ALAİN-ROBBE GRİLLET: Görselliğe sığınmış yazar

Atilla Dorsay 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Alain Robbe-Grillet bu yıl aramızda olacak. Kendisi belki de edebiyatçı-yönetmen kişiliğinin en parlak temsilcisi sayılabilir. Ama bu, onun tümüyle statik bir 'anti-sinema' yaptığı anlamına gelmez. Tersine yazı ve görüntü gibi iki farklı alanı çok iyi birleştirmiş ve ortaya hayli gizem içeren edebi tadda yapıtlar koymuş önemli bir sanatçıdır.
Alain Robbe-Grillet bu yıl aramızda olacak. 1922 doğumlu olduğuna göre, tam 83 yaşındaki bir sanatçıyı konuk edeceğiz. Benim için özel bir önemi var bunun...Çünkü 1967 yılında o Türk Sinematek Derneği’nin davetlisi olarak gelip filmlerini sunduğunda, çiçeği burnunda bir gazeteci olarak onunla bir söyleşi yapmıştım (Sonradan söyleşilerimi biraraya getirdiğim ve artık piyasada bulunmayan “Yüzyüze” kitabımda yer alan ilk yazıydı bu).
Ve şimdi, nerdeyse 40 yıl sonra, karşımızda yine Robbe-Grillet...10 küsur romanıyla adına Nouveau Roman- Yeni Roman denen akımı yaratmış ve edebiyata yeni kapılar açmış olan, sonra “Geçen Yıl Marienbad’da” filminin bizzat yönetmen tarafından talep edilen özgün senaryosuyla Alain Resnais’ye harika bir film için malzeme veren, daha sonra burada çektiği “L’İmmortelle- Ölümsüz Kadın”la İstanbul’u olabilecek en gizemli biçimde perdeye yansıtan sanatçı.
Robbe-Grillet, belki de edebiyatçı-yönetmen kişiliğinin en parlak temsilcisi sayılabilir. Onun için sinema görselleştirilmiş metinlerdir, amacı sinemanın olanaklarıyla canlandırılmış edebi bir lezzettir. Ama bu, onun tümüyle statik bir ‘anti-sinema’ yaptığı anlamına gelmez. Tersine, yazı ve görüntü gibi iki farklı alanı çok iyi birleştirmiş ve ortaya hayli gizem içeren edebi tadda yapıtlar koymuş önemli bir sanatçıdır.
Yazarlık döneminde, “chosisme” denen bir görüşü savunmuştur: fiziksel gerçekliğin aslında tek gerçeklik olduğu ve soyut konseptlere bile (bellek dahil) bilinç yoluyla değil, ancak fiziksel dünya aracılığıyla ulaşabileceğimizi savunan bir görüş...Fizikselliğe verdiği önem, onun sinemaya geçmesini kaçınılmazlaştırmıştır: çünkü sinema tüm sanatların içinde en fiziksel olanıdır. Onun alabildiğine biçimci ve estetik sineması, yapay gizemler içerir: amaç elbette bir polisiye entrikayı çözmek değil, yaşamın gizemini daha iyi belirtmektir. Böylece “Ölümsüz Kadın”da Tarabyada’ki kırmızı yalıda oturan Fransız öğretmen, büyülendiği Türk kızı Lale’nin birden kayboluşuyla şaşkına döner. “Avrupa Ekspresi”nde yönetmen, eşi ve ‘script girl’, çekecekleri yeni filmi tartışırken, hikaye de perdede sayfa sayfa açılmaya başlar. Diğer filmlerinde de gerçek ve kurgu arasında benzer tuhaf ilişkiler vardır. Ve de onun ayrılmaz özelliklerinden biri olan diri ve canlı bir erotizm.
Sanatçı yıllar önce bana şu sözleri söylemişti: “Gerçek nedir, nerde başlar, nerde biter? Tek bir gerçek yoktur ki...Herkesin kendi gerçeği vardır. ( ) Hep belirsizliği anlatmayı istedim. Herşey bir başka şeydir, herşey hem kendisidir, hem de başka birşeydir. Oyuncular da hem kendileri olarak kalırlar, hem de oynadıkları kişi olurlar”.
Robbe-Grillet’nin bugün de farklı şeyler söyleyeceğini sanmıyorum. Tüm bunları çok karışık mı buldunuz? En iyisi gerçek bir Robbe-Grillet filmi izlemek elbette...Bir film, sayfalarca yazıdan daha çok şey anlatabilir çünkü...Ve de “Ölümsüz Kadın”, “Avrupa Ekspresi” veya yüksek erotizm dozlu “Güzel Tutsak”, bunun için iyi seçimler olabilir.
GEÇEN YIL MARIENBAD'DA
ART 9 Ct. 11:00-16:00 (Biletleri tükendi)
ÖLÜMSÜZ KADIN
B 5 Sa. 19:00
S 12 Sa. 10:00
AVRUPA EKSPRESİ
B 6 Ça. 19:00
S 14 Pe. 10:00
CENNET VE SONRASI
B 7 Pe. 19:00
S 13 Ça. 10:00
GÜZEL TUTSAK
A 8 Cu. 19:00
S 15 Cu. 10:00
Henüz kimse yorum yapmamış.


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Yetenekli Bay Ripley
Her zaman, gerçek bir "hiçkimse" olmaktansa, sahte bile olsa "biri" olmanın daha iyi olacağını düşünmüşümdür...
Tom Ripley
Her zaman, gerçek bir "hiçkimse" olmaktansa, sahte bile olsa "biri" olmanın daha iyi olacağını düşünmüşümdür...
Tom Ripley








Seanslar
Fragman

