
Evlenmek üzere olduğu adam, serseriler tarafından öldürülen bir kadının silaha sarılıp hem intikam almak, hem de New York'un kamu düzenini sağlamak üzerine geçirdiği psikolojik dönüşümü anlatan 'İçindeki Yabancı', sezonun en kayda değer filmlerinden. Filmde Jodie Foster muhteşem oynuyor.
Kötüler her yerdeler ve artık eskisinden daha çoklar. Zaten günümüzün filmleri de onların artışına dikkat çekiyor:
'Kanunsuzlar' İngiltere'dekilerden, 'Barda', Türkiye'dekilerden, vizyona giren 'İçindeki Yabancı' da New York'takilerden bahsediyor. Her ne kadar İrlandalı Neil Jordan'ın imzasını taşıyan 'İçindeki Yabancı'nın (The Brave One) üzerinde, 11 Eylül trajedisinin külleri dolaşıyorsa da, sorunun evrensel olduğu ve artık hepimizin kapısına dayandığı aşikâr.
Elbette bu bir sistem sorunu. Elbette ekonomik dengeler de var işin içinde. Ve elbette en önemlisi tüketim toplumu bütün bu pisliklerin gerçek suçlusu.
Ama yine de mesele sokaktan geçerken size, bize omuz atıyor. Hatta bazen ellerindeki bıçağın ucu o en çok sevdiklerinize değdiğinde de, bütün bu sosyolojik saptamaların değeri kalmıyor. Hele hele bürokrasinin ve modern hukukun çarkları ağır ağır dönüp, 'Eden bulur'u da sağlamayınca, meseleyi kendinizin çözmesi ve o masum parmaklarınızın tetiğe değmesi muhtemel...
Yakın zaman önce izlediğimiz Nick Love imzalı 'Kanunsuzlar' (Outlaw), Blair döneminin açmazlarına kendilerince çözüm üretmeye çalışan ve ister istemez silaha sarılan İngilizlerin hikâyesini anlatıyordu.
'İçindeki Yabancı'nın 'öfkelisi' ise 'organize' değil. Zaten onun yarası daha derin ve daha kişisel.
New York'taki küçük çaplı bir radyo istasyonu için program hazırlayıp sunan Erica Bain, bir yandan da doktor sevgilisi David'le evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Yorucu bir günün sonunda ikili, köpekleri Curtis'i de yanlarına alarak Central Park'ta dolaşmaya çıkarlar.
Ama bu gezi onlar için felaketle sonuçlanacaktır. Çift burada üç serserinin saldırısına uğrar, doktor hayatını kaybeder, Erica da ağır yaralı olarak kurtulur. Üç haftalık bir koma döneminden sonra da ayağa kalkar ama artık vücudunda ve ruhunda travmatik bir olayın izleri vardır ve bu nasıl yaşamak olacaktır?...
Devamını okumak için: tıklayın!
- AROG Bomba Gibi Geliyor!
- Türk sinemasında 'rekor' yılı
- İhtiyarlara yer yok aptallara var / Uğur Vardan/Radikal
- ‘Sinema olmasa kimse ölmez’ /Banu Uzpeder/ Radikal Genç
- Truman Capote'nin ruhu aramızda / Kaya Genç / Sabah
- Güneşin Oğlu'nun Sevgilisi / Elif Türkölmez / Radikal
- Sansür tartışması sürüyor
- 'A.R.O.G.' dünya çapında bir iş
- Zorunlu bir açıklama / Can Dündar / Milliyet
- Necla değil Fahriye Evcen / Elif Türkölmez /Radikal
- ‘Mustafa’nın güncesi / Can Dündar / Milliyet
- Darbe de yaparım, otomobil de... / Radikal
- "Üç Maymun": Güzel, yalnız ve suçlu... / Fatih Özgüven / Radikal
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Yeşim Ustaoğlu filmini anlatıyor / Kerem Akça / Radikal


Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Tanrı’yla konuşmak mi istiyorsun? O zaman beraber gidip onu görelim, yapacak daha iyi bir işim yok...
Indiana Jones








Seanslar
Fragman


