı teknik ekip, aynı oyuncu kadrosu, aynı yönetmen, aynı senaryo yazarları, aynı yapımcılarla çalıştık. Bu yüzden sanki ilk filmi hiç bitirmeden ikincisine devam ediyormuşuz gibi hissettim.
Rolünüze hazırlanırken eğitim aldınız mı?
Şu sıralarda stüdyoda büyük bir dövüş sahnesi çekiliyor. Şu anda çalışmıyor oluşumun sebeplerinden birisi de o sahnede yer almıyor oluşum... Ancak ben de birçok dövüş sahnesinde boy gösterdim. Filmin çekimlerinin başlangıcında birkaç haftalık eğitim aldım. Bize bu eğitimi veren dublörlerin çoğuyla ilk filmden tanıştığımız için oldukça kısa sürdü.
Senaryoya dövüş sahneleri konulması için ısrar ettiniz mi?
Hayır ısrar etmedim. Aslında biz oyuncular için ısrar etmek diye birşey sözkonusu değildir. Ancak rica edebiliriz. Evet, böyle bir ricada bulundum. Birinci filmi çektiğimiz günlerde portresini çizeceğim karakter için neler istediğimi sormuşlardı. Ben de "Kılıç istiyorum" dediğim halde bana kılıç verilmedi. Bu filmde ise iki tane birden verdiler ki, gerçekten çok şanslıyım.
Bu filmde ne tip kostümler giyiyorsunuz? Korselere geri mi döndünüz?
Şu sıralarda "Pirates 3"ü çekiyoruz. Bu üçüncü filmde oryantal tipte bir kızı oynadığım için ilk defa bacaklarım ortaya çıkmış oldu. Aslında böyle olmasından memnunum. Öylesine inanılmaz bir sıcak var ki, diğer aktörler korsan kıyafeti içerisindeyken onlara kıyasla daha hafif ve açık giysilerle dolaşmak hoşuma gidiyor. Kalan zamanlarda ise korseler yerine korsan kız kıyafeti içindeyim.
"Pirates 2" ve "Pirates 3"ü aynı anda çekiyorsunuz. Kafanız karışmıyor mu?
Büyük oranda evet. Bir buçuk aylık arayı vermeden önce sadece ikinciyi çekiyorduk. Aslında o günlerde üçüncü için hiçbir şey yapmıyordum ve bu çok iyiydi. Şu anda üçüncüyü yapıyoruz. Sonra yeniden ikiye döneceğiz. Bu durumun oldukça kafa karıştırıcı olduğunu söyleyebilirim. İkisini birbirinden ayırmaya çalışmak bazen kafa karıştırabiliyor. Ancak bu bölümleri dilimler halinde yapıyoruz. İkinciden bir gün, üçüncüden bir gün şeklinde değil yani... Son üç hafta içerisinde sadece 3 numara üzerinde çalıştık. Önümüzdeki ay ise Bahama'ya giderek 2 numaraya dönmüş olacağız. Ardından tekrar 3 numaraya geçilecek. Kısacası durum o kadar da berbat değil...
Ancak şu da var ki, 3 numaranın sonuna yaklaştığınız bir anda ansızın geri dönüp de 2 numarayı kafanızda canlandırabilmek epeyce zor oluyor. Bu karmaşanın içinden çıkabilmek için çareyi, sanki iki ayrı film gibi değil de, tek bir tane uzun filmin bölümleri gibi düşünmekte buldum. Buna rağmen her şeyin bana oldukça tuhaf geldiğini kabul etmeliyim.
Çekimlerin Karayiplerde yapılması hoşunuza gidiyor mu? Yoksa burada, Los Angeles'te olmayı mı tercih ederdiniz?
Açıkçası burada, Los Angeles'ta olmayı tercih ederim. Çok güzel yerlere gidiyoruz. Kimi zaman da pek o kadar güzel olmayan yerlerde bulunuyoruz. Özellikle de turistik adalara gittiğimizi düşünecek olursak, Karayiplerdeki çekimlerin oldukça keyifli olduğunu söyleyebilirim.
Ancak şöyle de bir gerçek var: İlk birkaç hafta içerisinde, "Oh, plajlar, deniz, her şey çok güzel" diye büyüsüne kapılıyorsunuz. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra düşünceniz değişiyor. "Peki tamam, plajları gördüm, denize girdim, yanımda getirdiğim tüm kitapları okudum. Başka yapacak şey yok mu?" diye yakınma dönemi geliyor. Karayip Adaları doğa harikası çok güzel yerler olabilir ama açıkçası Los Angeles'ı tercih ederim. Ben bir kent kızıyım.
Bildiğiniz gibi ilk "Pirates" filmi dünya çapında büyük bir hit oldu. Devamında oynarken ilkine uyum sağlamak gerektiğini mi düşündünüz, yoksa ondan daha iyisini yapma baskısı mı hissettiniz?
İlk filmin çok sevilmesi sebebiyle oyuncular ve yönetmen üzerinde belli miktarda baskı oluştuğunu düşünüyorum. Böyle bir durumda insan mümkün olduğu kadar iyisini yapmak istiyor. Ancak sanırım bu durum her film için geçerli... Bence en güzeli de, "Pirates"i çevreleyen heyecan ve beklenti düzeyinin çok yüksek olmasıydı. Normalde bir filmin gösterime girişine kadar heyecan bu derece yüksek olmaz. İnsanların gidip izleyeceği, yeni bölümde neler olduğunu görmek isteyeceği bir filmin parçası olmak çok güzeldi.
Peki, bir devam filminde oynamak, kendi beklenti düzeyinizi de artırmadı mı?
Kesinlikle evet. Öyle filmler vardır ki, sayfa üzerinde senaryosunu okursunuz ve ekrana nasıl yansıyacağını aklınızda canlandıramazsınız. Bu serinin ilk filminde de böyle bir durum vardı. Nasıl birşeye benzeyeceğini hiçbirimiz bilemiyorduk. İşin ilginç yanı, bu yeni bölüme başlarken de aynı duyguları hissettik. Senaryoyu okuyup beğendiğimiz halde filmin bitmiş halinin nasıl olacağını hayal edemedik. Şu anda bile tam olarak bilemiyorum. Filmin bitmiş şeklini henüz görmedim ama çekimler sırasında yaptıklarıma bakarak gerçekten çok iyi bir film olacağını hissediyorum. Ortalıkta çok sayıda korsan öyküsü varken biz en iyisini bulmayı başardık. Herşey heyecan vericiydi ama filmin bitmiş halinin nasıl olacağını şu an için bilemiyorum.
"Pirates" sonrası için herhangi bir planınız var mı?
Durun bakalım, ikincisi bitti ama daha 3. filmin yarısına bile gelmedik. Henüz ben bu filmin bittiğini bile aklıma getiremiyorum. Henüz yolun yarısındayız. Birkaç senaryo taslağı okumaya başladım ama kafamı henüz onlara odaklayamıyorum. Kısacası hiçbir ipucu yok henüz...
İlk filmle kıyaslayacak olursak, "Pirates 2" ve "Pirates 3"te çalışmak nasıldı?
Aslında oldukça tuhaf, çünkü tam olarak hangi tarihte başladığımızı bile hatırlayamıyorum. Sanırım şubat ayında başladık. Son iki yılda sanki başka hiçbir şey olmamış ve sadece "Pirates of the Caribbean"da çalışmışız gibi hissediyorum. Ancak her şey harikaydı. Uzun soluklu bir maraton gibiydi. Dediğim gibi şubat ayında başladık, bir buçuk ay kadar ara verdikten sonra 2006 yılının şubat veya mart ayına kadar sürekli çalıştık. Daha önce bu kadar uzun soluklu bir projede hiç çalışmadığım için her şey bana çok farklı geldi. Rol arkadaşlarım ve setteki herkes mükemmel olduğu için son derece keyifli ve eğlenceli bir çalışma yaptık.
Yeni filme başlarken neler hissettiniz?
İlkinde olduğu gibi fantastik setler vardı. Birkaç ilaveyle aynı teknik ekip, aynı oyuncu kadrosu, aynı yönetmen, aynı senaryo yazarları, aynı yapımcılarla çalıştık. Bu yüzden sanki ilk filmi hiç bitirmeden ikincisine devam ediyormuşuz gibi hissettim.
Rolünüze hazırlanırken eğitim aldınız mı?
Şu sıralarda stüdyoda büyük bir dövüş sahnesi çekiliyor. Şu anda çalışmıyor oluşumun sebeplerinden birisi de o sahnede yer almıyor oluşum... Ancak ben de birçok dövüş sahnesinde boy gösterdim. Filmin çekimlerinin başlangıcında birkaç haftalık eğitim aldım. Bize bu eğitimi veren dublörlerin çoğuyla ilk filmden tanıştığımız için oldukça kısa sürdü.
Senaryoya dövüş sahneleri konulması için ısrar ettiniz mi?
Hayır ısrar etmedim. Aslında biz oyuncular için ısrar etmek diye birşey sözkonusu değildir. Ancak rica edebiliriz. Evet, böyle bir ricada bulundum. Birinci filmi çektiğimiz günlerde portresini çizeceğim karakter için neler istediğimi sormuşlardı. Ben de "Kılıç istiyorum" dediğim halde bana kılıç verilmedi. Bu filmde ise iki tane birden verdiler ki, gerçekten çok şanslıyım.
Bu filmde ne tip kostümler giyiyorsunuz? Korselere geri mi döndünüz?
Şu sıralarda "Pirates 3"ü çekiyoruz. Bu üçüncü filmde oryantal tipte bir kızı oynadığım için ilk defa bacaklarım ortaya çıkmış oldu. Aslında böyle olmasından memnunum. Öylesine inanılmaz bir sıcak var ki, diğer aktörler korsan kıyafeti içerisindeyken onlara kıyasla daha hafif ve açık giysilerle dolaşmak hoşuma gidiyor. Kalan zamanlarda ise korseler yerine korsan kız kıyafeti içindeyim.
"Pirates 2" ve "Pirates 3"ü aynı anda çekiyorsunuz. Kafanız karışmıyor mu?
Büyük oranda evet. Bir buçuk aylık arayı vermeden önce sadece ikinciyi çekiyorduk. Aslında o günlerde üçüncü için hiçbir şey yapmıyordum ve bu çok iyiydi. Şu anda üçüncüyü yapıyoruz. Sonra yeniden ikiye döneceğiz. Bu durumun oldukça kafa karıştırıcı olduğunu söyleyebilirim. İkisini birbirinden ayırmaya çalışmak bazen kafa karıştırabiliyor. Ancak bu bölümleri dilimler halinde yapıyoruz. İkinciden bir gün, üçüncüden bir gün şeklinde değil yani... Son üç hafta içerisinde sadece 3 numara üzerinde çalıştık. Önümüzdeki ay ise Bahama'ya giderek 2 numaraya dönmüş olacağız. Ardından tekrar 3 numaraya geçilecek. Kısacası durum o kadar da berbat değil...
Ancak şu da var ki, 3 numaranın sonuna yaklaştığınız bir anda ansızın geri dönüp de 2 numarayı kafanızda canlandırabilmek epeyce zor oluyor. Bu karmaşanın içinden çıkabilmek için çareyi, sanki iki ayrı film gibi değil de, tek bir tane uzun filmin bölümleri gibi düşünmekte buldum. Buna rağmen her şeyin bana oldukça tuhaf geldiğini kabul etmeliyim.
Çekimlerin Karayiplerde yapılması hoşunuza gidiyor mu? Yoksa burada, Los Angeles'te olmayı mı tercih ederdiniz?
Açıkçası burada, Los Angeles'ta olmayı tercih ederim. Çok güzel yerlere gidiyoruz. Kimi zaman da pek o kadar güzel olmayan yerlerde bulunuyoruz. Özellikle de turistik adalara gittiğimizi düşünecek olursak, Karayiplerdeki çekimlerin oldukça keyifli olduğunu söyleyebilirim.
Ancak şöyle de bir gerçek var: İlk birkaç hafta içerisinde, "Oh, plajlar, deniz, her şey çok güzel" diye büyüsüne kapılıyorsunuz. Aradan birkaç hafta geçtikten sonra düşünceniz değişiyor. "Peki tamam, plajları gördüm, denize girdim, yanımda getirdiğim tüm kitapları okudum. Başka yapacak şey yok mu?" diye yakınma dönemi geliyor. Karayip Adaları doğa harikası çok güzel yerler olabilir ama açıkçası Los Angeles'ı tercih ederim. Ben bir kent kızıyım.
Bildiğiniz gibi ilk "Pirates" filmi dünya çapında büyük bir hit oldu. Devamında oynarken ilkine uyum sağlamak gerektiğini mi düşündünüz, yoksa ondan daha iyisini yapma baskısı mı hissettiniz?
İlk filmin çok sevilmesi sebebiyle oyuncular ve yönetmen üzerinde belli miktarda baskı oluştuğunu düşünüyorum. Böyle bir durumda insan mümkün olduğu kadar iyisini yapmak istiyor. Ancak sanırım bu durum her film için geçerli... Bence en güzeli de, "Pirates"i çevreleyen heyecan ve beklenti düzeyinin çok yüksek olmasıydı. Normalde bir filmin gösterime girişine kadar heyecan bu derece yüksek olmaz. İnsanların gidip izleyeceği, yeni bölümde neler olduğunu görmek isteyeceği bir filmin parçası olmak çok güzeldi.
Peki, bir devam filminde oynamak, kendi beklenti düzeyinizi de artırmadı mı?
Kesinlikle evet. Öyle filmler vardır ki, sayfa üzerinde senaryosunu okursunuz ve ekrana nasıl yansıyacağını aklınızda canlandıramazsınız. Bu serinin ilk filminde de böyle bir durum vardı. Nasıl birşeye benzeyeceğini hiçbirimiz bilemiyorduk. İşin ilginç yanı, bu yeni bölüme başlarken de aynı duyguları hissettik. Senaryoyu okuyup beğendiğimiz halde filmin bitmiş halinin nasıl olacağını hayal edemedik. Şu anda bile tam olarak bilemiyorum. Filmin bitmiş şeklini henüz görmedim ama çekimler sırasında yaptıklarıma bakarak gerçekten çok iyi bir film olacağını hissediyorum. Ortalıkta çok sayıda korsan öyküsü varken biz en iyisini bulmayı başardık. Herşey heyecan vericiydi ama filmin bitmiş halinin nasıl olacağını şu an için bilemiyorum.
"Pirates" sonrası için herhangi bir planınız var mı?
Durun bakalım, ikincisi bitti ama daha 3. filmin yarısına bile gelmedik. Henüz ben bu filmin bittiğini bile aklıma getiremiyorum. Henüz yolun yarısındayız. Birkaç senaryo taslağı okumaya başladım ama kafamı henüz onlara odaklayamıyorum. Kısacası hiçbir ipucu yok henüz...Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
- Penelo Cruz: İspanyol esintisi...
- Bizi hep güldür Adam Sandler!
- Jack Nicholson: Beyazperdenin göz bebeği…
- Meryl Streep: Yaşayan bir Efsane
- Eddie Murphy Şimdi de bir uzay aracı...
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!


Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.

Lagerfeld Sırları
Ciddi olmak gerekir ama bunu başkalarına anlatmanıza gerek yok.
Ciddi olmak gerekir ama bunu başkalarına anlatmanıza gerek yok.








Seanslar
Fragman

