Selanik Film Festivali

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Selanik bitti, Sinema.com açıldı..
Star filan değilim ama Selanik Film Festivali'de gazeteciler arasında bir anda ünlü oldum. Çünkü sürekli bir elinde telefon, bilgisayar önünde daha önce mailler yazan bir film eleştirmeni görmemişlerdi. Üç gün sonunda Selanik-İstanbul arası bu trafikten sonra bir ara film de izledim. Ama her şey Sinema.com içindi ki zaten..
“Herkes en iyi kendi yaşadığı kültürü ve koşulları yansıtabilir. Ortak noktada ise yanlızlık var ki, bu da evrensel bir tema” sözleriyle özetlemişti Bob Rafelson Selanik’teki yarışma filmlerini.
Aralarında Rafelson’ın da bulunduğu 43. Selanik Uluslararası Film Festivali’nin jurisinin de dikkat çektiği gibi yalnızlık, kaçış ve çifte kimlik temalarının hakim olduğu bu yılın yarışma filmleri ayrıca öykü anlatımındaki yenilikçi görüntü çalışmalarıyla dikkat çektiler. Festivalde bir kaç ödül ise paylaştırıldı. İlk ya da ikinci filmlerin kalılabildiği uluslararası yarışmada Altın Iskender iki filme birden layık görüldü. Her yağmurla birlikte yaşamında önemli dönüm noktaları olduğuna inanan genç ve yalnız bir kadının öyküsü “Woman of Water/Su Kadını” Japonya adına ödülü kazandı. Altın Istender’in diğer ortağı ise Tayland’dan gelen, küçük kasaba yaşamındaki bir kaç insanın gündelik durağan yaşamını anlatan “Blissfuly Yours” oldu.
Gümüş Iskender’i ise Ulrich Köhler’in genç bir askerin ordudan kaçarak gittiği ailesinin yazlığında yaşadığı nafile boşlukta geçen bir kaç günü anlatan “Bungalow’u aldı. Refah toplumlarının müzdarip olduğu sıkıcı yaşam rutini içinde bir yere ait olma, kardeşler arası iktidar mekanizması ve yeniyetmelik gibi temaların genel kurgu içinde aktığı film zaten favoriler arasındaydı.
Selanik’te izleyiciyi ve film eleştirmenlerini ikiye bölen Meksika yapımı “Japon” ise Carlos Reygadas’a en iyi yönetmen ödülü kazandırdı. İntahar etmek üzere memleketinin uzak ve dağlık bölgesine doğru çıktığı yolculuğuna yaşlı bir kadının evinde ara veren bir adamın öyküsünü anlatan film, benzersiz görüntü çalışmaları, varoluşun anlamını doğanın izlerinde ve en temel güdüde arayan yaklaşımıyla dikkat çekti.
En iyi senaryo ödülünü ise “Vylet” adlı filminde dramatik bir öyküyü ironik bir bakış açısıyla anlatan Alice Nellis aldı. Film ayrıca Uluslararası Film Eleştirmenleri Ödülü’nü de Yunan yapımı “Hard Goodbyes: my father” ile paylaştı. Bir trafik kazasında yitirdiği babasının beklenmedik kaybını kabullenmek istemeyen küçük bir çocuğun yaşamı üzerine metaforik anlatımla da zengileştirilen Penny Panagiotopoulou’nun yönettiği “Hard Goodbyes: my father” FIBRESCI’nin yanısıra Yunan Film Eleştirmenleri Ödülünü de kazandı ve başroldeki Christos Stergiolou da en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.
En iyi kadın oyuncu ödülünü ise uyuşturucu ve AIDS sorunun içiçe geçtiği bir şehir öyküsü olan Slovenya yapımı “Blind Spot” adlı filmindeki başarılı performansıyla Manca Dorrer’in alması süpriz olmadı.
Selanik’te seyircinin ve film eleştirmenlerinin çoğunun ortak noktada buluşarak “sevdikleri film” olan Romanya yapımı “Occident” ise tüm büyük ödüller arasında kendine yer bulamadı ama Dewards Seyirci Ödülü’nü kazandı. Romanya’yı terkederek daha iyi yaşam koşulları aramayak isteyen genç bir çiftin ve etrafındakilerin öyküsünü sosyal politik açılımlarıyla birlikte son derece ironik ve keyifli bir akışla anlatan film, yarışma bölümünün hoş süprizlerinden birisiydi.
Yarışma bölümünde bir başka güzel süpriz de dilini az çok çözebildiğimiz, Koreli Min Byoung-hun’un yönettiği Özbekistan’da bir kaçış ve dönüş öyküsü olan “Let’s not Cry” oldu. Filmin başrol oyuncusu Muhamad Rahimov ise köyüne dönerek tarlayı tapanı satmaya ikna etmek isteyen genç ve fırsatçı oğul rolüyle özel mansiyon kazandı.
Not: Bu yazı önce Radikal gazetesinde yayınlanmıştır.
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Penelo Cruz: İspanyol esintisi...
- Bizi hep güldür Adam Sandler!
- Jack Nicholson: Beyazperdenin göz bebeği…
- Meryl Streep: Yaşayan bir Efsane
- Eddie Murphy Şimdi de bir uzay aracı...
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!


Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.

V
Bu maskenin arkasında bir yüzden fazlası var. Bu maskenin arkasında bir düşünce var ve düşüncelere kurşun işlemez.
Bu maskenin arkasında bir yüzden fazlası var. Bu maskenin arkasında bir düşünce var ve düşüncelere kurşun işlemez.









Seanslar
Fragman

