Provokatif bir yönetmen: Claire Denis

Sevin Okyay 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Onu izlemekten zevk alıyoruz, her daim...
Son filmi "Davetsiz / L'Intrus" ile 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali'ne katılıyor. Kendi de gelecek, 11 Nisan Pazartesi saat 17:00'de Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi'nde bir Master Class verecek. Claire Denis bu onuncu filminde, Robert Louis Stevenson'ın Güney Pasifik adaları hakkındaki yazılarından ilham almış. Asgari konuşmalı ama görsel olarak göz kamaştırıcı bir film yapmış. Rengarenk parçalar halinde, birleştirmesi de sizden.
Stevenson, Denis’in hiç yabancısı değil. Coğrafyayı geze geze öğretme yanlısı babası, kızının macera romanı okuma hevesini olumlu karşılarmış ama, Stevenson’ı biraz zalim bulurmuş. Conrad’ı tercih edermiş, Claire de Jack London’ı. Sonra, hayli kısmı Afrika’da geçen çocukluğunun filmleri var. Annesinin 'anlattığı' filmler, bir de Afrika’da izledikleri bozuk kopyalı, Japonlar’ın hep yenildiği Amerikan savaş filmleri. Sonra, annesinin okuduğu Fransız “Série Noire”lar. Onu esas vuran ise, William Faulkner olmuş.
Biz de ilk filmi “Chocolat / Çikolata”yı gördüğümüzde vurulmuş, bir keşif sevinci yaşamıştık. Boşa değilmiş. Meraklısı eminim ki, “Beau Travail”ı, yürek burkucu, hatta itici bula bula beş – on kez izlemiştir. O eşsiz oyuncularıyla... Oyuncularına çok güvenir, örneğin ilk filminden beri dost olduğu Isaach de Bankolé’ye. Sonra, Vincent Gallo, Béatrice Dalle, Denis Lavant, Gregoire Colin.
Aslında İDHEC’i bitirdiği zaman bile yönetmenlik projesi yokmuş. “Okuldan zombi gibi çıktım” diyor. Sorunlu 70’lerin sorunlu çocuğu. Sonra Jean-François Stévenin’ı kendine yakın bulmuş, “Passe-Montagne”ın özel bir film olduğunu düşünmüş. Bir mucize sonucu, Rivette’le çalışmış, Wim Wenders’in yedeğinde hayli dolaşmış, onun vasıtasıyla Cassavetes’i tanımış. Ancak esas adamları, Lurie ile Jarmusch, Amerika’yı onlarla sevmiş çünkü. Oysa küçükken Animals’ı dinler ve İngiltere’ye gidip Eric Burdon olmak istermiş. Uzun bir süre de Tindersticks’in sihrine kapılmış, onlarla da beraber çalışıyor. Senaryo konusunda baştan beri işbirliği yaptığı kişi, Jean-Pol Fargeau. Neredeyse değişmez görüntü yönetmeni ise, Agnès Godard. Onunla çalışmaktan zevk alıyor. Biz de onu izlemekten zevk alıyoruz, her daim...
Davetsiz: A 8 Cu. 16:00 / S 11 Pt. 21:30
Henüz kimse yorum yapmamış.


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Can Dostum
Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...
Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...








Seanslar
Fragman

