"Yeni Dünya"
Amerika'nın yeniden keşfi
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Bugüne dek sadece üç uzun metrajlı film çekmesine rağmen, adını efsanevi yönetmenler arasına yazdıran Terrence Malick, yeni filmi "Yeni Dünya: Amerika'nın Keşfi"nde 17. yüzyılı başlarına gidiyor ve Amerika'nın kuruluş öyküsünü, hiç anlatılmayan bir yanıyla beyazperdeye taşıyor. Amerika'yı yeniden keşfetmek isteyenler bu filmi kaçırmasın...
"Yeni Dünya: Amerika'nın Keşfi" ("The New World") 1607'de Jamestown kasabasının kuruluşu sırasında İngilizler ile Kızılderililerin karşılaşması döneminde geçen bir epik drama. John Smith ve Pocahontas efsanesinden esinlenen efsanevi yönetmen Terrence Malick bu klasik hikâyeyi aşk, kayıp ve keşfin derin bir incelemesine, bir zamanlarki Amerika'nın kutlamasına ve sonradan alacağı hâlin bir ağıtına dönüştürmüş. Büyük bir yerli medeniyetin yaşadığı, dramatik ve tarihi açıdan zengin bu bakir cennet bahçesi fonunda, Malick, iki güçlü iradeli karakterin dramatik hikâyesini anlatıyor: Tutkulu ve asil bir genç Kızılderili kadın ile hırslı bir paralı askerin, toplumsal görevlerin yadsınamaz gereklilikleriyle yüreğin kaçışı mümkün olmayan istekleri arasında sıkışıp kalan iki insanın hikâyesini. Amerika'nın en güçlü efsanesi... 17. yüzyılın başlarında, Kuzey Amerika ondan önceki son beş bin yıldır olduğu gibi, karmaşık bir kabile ağını barındıran, uçsuz bucaksız bir doğal yaşam ortamıdır. Bu topluluklar çevreleriyle büyük bir uyum içinde yaşıyor olsalar da, aralarındaki ilişki biraz daha huzursuzdur. Bu dengenin bozulması için gereken tek şey dışarıdan gelen davetsiz misafirlerdir. 1607 yılının bir Nisan gününde, 103 kişi taşıyan üç küçük gemi, ada İngiltere'sindeki evlerinden hayal bile edemeyecekleri uzaklıkta, okyanusun dört bin kilometre ötesindeki bu kıtaya doğru yola çıkarlar. Sponsorları olan kraliyet firması Virginia Company adına, Yeni Dünya olarak gördükleri yerin kıyı şeridinde kültürel, dinsel ve ekonomik bir bağlantı noktası kurmak amacındadırlar. Küçük filonun başını çeken yelkenlinin adı Susan Constant'tır. Geminin güvertesinde ise itaatkârsızlık suçuyla idama mahkum edilmiş olan asi ruhlu John Smith (Colin Farrell) de bulunmaktadır. Avrupa'da sayısız savaşa katılan Smith bir paralı asker, bir kader savaşçısıdır, ama kader pek çok kez ona sırtını dönmüştür. Yine de, boynu kendi insanları tarafından kırılamayacak kadar yetenekli ve popüler biridir ve bu yüzden, Susan Constant'ın demir atmasından kısa bir süre sonra Kaptan Christopher Newport (Christopher Plummer) tarafından serbest bırakılır. Kaptan Newport bu yabancı ve vahşi topraklarda hayatta kalmak için becerikli her adamın, özellikle de Smith'in desteğine çok ihtiyaçları vardır. O zamanlar fark etmeseler de, Newport ve İngiliz yolcuları güçlü kabile reisi Powhatan'ın (August Schellenberg) yönettiği gelişmiş bir Kızılderili kabilesi imparatorluğunun ortasına düşmüşlerdir. Koloniciler için, burası yeni bir dünya olabilir, ama Powhatan ve halkı için, eski ve tek bildikleri dünyadır. Yabancı topraklarda birer yabancı olan İngilizler daha en başından itibaren, kendilerini korumaktan acizdirler -ya da, bazı durumlarda buna inatla direnmektedirler. Yerel kabilelerden yardım istemeye giden Smith, bir insandan çok orman perisini andıran bir genç kadına rastlar. Ailesi ve arkadaşlarının sevgiyle "Pocahontas" —yani "oyuncu"— adını verdikleri bu inatçı ve tez canlı genç kadın Powhatan çocuklarının sevgilisidir. Çok geçmeden Smith ile Pocahontas (ilk kez bir sinema filminde rol alan Q'Orianka Kilcher) arasında öylesine güçlü bir bağ oluşur ki ilişkileri arkadaşlık ve aşkın bile ötesine geçer, ve nihayetinde Amerika'nın son 400 yıla damgasını vuran, en güçlü efsanesi olur. Amerika'yı keşfedilmeden önce keşfetmiş, 15.000 yıldır Virginia'da yaşayan yerli insanlar ve kültürlerinin ve özellikle de Kaptan John Smith ve güçlü Kızılderili Reisi Powhatan'ın kızı Pocahontas arasındaki ilişkinin hikâyesi ilk olarak yirmi yılı aşkın bir süre önce Terrence Malick'in ilgisini çekti. Ancak uzun aralarla film çeken, her hikâyeyi zihninde iyice olgunlaştıran Malick, tüm çalışmalarında olduğu gibi, "Yeni Dünya"da da basit yerli hikâyesinden çok daha fazlasını ele aldı. Filmin yapımcısı Sarah Green bu konuda şunları söylüyor: "Biz Amerikalıların hikâyesini, kusurlarını, iyi yönlerini, erdemlerini ve gittikçe büyüyen farkına varışımızın hikâyesini, en basit bir öğeyle dokuyor: Bizi insan yapan sevgiyle. Bu, insanların birbirine ihanet ettiği, hatalarını düzeltmeye çalıştığı, tekrar ihanet ettiği, ve sonunda pek çok doğru olduğunu, ve sadece kendi başınıza yaşayabileceğinizi anlatan bir öykü. Tam anlamıyla kahramanlar ya da kötü adamlar yok. Bazılarına daha fazla olmak üzere, her karaktere anlayış gösteriyorsunuz; ve yine bazılarının daha çok olmak üzere, her karakterin kusurları var." Kızılderililer'in kutsadığı film "Yeni Dünya"nın oyuncu kadrosu büyük çeşitlilik gösteriyor. Virginia Kızılderilileri'nin de yer aldığı oyuncu kadrosuna ABD'nin dört bir yanından Kiowa, Seminole, Lakota ve Pawnee temsilcilerinin yanı sıra, Powhatan imparatorluğunun soyundan gelen Chickahominy, Pamunkey, Rappahannock ve Yukarı Mattaponi kabile üyeleri bulunuyor. "Yeni Dünya"ya olağanüstü katkı sağlayanlar arasında Esas Savaşçılar'ı oluşturan 17 genç adam başta geliyor. Bu genç oyuncular o dönemin Algonkin Kızılderililerini yansıtmak için gerekli becerileri elde etmek amacıyla eğitim almışlar. Kuzey Amerika'nın dört bir yanından, farklı kabilelerden gelen bu yetenekli grup, dans, savaş ve inanılmaz bir fiziksel güç gerektiren şarkı söyleme yeteneklerini sergiliyorlar. Aktör/koreograf Raoul Trujillo oyuncu seçimiyle ilgili şunları söylüyor: "Esas gruptan 10 kişiyi seçmeme olanak verildi. Ben de hepsi dansçı olan bir grup seçtim. Aralarında her tür dansçı vardı ve hepsi de çok atletikti. Bir araya getirildiklerinde grup içerisinde ruhani bir hava yaratacaklarını bilecek kadar iyi tanıyordum onları. Hepimiz Powhatan insanlarını en iyi biçimde ve sorumlulukla yansıtmayı bir görev bildik." Tarihi doğruluğa verilen önem filmde kullanılan bölgesel dile de yansımış. Yapım ekibi, bir Algonkin dil uzmanı olan Blair Rudes'a bu dili Virginia Kızılderililerini canlandıran tüm oyunculara öğretme ve Malick'in senaryosunun büyük kısmını İngilizce'den Algonkin diline çevirme görevini vermişler. Bunun sonucu olarak, 1780'den beri kullanılmayan bu dil filmde tekrar konuşulan bir dil olarak duyulur hale gelmiş. Daha en başından "Yeni Dünya"nın Kızılderilileri Hollywood filmlerinde sıklıkla görülenden daha doğru bir şekilde yansıtmayı prensip edinen yapımcılar işi, çekimlere başlamadan önce filmi kutsaması için Chickahominy Kabilesi'nden Şef Stephen Adkins'e başvurmaya kadar götürmüşler. Bu hummalı çalışma sonunda, Kızılderili toplumlarının bir çoğu "Yeni Dünya"nın kültürleri hakkındaki bazı yanlış anlaşmaları hafifleteceğini umuyorlar. Şef Adkins, bu konudaki görüşünü şöyle dile getirmiş: "Sanırım dünyanın bizim kim olduğumuzu öğrenme vakti geldi; ve umuyorum ki 'Yeni Dünya' bu hikâyeyi anlatmamıza olanak tanıyacak. İnanıyorum ki bu filmi yapan insanlarla yaptığımız fikir alış verişi, Virginia Kızılderililerini çevreleyen mitleri yok edecektir. Yapımcılarla ilk toplantımızda, onlara oldukça keskin sorular sorduk ve konuları yuvarlamaya çalışmadılar. Tarihi bir kurgu olmasına karşın, bu filmin atalarımın bildiği ve keyif aldığı yaşamı yansıtacağına inanıyorum. İnsanlarımın karşılaştığı bazı haksızlıkları, ve bugün hâlâ var olduğumuzu… düşmanlıkları yendiğimizi… daha güçlü olduğumuzu, hâlâ kültürümüze bağlı olduğumuzu ve bunun sonsuza dek süreceğini dünyaya iletmesini umuyorum." Filmin yapımcısı Sarah Green'in şu sözleri de Şef Adkins'i destekler nitelikte: "'Yeni Dünya'yı yorumlamanın pek çok yolu olacak. Bu başlığın sadece İngiliz kolonicilerin 'keşfettikleri' Amerika'ya verdikleri adı simgelediğini sanmıyorum. Üzerinde durduğumuz düşüncelerden biri, Amerika'nın gerçek amacından ve esas yörüngesinden ne kadar saparsa sapsın, gerçek Amerika'nın hâlâ keşfedilmeyi, hâlâ bizi beklediğiydi." Filmin tüm bu amaçları gerçekleştirip gerçekleştiremediğini bilmeinin tek yolu, yaşayan en önemli yönetmenlerden birinin elinden çıkmış bu filmi izlemekten geçiyor. "Yeni Dünya", sadece bu haftanın değil, bu yılın kaçırılmaması gereken filmlerinden... (Filmin basın bülteninden derlenmiştir.)
Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Çocuklar için yapılacak en güzel şey onları sevmektir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com