
'Temel İçgüdü'deki soruşturma sahnesini çağrıştıran bu kadrajda Elias Koteas, Anthony Edwards ve Mark Ruffalo, zanlı rolündeki John Carroll Lynch'i sorguluyor. 'Yedi' ve 'Dövüş Kulübü' filmlerinin yönetmeni David Fincher'ın son çalışması 'Zodiac', 60'ların sonuyla 70'lerin başında Amerika'da işlediği cinayetlerle meşhur olan bir katille onun kimliğinin açığa çıkmasını 'takıntı' haline getiren polis ve gazetecilerin hikâyesini anlatıyor.
Faili meçhul, 'meşhur' olursa
Biz 70'lerde, San Francisco'da işlerin her daim iyi gittiğini sanıyorduk. Çünkü Karl Malden, genç yardımcısı Michael Douglas'la birlikte şehrin, denize dik topoğrafyası içinde turlayıp her türlü olayı açıklığa kavuştururdu.
Lakin bugün gösterime giren 'Zodiac', bütün bunların bir yanılsama olduğunu gösterirken kapatılmamış bir dosyanın da varlığını hatırlatıyor. Ama film sadece bununla kalmıyor, David Fincher'ı yeniden 'suç mahalli'ne de geri döndürüyor.
'Zodiac'ta olay örgüsü eskilere, 1969'a kadar uzanıyor. Hikâye 4 Temmuz gecesi eğlenmek için boş bir araziyi seçen çiftin, karanlıktan çıkıp gelen bir araba (sanki Christine) tarafından taciz edilmesiyle hareketlilik kazanıyor. Meçhul arabanın sürücüsü, ikiliyi kurşun yağmuruna tutuyor; kadın ölüyor, erkek yaralı olarak kurtuluyor. Kuzey Kaliforniya'da işlenen bu cinayetin ardından yörenin gazetelerine katil tarafından kaleme alınmış ve içine birtakım şifreler yerleştirilmiş, el yazısı mektuplar geliyor.
'Zodiac', bu gazeteler içinde San Francisco Chronicle'la ilgileniyor, çünkü filme kaynaklık eden kitaplardaki imza sahibi, bu gazetenin bir çalışanı. Peşi sıra bu kez yöredeki yerleşim birimlerinden Napa County'ye bağlı Berryessa Gölü'nde bir başka çift, bıçaklı saldırıya uğruyor. Yine kadın ölüyor, erkek yaralı halde kurtuluyor.
Rutin işlem ise devam ediyor; 'Zodiac' ismini kullanan katil, cinayetleri gazetelere mektupla anlatıyor. Olay yerleri taşra olduğu için şehir merkezleri en azından rahat uyku uyurken bir sonraki adımda kurban San Francisco'daki bir taksici oluyor. Böylelikle de 'Zodiac efsanesi', Amerikan pop kültüründeki yerini alıyor.
İki film arasındaki 'yedi' fark
Yazının devamını okumak için Tıklayın!
- Sanat cinayet içindir / Uğur Vardan / Radikal
- Reklamın ömrü sinemada uzar / Uğur Vardan / Radikal
- Uyuyan imparator istemiyoruz!/ Uğur Vardan / Radikal
- Batman, ‘Joker’ hakkını kullanırsa... / Uğur Vardan / Radikal
- Malum, boyut değil işlevi önemli / Uğur Vardan / Radikal
- Metropolis 80 yaşında yeniden keşfedildi/Esin Küçüktepepınar
- Radikal'e uğramadan filme gitmeyin! / Uğur Vardan
- Basında A.R.O.G. Fırtınası
- Fakir ama onurlu bir yarışçı! / Uğur Vardan / Radikal
- 'Hulk'ız biz yeniden doğarız filmlerde... Uğur Vardan / Radikal
- ‘Pi sayısı’ yerine ‘21’in peşine düşünce... / Uğur Vardan / Radikal
- Aynı suda, Amerika’da olsa bile yıkanamazsınız / Uğur Vardan
- Erkek kral’ın erkek oğlu olmayınca... / Radikal / Uğur Vardan
- Onlar zaten doğuştan ‘darbe’li / Uğur Vardan / Radikal
- Kızları bölmeyin efendiler... / Uğur Vardan



Robert De Niro, Jeremy Irons, Ray McAnally ve Aidan Quinn'in oynadığı Görev (The Mission) adlı film bu akşam 21:00'da Tv8 ekranlarında...







Seanslar
Fragman
