Sosyete kızı sinemalarımızda...

Hani İngilizce deyimiyle ‘famous for being famous’ kendisi. Gerçi yaptıkları magazin alamini ziyadesiyle meşgul etmeye yeter de artar bile. Hilton oteller zincirinin vârisi olan 24 yaşındaki Paris Hilton, partilerden televizyon dünyasına, ödül törenlerinden yarattığı skandallarla yer aldığı magazin sayfalarına kadar her yerde insanların karşısına çıkıyor. Hatta tam da bu nedenle kamuoyunu rahatsız ettiği gerekçesiyle 2004’ün 'en fazla çileden çıkaran ünlüleri' arasında birinciliği Britney Spears ile paylaşmış. Yetmedi mi, 'sosyete güzeli' artık bir de film yıldızı.
Skandallarıyla gündemden düşmeyen ve 'parti kızı' unvanını kimseye kaptırmayan Hilton, “Mumya Evi” ile artık sinema oyuncusu da olarak anılıyor. Figüran olarak son dönem boygösterdiği filmler de sayalım; Ben Stiller’ın “Zoolander”ı veya Val Kilmer’lı “Wonderland” bunlardan bir kaçı. Bir süre önce Türkiye'ye de gelen Paris Hilton, bizim ‘Ünlüler Çiftliği”nin kopyaladığı “The Simple Life” (Basit Yaşam) adlı reality dizisinde de yer alarak zengin kızlarının ‘macera’ hevesini ispatlamış. Ev pornoları internette dolaşıyor ama o, reklamın iyisi kötüsü yoktur, hesabı hiç rahatsız görünmüyor.
Zaten bir ‘marka’ gibi görüyormuş kendisini. Nitekim 'görünerek' varoluyor. Gece klübünden mücevher koleksiyonuna adını taşıyan bir yığın ‘ürün’ eksik değil. ‘Aptal sarışın’ imajına şikayeti varmış, yoga ve tenis sevdiğini ve hayır işlerinde etkin roller üstlendiğini her fırsatta vurguluyor.
Oldukça pervasız; rengarenk kıyafetleri, iç çamaşırı giymeye tenezzül etmediği daracık elbiseleriyle kendi stilini ’yaratmış’ bile. Gerçi, bu stil için hiç 'edepli' laflar edilmese de umurunda değil. Güzel de değil klasik anlamda. Boyama sarışınlığı ve sıska figürüyle şöyle sıradan bir kız imajından fazlası yok. Tam porno kıvamındaki sevişmeleri Internet’te yayınladığında pornoyu da erotizmden daha dürüst bulduğunu söyleyiveriyor. Bu arada ‘çok gürültülü seviştiği gerekçesiyle’ bir otelden kovuluyor. Bir otel zincirleri varisi için komik bir durum hasıl olsa da o hiç renk vermiyor.
Böylesine zengin bir kızcağızın ortalıklarda dolaşması birilerinin gücüne gidebilir. Sürekli soyunarak, sakil 'telekız' pozları vererek 'soyeteye' dahil dünya aleme hitap ediyor. Bakmayın böyle 'ucuz' pozlar verdiğine. Tipik Amerikan ‘pazarlamacılığı’ ekolünü izlediğinden olsa gerek, herhangi bir modellik veya sunuculuk işi hasıl olduğunda da, yüzbini aşan dolar para isteyip, partilerde görünmekten hiç sakınmıyor. Biz kendisini kazara ve uzaktan da olsa Cannes’da gördük. Tanıtım hizmetinin sınırı yok. Yağmur altında biraz daha görünsün diye şemsiyesiz ‘pozlanmayı’ bile ihmal etmiyor.
Az zaman önce nişanlandı. Kendisi gibi yani fazlasıyla zengin bir Yunanlı ‘varis’ ile. Kendi gündemini bile öylesine hızlı ‘yeniliyor ki’ bu icraatlardan yeni konseptler bile doğuyor. Peki evlenince ‘durulur mu, durulmaz mı’ veya ‘evinin kadının mı olacak mı, olmayacak mı’ tartışmaları bile şimdiden eskimiş durumda. Sonuçta başa dönersek; hala gündemimizi ve bu sayfayı işgal eden Paris Hilton, ‘göründüğü’ kadar varolmaya devam edeceğine göre bu filmlik yer kaplayacak. Şimdilik iyi seyirler.
- Penelo Cruz: İspanyol esintisi...
- Bizi hep güldür Adam Sandler!
- Jack Nicholson: Beyazperdenin göz bebeği…
- Meryl Streep: Yaşayan bir Efsane
- Eddie Murphy Şimdi de bir uzay aracı...
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!


CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.

Tyler Durden: Ancak herşeyini kaybettiğinde istediğin şeyi yapacak kadar özgürsündür.







Seanslar
Fragman


