
Belki bu tefrikaya ara verip bir film festivali nasıl halktan kopar? Halktan kopma nasıl olur? Bir film festivali insanlar oyuncuları yakından görüp mıncıklasın ve imza istesin diye midir yoksa film seyretmek için midir?
Bir filmi illa galasında mı seyretmek gerekir, galada seyredemeyenler vizyona girdiğinde izleyemezler mi? Gibi sorulara cevap aramak gerekiyordur. Ama bu soruların cevapları ile yeni bir site yapmak bile gerekebileceği için şimdilik bu konuyu festival sonrasına bırakmak yerinde olur.
(Yeşilçam oyuncularının "halkla" buluştuğu (!) yerel bir festivalden bir çok Türk sinema yıldızının yanı sıra dünyaca ünlü oyuncuları, yönetmenleri ve elbet filmleri ağırlayan; Türkiye'yi ve Türk Sineması'ını uluslararası platformda dünyaya tanıtan bir festivali; uzun vadede sinemamıza ciddi katkısı olacak bir festivali, kısa vadeli değerlendirmelerle "halktan koparıyorlar festivali" diye eleştirmek ne kadar doğrudur bilehare inceleyelim hep beraber.
Ne kadar çok açılış olursa olsun, hepsi tamamlandığından festival başkanının sahneye çıkmak için yegane fırsatı yarışma filmlerinin galaları. Dün gece de bir koluna Fatih Akın'ı diğerine Nurgül Yeşilçay'ı almış olan Engin Bey (Yiğitgil) Yaşamın Kıyısında filminin galasındaydı. (Salona girişlerinde Engin Yiğitgil Nurgül Yeşilçay'ı sürüklüyor gibi görünse de aslında hepsi film hilesiydi) Film ekibini davet etmek üzere sahneye çıkan Engin Yiğitgil sonunda Portakal Tanrısı'nın gazabına uğramış; sesi kısılmıştı. Konuşmaya başlayınca sesinin çıkmaması üzerine tüm seyirciler adına Cem Özer oturduğu yerden tepkisini bağırarak gösterecekti: "Hooop makinist! Ses gelmiyoooor"
Günlerdir konuşmaktan ve koşturmaktan bitkin görünen festival başkanı ses kısıklığından dolayı özür dileyerek miktofonu Fatih Akın'a verip sahneden ayrıldığında Fatih Akın'ı rahatlatmak için Tunçel Kurtiz'in mikrofonu alıp tüm ekibi takdim edip, sahnedeki seremoniyi Nurgül Yeşilçay'a övgüler düzerek tamamlanmasının ardından ekip sahneden ayrılıp kendine ayrılan koltuklara geçti. (Koltuklarına oturur oturmaz Tunçel Kurtiz'in sözlerini sahnede şaşkınlıkla karşılamış olan Nurgül Yeşilçay ustanın elini öpüp başına götürecekti) (Sinema.com ekibi, karanlık sinema salonunda 10 kaplan gücündedir; hiçbir şeyi kaçırmaz...)
Galanın başlangıcında olsun filmin sonunda olsun uzun süre alkışlanan film ekibi gösterimin ardından yapılan basın toplantısında basın mensupları dışında her kafadan yükselen sorulara büyük bir sabırla cevap verdiler. En sonunda saçma sapan sorular tamamlanıp da sıra basın mensuplarının sorularına geldiğinde ise basın toplantısına ayrılan süre tamamlanmış olacak; ekip salondan ayrılacaktı. (Tek bir soru sorar gibi başlayıp bir çok soruyu zincirleme sıralayıp, bu arada festivalin halktan koptuğunu ifade edip bunu festival ekibi yerine Fatih Akın'a soran, ardından birçok soruyu daha peşpeşe sıralayıp mikrofonu bırakmamakta ısrar eden bir öğrenci de salonu dolduran basın mensuplarının takdirlerini (!) topladı.
Bir festival gecesi daha tamamlandı. Oyuncular limuzinlerine, konuklar lüks araçlarına binip otellerine doğru uzaklaşırlarken halk, evlerinde yerli dizilerin tekrarlarını izlemekteydi... (Küt diye bitirecektim ama kıyamadım bak okuyucuya yine..)



Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.

Kibir, benim en gözde günahımdır. John Milton






Seanslar
Fragman
