
Evet, Temel Parçacıklar'da ki iki üvey kardeşin olgun birer erkek olduklarına ilişkilerinde yaşadıkları sorunlar, takıntılar, cinsel sapkınlıklar, başarısızlıklar ve hayal kırıklıkları çocukluk dönemlerinde anneleriyle olan ilişkilerine yapılan geri dönüşlerle bir temele oturtulmaya çalışılıyor.
Bu didaktik yaklaşımın yine de izleyenleri pek çok noktada soru işaretleriyle baş başa bıraktığını, film çıkışında girişilen boşluk doldurma, anlam yükleme çabalarının kısmen sonuçsuz kaldığını söylemem gerek. Temel Parçacıklar, aykırı yapıtlarıyla tanınan Fransız yazar Michel Houellebecq’in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış.
Yapımdaki traji komik anlar kadar, bireysel ve toplumsal dejenerasyonu gözler önüne seren aykırı sahneler de tartışmaya açık. Para, pul, ev, araba, iş, eş, çocuk vs, hayatlarında pek çok şeyi halletmiş, dışarıdan bakıldığında tuzu kuru görünen insanların iç dünyalarında neler oluyordur acaba diye düşündünüz mü hiç?
Freudyen yaklaşımlarla, çocukluklarını, anneleriyle olan ilişkilerini incelemek, yalnızklıklarının nedenini sorgulamak geçti mi aklınızdan? Temel Parçacıklar, çocukluk dönemleri sorunlu geçmiş iki insan üzerinden modern toplumun sorunları üzerine düşünce egzersizleri yaptırıyor izleyenlere.
Fransa’nın tartışmalı yazarı Michel Houellebecq’in, Temel Parçacıklar (Les Particules Elementaires) adlı romanı Türkiye’de Doğan Kitap tarafından yayımlamıştı. Kitabı sinemaya uyarlayan ise Almanya’nın önde gelen yönetmenlerinden Oskar Roehler oldu. Roehler çekimlere başlamadan önce 3 yıl senaryo üzerinde çalışmış ve ortaya çıkardığı metinle Alman sinemasının en önemli oyuncularını bir araya getirmekte zorlanmamış.
Özellikle Bruno rolündeki Moritz Bleibtreu’nun oyunculuğuna dikkat etmekte fayda var. Koş Lola Koş ve Fatih Akın’ın Temmuz’da filmlerinden tanıdığımız Bleibtreu bu rolüyle Berlin Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanmıştı.
Çocuğuna uyku hapı veren baba olur mu?
Romanla bire bir örtüşen bir senaryosu olmasa da film de aynı uyarlandığı eser gibi pek çok izleyicinin hazmetmekte zorlanacağı konuları işliyor. Ana karakterlerimiz, farklı çevrelerde anne sevgisinden yoksun büyüyen iki üvey kardeş. Ve ikisi de olabildiğince sorunlu. Devamı için : Tıklayın!
- Yeşim Ustaoğlu filmini anlatıyor / Kerem Akça / Radikal
- Hellboy’lum, ‘Altın’ yazmalım / Uğur Vardan / Radikal
- Okulda defterime, sırama, ağaçlara... / Uğur Vardan
- Zaman düşmez ellerimden yere... / Uğur Vardan
- Sanat cinayet içindir / Uğur Vardan / Radikal
- Reklamın ömrü sinemada uzar / Uğur Vardan / Radikal
- Uyuyan imparator istemiyoruz!/ Uğur Vardan / Radikal
- Batman, ‘Joker’ hakkını kullanırsa... / Uğur Vardan / Radikal
- Malum, boyut değil işlevi önemli / Uğur Vardan / Radikal
- Metropolis 80 yaşında yeniden keşfedildi/Esin Küçüktepepınar
- Radikal'e uğramadan filme gitmeyin! / Uğur Vardan
- Basında A.R.O.G. Fırtınası
- Fakir ama onurlu bir yarışçı! / Uğur Vardan / Radikal
- 'Hulk'ız biz yeniden doğarız filmlerde... Uğur Vardan / Radikal
- ‘Pi sayısı’ yerine ‘21’in peşine düşünce... / Uğur Vardan / Radikal



Jim Carrey, Ian McNeice, Simon Callow, Maynard Eziashi ve Bob Gunton'ın oynadığı "Budala Dedktif 2" adlı komedi filmi bu akşam 22:00'da Atv ekranlarında...

Bu dünyada iki çeşit trajedi vardır; birincisi istediğinin gerçekleşmesi, diğeri gerçekleşmemesi.






Seanslar
Fragman
