“Aşk Ateşi”: Issızlığın ortasında

“Aşk Ateşi”: Issızlığın ortasında
Ercan Dalkılıç 16 Haziran 2009, Salı 15:49
2008 Venedik Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne aday olan “Aşk Ateşi”,  romantik film tarihinin en büyük aktrislerinden Sweet November filminin Sara’sı Charlize Theronile Nine 1/2 Weeks’in Elizabeth’i, eski Bond kızı Kim Basinger’in başrolünü paylaştığı, Hollywood’un gözde senaristlerinden Meksikalı Guillermo Arriaga’nın ilk kez ‘ekürisiz’ gerçekleştirdiği çok hikâyeli bir karakter draması.

Film:  (7/10)
“Aşk Ateşi”, (“The Burning Plain”, 2008) 21. yüzyılın başında deyim yerindeyse ortalığı kasıp kavuran, Alejandro González Iñárritu’nun “Paramparça Aşklar ve Köpekler” (“Amores Perros”), “21 Grams” ve “Babel”  üçlemesinin senaristi olarak belleklerde yer eden Guillermo Arriaga’nın, hem yazıp hem de yönetmenliğini üstelendiği ilk solo projesi.

Bilindiği üzere Alejandro González Iñárritu ile yollarını ayırma kararı alan yönetmen, 2005 yılında Cannes Film Festivali’nde, Tommy Lee Jones tarafından yönetilen “Üç Defin” (“The Three Burials of Melquiades Estrada”) filmi için kaleme aldığı senaryo ile En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanmıştı.

İntiharın eşiğindeki restoran yöneticisi Sylvia, (Charlize Theron) yıllar önce terk ettiği kızı Maria’nın, (Tessa La) eski kocasının bir arkadaşı tarafından getirilmesiyle birlikte yeni bir başlangıç yapmak zorunda kalır. Filmin parçalı hikâyesinin merkez dişlilerinden bir diğeri ise Kim Basinger’in canlandırdığı Gina adlı karakter. Evli ve dört çocuk sahibi, eşi ile duygusal/cinsel problemler yaşayan, göğüs kanserine karşı verdiği mücadele sonucunda ‘annelik vasfını’ sembolize eden organının yanında masumiyetini de kaybeden Gina’nın bir Meksikalı ile yaşadığı yasak ilişkiyi, büyük kızı Marianna (Jennifer Lawrence) fark edecek ve filmdeki bütün karakterlerin yazgısını değiştirecektir.

Shakespearvari bir deneme
Iñárritu’nun ‘Cassavetes usulü’; zaman ve mekân içinde süratli sıçramalar yaparak, dinamik kamera hareketleriyle aktardığı üçlemenin aksine daha dingin ve naif anlatımıyla dikkat çekiyor “Aşk Ateşi”. Guillermo Arriaga’nın, artık alâmetifarikası olan ‘modüler öyküleme tekniği’ni kullanarak iç içe geçirdiği, Charlize Theron’un canlandırdığı ana karakterin odağında suç, ihanet ve aşk üçgeni etrafında gelişen, yer yer melodrama meyleden filmin olay örgüsü bir ‘Shakespeare tragedyası’ kadar muhteşem.

Iñárritu- Arriaga müşterek icraatlarının yanı sıra Paul Haggis’in Crash ile örneğini verdiği ‘hyperlink’ türünün son temsilcisi diyebiliriz “Aşk Ateşi” için. Genellikle üç hikâyeden mürekkep ve ölüme sebebiyet veren istemsiz bir kaza ile hayatları kesişen karakterleri konu alan yapıyı ifade ediyor bu terim. Saydığımız filmler fazla kompleks ve ‘3 film birden’ izlemişsiniz gibi doygunluk/yorgunluk veren örnekler. “Aşk Ateşi” ise üç farklı dönemi koşut olarak anlatan, çok karakterli bileşik bir metin üzerine inşa edilmiş. Sınırları belli üç hikâye söz konusu değil bu filmde, karavan kazasını geçmiş ile gelecek arasında bir ‘bağlaç’ olarak kullanan, doğrusal olmayan tek bir hikâye mevcut. Öncülleri kadar olmasa da kompleks hikayesinin akıcılığını teknik cambazlığa başvurmadan film boyunca muhafaza edebilmesi ise gerçekten takdire şayan.

Yeni Meksika Dalgası; Guillermo Arriaga
Sylvia karakterinde kariyerinin en arıza rollerinden birini çıkaran, son yıllarda daha çok Sleepwalking ve Monster gibi bağımsız yapımlarda karşılaştığımız-aynı zamanda filmin yapımcıları arasında ismi yer alan- Charlize Theron ve artık yaşını başını almış seksenli yılların Bond kızı emektar güzel Kim Basinger’in başarılı performanslarıyla sürüklediği “Aşk Ateşi”nde, Marianna performansıyla Venedik Film Festivali'nde Marcello Mastroianni Ödülü'ne layık görülen genç aktris Jennifer Lawrence de göz kamaştırıyor.

Genel hatlarıyla çizdiği karakterleri, metaforlarla desteklediği psikolojik atmosfer içinde olgunlaştıran Guillermo Arriaga, ilkyapıtına imza atan bir yönetmenden beklenilmeyecek kadar üst düzey bir iş ortaya koymuş. Olaylardan çok olayların karakterler üzerindeki etkisini analiz eden yönetmenin, ‘izlenimci akımdan beslenerek oluşturduğu’ kendine özgü parçalı sinema gramerini sonraki filmlerinde daha da geliştirmesi halinde usta bir auteur olması işten bile değil. Dolayısıyla bu Shakespearvari denemenin, gelecekte yönetmenin klâsikleri arasında gösterileceğini iddia edersek abartmış olmayız.

Kimler izlemeli?
Meksika dalgası parçalı anlatım sevdalıları
Aşk/Dram filmlerine abone olan çiftler

Kimler izlememeli?
Popcorn izleyici grubu
Çok karakterli karmaşık filmlere bağışıklığı bulunmayanlar
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Schındler’in Listesi (22 Mart 2010 22:00 Cnbc-e)
Liam Neeson, Ben Kingsley, Ralph Fiennes, Caroline Goodall, Jonathan Sagall ve Embeth Davidtz'in rol aldığı "Schındler’in Listesi" adlı film bu akşam 22:00'da Cnbc-e ekranlarında.
Replik
Katilimi Tanıyorum
Beyin, stresli durumlarda, anlaşılır bir nedenle, vücudun maruz kaldığı travmayla başa çıkmanın yollarını bulur.
« »
Copyright © 1998-2010 Sinema.com