
Bu iddialı sözlerin sahibi siyahi aktör Wesley Snipes huzurlarınızda...
Hollywood kalıplarına göre Wesley Snipes, aslında çok da klasik olmayan bir figür. Demolition Man, Passenger 57, Blade gibi filmlerden sonra bir star olduğu gerçek. Ancak özel yaşamı ve kariyerindeki bir sonraki adımı hep bir muamma. Düzenli olarak beyazperdede, yani kendini hiç kaybettirmiyor ama seyirciyi derinden sarsacak filmleri de çok fazla değil. Aksiyondan drama çeşitli rollerde boygösteren bu çok yönlü aktörün ilk çıkışı bir sinema filmi ya da TV dizisiyle değil, bir müzik klibiyle oldu.
Wesley Snipes, 1987 tarihli ünlü ‘Bad’ şarkısının klibinde Michael Jackson’ın karşısındaki çete lideri rolündeydi. Bu çıkışın bir yıl öncesinde Wildcats ve Street of Gold fillerinde yan karakterlerde yer bulabilmişti kendine. Müzik klibinin patlamasının ardından şansı açıldı Wesley Snipes’ın.
1999 Tarihli beyzbol komedisi Major League’de etkileyici bir perpormans gösterdi. Bir yıl sonra ise Abel Ferrara’nın King of New York’unda Spike Lee'nin Mo’ Better Blues filmlerinde rol aldı. Aksiyonun getirdikleri Ama aslında Snipes’ın gerçek çıkışı, kendi ayakları üzerinde durması 1991’deki iki ayrı filmde canlandırdığı keskin zıtlıklardaki iki ayrı performansıyla oldu: İlki melodram havalı New Jack City’deki kötü ama karizmatik uyuşturucu baronu, digeri ise Spike Lee’nin Jungle Fever’ındaki beyaz bir kadına aşık olan orta sınıf mimar rolüydü. Bu iki filmdeki başarısı onu star yaptı. Wesley Snipes başrol oyunculuğundaki yerini 1992’de White Men Can’t Jump adlı komedi filmiyle sağlamlaştırdı. Bu filmde, Wildcat’deki rol arkadaşı Woody Harrelson ile yeniden biraraya gelmişti.
Ardından aynı yıl, bazı eleştirmenlerce en iyi performansını verdiği söylenen Waterdance geldi. Komedi, dram derken Wesley Snipes 1993 yılında Passenger 57 ile kendini aksiyonun tam ortasına attı. Aynı yıl, bir polisi canlandırdığı, kara film havasındaki Boiling Point ve Sean Connery ile başrolü paylaştığı Rising Sun vizyona ulaştı. Bitmedi; 1993 yılı kendisine pek uğurlu gelen Wesley Snipes, saçlarının rengini açtırıp, dünyanın en kötü adamlarından birisi olarak Sylvester Stallone’un karşısına çıktığı bilim kurgu filmi Demolition Man’de rol aldı. Harlem sokaklarında Hollywood’dan teklif üstüne teklif alan, yapımcıların peşinde koştuğu Snipes 1994’de Sugar Hill ile Harlem sokaklarına döndü. Bu arada Drop Zone ile aksiyondan vazgeçmedi. Ama bunlardan en önemlisi olan, hatta Snipes hayranları için çok özel olan Too Wong Foo, Thanks for Everything, Julie Newman’daki travesti rolüdür. Peki kariyerinde böylesine ilerleyen bir aktör kimdir, özel hayatında nasıldır, ne yer, ne içer?
Özel yaşamını pek açık etmeyen Snipes’ın ne yediğini ve içtiğini bilmiyoruz ama 1962’de Orlando, Florida’da doğduğunu biliyoruz. Yetişme çağında ise Bronx sokaklarındaymış, daha sonra oyuncu olmaya karar vermiş. New York's School of Performing Arts’da okuduktan sonra ise kendini ‘şov bizinıs’ ortasına atmış. Kariyeri boyunca komediden aksiyona her türde, esas oğlandan kötü adama, komediye takın sempatikliği ve sportmen fiziğiyle rollerini üstesinden başarıyla gelmesini bildi. Kuşkusuz başarısında Uzak Doğu sporlarına olan ilgisinin ve becerisinin de payı çok büyük. Böylece aksiyon sahnelerinde gerçekçi bir performans sergilemeyi başardı. Bir gecelik kaçamak ve... Wesley Snipes dev bütçeli Hollywood yapımlarının yanısıra bağımsız projelerde de yer alarak oyunculuğu açısından çok başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. Bunların arasında kuşkusuz usta yönetmen Mike Figgis’in 1997 tarihli One Night Stand ve Spike Lee’nin 1991 tarihli Jungle Fever’ı ilk akla gelenler. > 1988’de, gişede büyük başarı kazanan Blade, aynı yılın filmi US Marshals gibi aynı bölgede gezindiği The Art of the War derken sonunda karşımızda ikinci kez Blade rolünde. Kanlı bir macera olan bu filmin de meraklısının susuzluğunu gidereceği kesin.
- Penelo Cruz: İspanyol esintisi...
- Bizi hep güldür Adam Sandler!
- Jack Nicholson: Beyazperdenin göz bebeği…
- Meryl Streep: Yaşayan bir Efsane
- Eddie Murphy Şimdi de bir uzay aracı...
- Will Smith ve eklektik yaşam arayışı...
- Mustafa Altıoklar Farklı türlerin faal yönetmeni
- Sinemanın küçük kızı büyüdü...
- Mark Wahlberg: Boston serseriliğinden beyazperdeye...
- Al Pacino: Efsaneleşen bir "Baba"nın öyküsü...
- Harrison Ford: 65 yaşında, 20 yıl aradan sonra tekrar Jones...
- İdealist, zeki, iflah olmaz bir romantik: Ewan McGregor
- Jet Li: Hollywood'la Çin arasında...
- Michel Gondry
- Giovanna Mezzogiorno: İtalya'nın kara meleği!


CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.

İntikam soğuk servis edilen bir yemektir.








Seanslar
Fragman

