
Şehre dehşet saçan psikopat bir seri katil ve kurbanları arasındaki ölümcül kedi fare oyununu konu alan Dehşet Gecesi, gerek senaryosu gerekse de yönetmenin yetersizliği nedeniyle sıradan bir gerilim olmaktan öteye gidemiyor. Dehşet Gecesi’ni bizler için izlenir kılan tek şey, başroldeki Mehmet Günsür’un mükemmel İngilzcesi ve rahatlığıya filmi sırtında taşıyan isim olması.
İşte size içinde Mehmet Günsür’un rol alması dışında hiçbir özelliği olmayan bir gerilim filmi.
İtalya’da yaşayan, çeşitli Avrupa filmlerinde rol alan oyuncumuz bu kez Hollywood yapımı gerilim filmi Dehşet Gecesi’nde başrolde.
Filmin yönetmeni daha önce içinde yine Türk oyuncuların, Tamer Karadağlı, Yelda Reynaud ve Deniz Akkaya’nın rol aldığı Ölümle Dans’ı (Living and Dying) çekmiş olan John Keeyes.
B sınıfı bir aksiyon-polisiye olmaktan öteye gidemeyen Ölümle Dans, yönetmen için iyi bir referans değil elbette.
Zaten Dehşet Gecesi de bu referansa dayanarak bu filmden bir şey beklemeyen bizleri hiç şaşırtmıyor ve hem oyunculukların hem de çekimlerin yerlerde süründüğü bir sahneyle başlıyor.
Gecenin kör karanlığında peşindeki adamdan kurtulmaya çalışan bir kadın, sahte çığlıklar eşliğinde katilinden kaçmaya çalışıyor. Ama nafile.
Usturuyla doğranmış ve ruhu bedenden yeni çıkmış insan makyajı ancak bu kadar kötü yapılabilir. Kadının görüntüsü asırlar önce ölmüş ve mumyalanmış bir cesede benziyor.
Picasso’nun ‘V’ İmzası
Sapık ruhlu seri katil Picasso rolünde Udo Kier var. Kier boş bakışlarla başlayıp, bitirdiği filmde ne işi olduğunu pek anlayabilmiş değil.
İzleyici olarak biz de onu anlamakta güçlük çekiyoruz zaten. Senaryo, Picasso’nun kurbanlarının üzerine kazıdığı ‘V’ harfi nedir, bu adam neden öldürür, neden Christie adlı kızın peşindedir gibi pek çok soruya net cevap vermiyor.
Böyle olunca da film boş bir senaryoyla yola çıkan basit bir kedi fare oyunu olarak kalıyor.
Yazının devamını okumak için: Tıklayın!
- AROG Bomba Gibi Geliyor!
- Türk sinemasında 'rekor' yılı
- İhtiyarlara yer yok aptallara var / Uğur Vardan/Radikal
- ‘Sinema olmasa kimse ölmez’ /Banu Uzpeder/ Radikal Genç
- Truman Capote'nin ruhu aramızda / Kaya Genç / Sabah
- Güneşin Oğlu'nun Sevgilisi / Elif Türkölmez / Radikal
- Sansür tartışması sürüyor
- 'A.R.O.G.' dünya çapında bir iş
- Zorunlu bir açıklama / Can Dündar / Milliyet
- Necla değil Fahriye Evcen / Elif Türkölmez /Radikal
- ‘Mustafa’nın güncesi / Can Dündar / Milliyet
- Darbe de yaparım, otomobil de... / Radikal
- "Üç Maymun": Güzel, yalnız ve suçlu... / Fatih Özgüven / Radikal
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Yeşim Ustaoğlu filmini anlatıyor / Kerem Akça / Radikal


Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Konuşan adam bilmez, bilen adam konuşmaz.







Seanslar
Fragman


