Bayram, Keanu Reeves ve ben...
Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Johnny Mnemonic'te fazla bilgi yüklemesinden yaşamı tehlikeye giren Keanu Reeves, 'beyaz tavşan'ı takip ettiği Matrix'te ilahi gerceğe ulaştı belki.. Ya ben?
Bayram gününün karşaması içindeki ben???
Bayram sabahı erkenden çalan çan sesleriyle uyandım.
Mahallemizin kilisesinden ziyade caminin şerefesine daha yakın olan odamın kapalı penceresinden usulca süzülerek beni uyandıran bu tatlı titreşimleri hoş bir günün habercisi olarak minnetle kabul ettim.
Her türlü pozitif enerjiye bu kadar açık olmamın nedeni günlerden perşembe olmasıydı.
Perşembe günleri biz yayıncılar için koşuşturmacanın içinde kaybolduğumuz günlerdir. Çünkü ertesi gün sinema vizyonu değişecektir.
Bunun da anlamı yoğun haftanın en yoğun günü olmasıdır.
Bu hafta bir de Hayatımın Çalımı Beckham filminin özel gösterimini üstlenmemiz ve bayramın ilk akşamı gerçekleştirecek olmamızın telaşını eklediğinizde olay mahallini tasvir etmeniz kolaylaşır.

Aceleyle bir kenarda unutulmuş bayat bir şekeri ağzıma atarak hem kahvaltı olayını geçiştirdim hem de bayram geleneğini yerine getirmiş oldum. Sen Uyurken’deki Sandra Bullock’tan daha az sakar olduğum söylenemezdi.. Ama güzergahım üzerinde metro filan olmamasına rağmen evden işe ulaşmayı başardım. Arnavutköy semalarından işyerime uzanan uzun bir yolculuktan sonra çalışma masamın başına oturduğumda aslında benim için her şey bitmişti.
Cvanım hiç çalışmak istemiyordu. Aslında bu güzel uslu puslu İstanbul sabahında, üstelik uzaklarda yaşayan ailesini ziyaret etme kabiliyeti olmadığı için bolca boş zamanı olması gereken bir sinema tutkunu olarak tek istediğim şey günü film izleyerek geçirmekti.

Yapılması gereken acil işler Johnny Mnemonic misali beynimdeki bilgi çiplerini ölümüne zorlasalar da ben Alice Harikalar Diyarı’ndaki Alice gibi aynanın öbür tarafına, beyazperdenin yanılsamalar dünyasına geçmek istiyordum. Matrix’deki Keanu Reeves gibi ‘Beyaz Tavşan’ı izledim ben de ve bayramda çalışmamış olsam hangi filmleri izlerdim, onların nafile hayaline düştüm...
Herkesin kendini hissettiği filmler, filmler içinde sahneler vardır tekrar tekrar izlemek istediği.
Benim de önceden izlediğim filmler geldi aklıma; çağrışımlar silsilesi diyorlar sanırım.. İlk olarak kedimin tatlı mırıltıları, salonumun rahat kanepesi, yumuşak bir battaniye, sıcacık bir çay, kanapeden elimin ulaşacağı uzaklıkta konuşlanan kuru yemişler, tatlılar, taze şekerler ve meyveler genel planda beliriverdi...
Yakın planda ise sıcacık sakin bir günün getirdiği rahatlıkla her an içim geçecekmişcesine hafif hafif esnerken, hoş anılar yumağıyla kendiliğinden ufacık bir tebessümle yumuşayan yüzümü hayal ettim. Beni böyle transa geçiren filmler neler mi?
Bu haftalık bu kadar kişisel cümle ve itiraf yeter, diye düşünüyorum. Bir film eleştirmeni olarak önce ‘ciddi’ filmlerden mevzu açmak saygınlık gereği elzem hani J
Ama siz isterseniz, kendinizi iyi hissettiren, çocukluktan yetişkinliğe her daim izlemek istediğiniz filmleri ve veya sahneleri bana yazın, paylaşalım... Sonra ben de yazacağım söz. Hani sinema akılla değil önce duygularla özleşleşen bir sanattır ya, isterim ki biz de bayram vesile, duygularımızdan konuşalım sinema aracılığıyla.

Kulaklarımda çan sesleri ve ezan nağmeleri birbirine karışıyor. Ne güzel, bu gün bayram!
Lakin gerçeğe, işe dönmeliyim. Hemen kırmızı veya mavi haplardan birisi yutmalıyım.
Peki hangisiydi?

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Kill Bill: Vol. 1
İntikam soğuk servis edilen bir yemektir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com