Jodie Foster Güçlü erkekler dünyasında bir kadın...
Sinema.com 8 Ekim 2007, Pazartesi 00:00
İçerideki Yabancı adlı filmde kendisinin ağır yaralanmasına,sevgilisinin ise ölümüne neden olan saldırının sorumlularını bulmak için yola çıkan Erica’yı canlandıran Foster, kendine hayran bırakıyor. Henüz 30'una gelmeden iki Oscar sahibi olan aktrisin başarılı kariyerine göz atıyoruz...

1962 Los Angeles doğumlu, gerçek adı Alicia Christian Foster olan, (bilinen adıyla) Jodie Foster'ın hayatı da parlak filmlerle dolu kariyeri kadar ışıltılı. 3 yaşında okumayı söken ve 14 yaşına geldiğinde akıcı bir Fransızca'ya sahip olan Foster, henüz 4 yaşlarındayken oynadığı ilk reklam filmi sayesinde ekranla tanıştı. 

Sevecen bir ifadeye sahip olması, yapımcıların dikkatlerini ziyadesiyle çekmiş olacak ki, 8 yaşına kadar olan süreçte 40'tan fazla reklam filminde oynadı. Bu sayede annesinin hamileliği sırasında kendilerini terk etmiş olan babasından yoksun olan, anne ve 3 çocuktan kurulu ailenin en çok para kazanan ferdi oldu.

Foster, ileride, cinsel tercihini kadınlardan yana kullanacak ve sunni döllenme yoluyla babasını asla açıklamadığı iki çocuğun sahibi olacaktı. 10 yaşına geldiğinde, 1972 yapımı "Napoleon and Samantha" adlı film ile sinemaya ilk adımını attı.

Bir yıl sonra "Tom Sawyer"da oynadığı rolüyle, TV filmlerinin de katkısıyla beyazperdedeki ısınma turunu tamamladı. Oldukça zeki bir genç kız olan Jodie, okulla birlikte yürüttüğü sinema kariyerinin dönüm noktalarından birini 1976 yılında yaşadı. O sene henüz 14 yaşında olan oyuncu, usta yönetmen Martin Scorsese'nin yönettiği unutulmaz klasik "Taksi Şoförü"nde ("Taxi Driver") küçük fahişe performansıyla Oscar'a aday gösterildi.

Öğrenciliği nedeniyle ikinci planda kalan sinema kariyerinde, 1985 yılında Yale Üniversitesi'nden dereceyle mezun olduğu döneme kadar vasatı aşamayan filmler oldu. Başarıyla geçen öğrenimini edebiyat alanındaki ihtisas dereceleriyle süsledi.

1988 yılına gelindiğinde Foster için bir dönüm noktası daha gerçekleşti. Jonathan Kaplan'ın yönettiği "Sanık" ("The Accused") filminde sergilediği tecavüze uğrayan kurban rolündeki başarılı performansıyla ilk Oscar'ını kucakladı.

Hemen üç yıl sonra da unutulmaz film "Kuzuların Sessizliği"nde ("The Silence of the Lambs") usta aktör Anthony Hopkins ile başrolü paylaştı. FBI ajanını canlandırdığı filmdeki performansıyla Oscar heykelciğine ikinci defa sahip olarak, 30 yaşına gelmeden iki Oscar alan ilk kadın oyuncu ünvanına da ulaşmış oldu. Bu filmdeki rolüyle Hollywood'daki yerini iyice sağlamlaştıran başarılı oyuncu, aynı sene başrolünü yine kendisinin üstlendiği "Little Man Tate" filmine aynı zamanda yönetmen olarak imzasını attı.

Bu, Foster'ın beyazperdedeki ilk yönetmenlik deneyimi oldu. 1995 yılındaki ikinci yönetmenlik denemesi olan "Home for the Holidays" ile de aradağı başarıyı bir türlü bulamayan aktris, şimdilerde biri prodüksiyon aşamasında olan 2 filmle daha yönetmenlik tecrübesini perçinlemek niyetinde görünüyor.

Oyunculuk ve yönetmenlik deneyimlerinin yanı sıra, bir dönem yapımcılığa da el atan Foster, başta kendi rol aldığı filmler olmak üzere, sahibi olduğu yapım şirketi Egg Pictures imzasıyla 6 filmin yapımına katkıda bulundu.

Daha sonra çocuklarına daha fazla vakit ayırabilmek gerekçesiyle şirketin faaliyetine son verdi. Yapımcısı olduğu filmlerinden biri olan "Nell" ile Oscar'a bir kez daha aday gösterildi. 1997 senesinde Altın Ayı'ya aday gösterildiği film ise, bilimkurgu tadındaki "Mesaj" ("Contact") oldu.

İki sene sonra, başrolünü Chow Yun-Fat ile paylaştığı edebiyat uyarlaması "Genç Kız ve Kral" ("Anna and the King" filmografisine eklendi. Üç sene sonra ise, usta yönetmen David Fincher imzalı 2002 yapımı film, "Panik Odası"nda ("Panic Room") oynayabilmek için, Cannes Film Festivali jüri başkanlığı teklifini geri çevirdi.

Son olarak vizyonda izleme şansı bulduğumuz bir başka başarılı yönetmen Jean-Pierre Jeunet filmi "Kayıp Nişanlı"da ("A Very Long Engagement") Fransız oyuncu Audrey Tautou ile birlikte rol aldı.

"Tattoo" ile ülkemizde de tanınan Alman yönetmen Robert Schwentke ile çalıştığı "Uçuş Planı"nda esrarengiz şekilde kızını kaybeden anne Kyle Pratt rolünde karşımıza çıkan Foster, bu filmde de "Panik Odası"nda olduğu gibi dar mekânda soğuk terler döküyordu.

Foster'ın bu filmle ilgili görüşleri, dar mekânlara olan tutkusunu da ortaya koyuyor: "Bu projenin beni en çok etkileyen yanı, çocuğunu kaybetmiş bir kadının, hiç kimsenin bu olaya inanmamasından dolayı kendi akıl sağlığını sorgulayacak aşamaya kadar gelmesidir. Kıstırılmışlık duygusu veren kapalı mekânlarda geçen öyküleri her zaman sevmişimdir. Böyle bir ortamdaki insanların birbiriyle nasıl başa çıktığı, ne gibi değişimler gösterdiği gibi konularda gelişen öyküler ilgimi çeker. Bu film bir gerilim olmasının yanısıra aynı zamanda kişisel bir yolculuktur." 

2006'da Foster, Hollywoodda her oyuncunun çalışmak isteyeceği yönetmenlerden olan Spike Leeyle çalışma fırsatı buldu ve "İçimdeki Adam " ("Inside Man") filminin Denzel Washington, Clive Owen, Christopher Plummer, Willem Dafoe gibi güçlü erkek oyunculardan oluşan kadrosuna katıldı.

Bu projede yer lamasında yönetmeni ve oyuncu kadrosu kadar, şimdiye kadar oynadığı rollerden oldukça farklı bir karakteri canlandırma fırsatı getirmesinin de etkisi vardı. Filmde sorun çözücü yönü ağır basan şık giyimli borsa brokerı Madeliene White rolünü üstlenen Jodie Foster, portresini çizdiği karakter için şu yorumu yapıyor: "İyi elbiseler giyen, üstünü başını kirletmeyen bir kadını uzun zamandır oynamamıştım. Canlandırdığım Madeleine White karakteri, New York borsasında görev yapan kadın brokerlardan birisidir. New Yorkun tek damla bile ter akıtmadan para kazanan en elit ve güçlü vatandaşlarının borsadaki parasını çekip çevirir. Stresli bir işi olmasına rağmen oldukça dingin/sakin görünümü vardır. Sesini fazla yükseltmeden, insanları azarlamadan konuşmasını bilir. Bu da ona otoriter ve güçlü kişilik sağlar. " Madeliene White ın güçlü ve otoriter bir karakter olup olmadığı konusunda ne düşünürsüüz bilemeyiz, ama Fosterın dingin görünümüne rağmen çok güçlü bir kadın olarak belleklere yerleştiğine şüphe yok.

Bunu son olarak rol aldığı İçerideki Yabancı adlı filmde de kanıtlayan Foster, çalıştığı radyoda gerçekleşen patlama sonucu sevgilisini kaybederken, kendi de ağır yaralanır. Suçluları bulmaya karar veren güzel oyuncu oyunculuktaki başarısıyla kendine bir kez daha hayran bırakıyor. Güçlü kadın rolleriyle karşımıza çıkmaya alışık olan Jodie Foster bakalım bir daha ki sefere nasıl çıkacak karşımıza?

Toplam 6 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.5/10
TV'de bugün
Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
Replik
Dünyayı Kurtaran Adam
Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com