'Devamlı matine'cilere en derin saygılarımızla... / Uğur Vardan / Radikal

'Devamlı matine'cilere en derin saygılarımızla... / Uğur Vardan / Radikal
Sinema.com 26 Haziran 2009, Cuma 13:43
"Bir Kadının Seks Günlüğü" belli bir yaş dilimine, o eski 'Yaz programı'nda karşımıza gelen 'seks filmi' ibaresini hatırlatacak bir çaba. Ambians olarak 'nostaljik' bir yanı var. Lakin filmin kendisinin nostaljik olduğunu iddia edemeyiz, çünkü 2008 yapımı.
Bir geçmiş zaman ritüelidir; sezon, yaz aylarında kendince bir mola alır. Afiş panoları, kış boyunca ilgi gören filmlerle doldurulur. Bir popüler film sürükleyici unsurdur, yanına da eski ya da yeni bir ‘seks filmi’ takılır. Ve bu uygulama, bir gelenek şeklinde, neredeyse okulların tatile girmesinden sonra her yaz tekrarlanır. Mesela ben ‘Jaws’ı, lise döneminde böyle izlediğimi hatırlıyorum.

‘Emmanuelle serisi’nin kimi filmlerini de. Kuşağım, son uygulamalara yetişirken ‘seks filmleri’ kanadında Tinto Brass ve Joe D’Amato’nunkiler vardı. Ama artık bambaşka bir Tanrı’nın çocuklarıyız. Filmler çok çabuk üretiliyor ve tüketiliyor. Yaz diye özel bir sezon da yok. Bağlı bulunduğumuz coğrayfa da, tıpkı Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi, Hollywood’un parlak ve pahalı yapımlarını haziran, temmuz ya da ağustosta eritiveriyor. Filmler, daha çekim aşamasında haber oluyor, fragmanlar, ilk görüntüler geçiliyor, hatta kimileri korsana bile düşüyor. Sonrasında önce sinema salonunda, sonra DVD’de, ardından da çok yakın bir zaman içinde ‘paralı kanallar’da, seyircisiyle buluşuyor. Dolayısıyla geriye dönüp bakılacak ve kışın vizyona girmiş filmleri yeniden gözden geçirecek, özel bir zaman dilimi yok, daha doğrusu gerek yok. 

‘Nerde o eski yazlar’ diyenlere 
İşte bu hal ve şerait içinde vizyona giren ‘Bir Kadının Seks Günlüğü’ (Dianio de una ninfomana), kuşkusuz sistemi yeniden tanımlayacak bir yapım değil ama, belli bir yaş dilimine, o eski ‘Yaz programı’nda karşımıza gelen ‘seks filmi’ ibaresini hatırlatacak bir çaba. Yani bir kere ‘ambians’ olarak ‘nostaljik’ bir yanı var. Lakin filmin kendisinin nostaljik olduğunu iddia edemeyiz, çünkü 2008 yapımı.

Peki ya konu? İyi eğitimli, çekici bir kadın olan Valerie’nin gayet özgür bir seks hayatı vardır. Neredeyse önüne gelen erkekle yatan Val, giderek bu durumun hastalıklı bir yapı arz ettiğini düşünür ve kendisini ‘klasik normlar’da denemeye karar verir. Bu da, eli yüzü düzgün, hali vakti yerinde bir adamla evlenmek olacaktır. Karşısına çıkan en ‘iyi’ seçeneği değerlendirir ama bu kez de dengesi bozulur. Çünkü âşık olduğu adam hem yatakta berbattır, hem de ‘Henüz üç yaşında bir kardeşim var, seni ondan bile kıskanıyorum’ tadında bir ruh hastasıdır. Dolayısıyla bu ilişki yürümez. Ama bu esnada ‘orgazm olma duygusu’nu kaybeden Valerie, ardından bir randevuevinde fahişelik yapmaya başlar. Lakin burada da ona huzur yoktur. 

Gerçek bir hikâyeden uyarlanmış Valerie Tasso adlı bir kadının yaşadığı deneyimlerini aktardığı kitabından sinemaya uyarlanan ‘Bir Kadının Seks Günlüğü’, ‘nemfomani’ olgusu üzerinden birtakım şeyler ifade etme derdinde. Filmin geldiği nokta ise fahişelikle, kocasının eline bakan ve ekonomik bağımsızlığını ilan edemeyen bir kadının yaptığı evliliğin aynı kapıya çıkması.

Filmin, öyle ahım şahım bir felsefi derinliği yok, hatta bazı noktalarda sıkıcı bir hal bile alıyor ama yine de iyi çekilmiş ve kendince bir derde sahip ‘seks filmi’ kategorisinde değerlendirilebilir. Başroldeki Belen Fabra, gerçek Valerie Tasso’ya benziyormuş. Kocası Jamie rolünde ise ‘Intacto’dan hatırladığımız Leonardo Sbaraglia var. Büyükanneyi de Geraldine Chaplin canlandırıyor. Valeria’nın hayatına en hoşgörülü yaklaşan kişinin Hasan adlı Arap kökenli biri olması da, filmin ‘Medeniyetler ittifakı’na katkısı olarak okumak mümkün (bu arada Hasan, Nicolas Anelka’ya çok benziyor). 

Sonuç olarak Christian Molina imzalı film, ‘eski dilde söylersek’, beklentileri karşılayan bir yapım. Eski günlerden arta kalan, ‘yazları sıcak ve tekrar’ sinema anlayışına sahip seyirciyi tekrar ‘görev başına’ çağırıyor.

UĞUR VARDAN - RADİKAL



Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Vicdan (19 Mart 2010 23:15 Kanal D)
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.
Replik
Easy Rider
George: Senden korkmuyorlar, senin temsil ettiğin şeyden korkuyorlar.
Billy: Ne temsili be moruk! Onların gözünde saçtan başka birşeyi temsil etmiyoruz.
George: Yoo hayır. Onların gözünde, sen özgürlüğü temsil ediyorsun.
Billy: Özgürlüğün ne mahsuru var birader? Bütün mevzu bu.
George: Evet aynen öyle ama, söylemek başka, olmak başka.
« »
Copyright © 1998-2010 Sinema.com