
'Küçük Günışığım', küçük kızlarının güzellik yarışmasına katılması için mücadele eden tuhaf bir aileyi esprili bir dille anlatıyor. Alan Arkin, bu filmdeki rolüyle 'en iyi yardımcı erkek oyuncu' Oscar'ını almıştı.
Ah o minibüste ben de olsaydım
Amerikan sinemasının her sezon için ayağa kalkmaya çalışırken düşen, düşmemeye çalışırken ayağa kalkanlar adına bir kontenjanı bulunur. Ve genellikle bu kontenjan, eleştirmen klişesiyle söylersek 'küçük ama etkileyici' ('minör' de diyebiliriz) bir filmle dolar.
'Küçük Günışığım' (Little Miss Sunshine), mesela yakın dönemin 'hit'i 'Sideways' kadar hüzünlü, trajik ve de derin olmasa da 'kendi çapında pasta' kabilinden, şirin bir Volkswagen'in içine tıkıştırdığı kahramanlarıyla yoluna devam ediyor ve de ulaşmak istediği limana, kimi kayıplar verse de ulaşıyor.
R.E.M, Red Hot Chili Peppers, The Smashing Pumpkins, The Off-spring gibi gruplara çektikleri kliplerle tanınan Jonathan Dayton-Valerie Faris çiftinin yönetmenliğini üstlendiği film, temel olarak tuhaf bir ailenin, tuhaf yolculuğunu anlatıyor. Baba, 'Dokuz adımda başarı'ya kafayı takmış ve bu teorisini paraya çevirme derdinde.
Oğul, Nietzsche'yi keşfetmiş, Hava Kuvvetleri'nde pilot olmak istiyor ve uzun zamandır konuşmuyor, derdini yazarak anlatıyor. Eşcinsel dayı, ülkenin en önemli 'Proust uzmanı'yken hem unvanını, hem de 'boyfriend'ini, bir başka 'Proust uzmanı'na kaptırıyor ve intihar girişinde bulunmasına karşın başarılı olamıyor.
Büyükbaba fırsat buldukça kokaini çekiyor ve torununa 'Hayatta en önemli şey olabildiğince fazla kadınla birlikte olmaktır, özellikle de çıtırları es geçme' türünden öğütler veriyor.
Ailenin en küçük üyesi Olive ise, 10 yaş altı kızlar arasında düzenlenen 'güzellik yarışması'nın kendi bölgesindeki ayağını, birincinin çekilmesiyle kazanıyor ve eyalet birinciliği için hayal kuruyor. Ya en normalleri? Tabii ki anneleri. Yemeği yapıyor, herkesi sakinleştiriyor, uzlaşmacı görevini başarıyla yerine getiriyor. İşte bu ilginç karışım, minik Olive uğruna tası tarağı toplayıp sevimli 'Vosvos'larına atlayarak yarışmanın yapılacağı Redondo Beach'e doğru yola çıkıyorlar. Devamı için: tıklayın!
- Sanat cinayet içindir / Uğur Vardan / Radikal
- Reklamın ömrü sinemada uzar / Uğur Vardan / Radikal
- Uyuyan imparator istemiyoruz!/ Uğur Vardan / Radikal
- Batman, ‘Joker’ hakkını kullanırsa... / Uğur Vardan / Radikal
- Malum, boyut değil işlevi önemli / Uğur Vardan / Radikal
- Metropolis 80 yaşında yeniden keşfedildi/Esin Küçüktepepınar
- Radikal'e uğramadan filme gitmeyin! / Uğur Vardan
- Basında A.R.O.G. Fırtınası
- Fakir ama onurlu bir yarışçı! / Uğur Vardan / Radikal
- 'Hulk'ız biz yeniden doğarız filmlerde... Uğur Vardan / Radikal
- ‘Pi sayısı’ yerine ‘21’in peşine düşünce... / Uğur Vardan / Radikal
- Aynı suda, Amerika’da olsa bile yıkanamazsınız / Uğur Vardan
- Erkek kral’ın erkek oğlu olmayınca... / Radikal / Uğur Vardan
- Onlar zaten doğuştan ‘darbe’li / Uğur Vardan / Radikal
- Kızları bölmeyin efendiler... / Uğur Vardan



Robert De Niro, Jeremy Irons, Ray McAnally ve Aidan Quinn'in oynadığı Görev (The Mission) adlı film bu akşam 21:00'da Tv8 ekranlarında...

Benjamin Hobart






Seanslar
Fragman
