
Film:









(7/10) Egemen ideolojilerin sistematik olarak adeta ‘yok sayma ve uzun vadede yok etme politikası’ güttüğü sınıfın çapı gün geçtikçe genişliyor. “Donmuş Irmak”, (“Frozen River, 2008) bu insan değirmeninin içinde var olma mücadelesi veren, biri Mohawk Kızılderilisi iki kadın etrafında örüyor ana hikâyesini. Fakat filmin hikâyesi bu mücadele ile sınırlı değil.
Filmin ihtiva ettiği yan temalar ve alt metinde akan göstergeler oldukça yoğun. New York eyaletinin Kanada sınırında, iki erkek çocuğu ve eşi ile yaşayan Ray Eddy, (Melissa Leo) kumar bağımlısı kocasının yeni karavan almak için biriktirdikleri parayla ortadan kaybolması üzerine iz sürmeye başlar. Aynı zamanda bir markette çalışan Ray’in yolu, takip sırasında eşinin terk etmiş olduğu arabayı sahiplenen Mohawk kadını Lila Littlewolf (Misty Upham) ile kesişir. Lila, Ken Loach’ın “İşte Özgür Dünya” (“It’s a Free World”) filmindeki ana karakter gibi illegal yollarla sınırdan kaçak işçi getirmektedir. Araba hususundaki ihtilafın çözülmesinin akabinde, karavanın teslimatı için gereken paranın temini için bir plan yapan Ray, tekrar Lila’nın kapısını çalacaktır.
Yeni bir ülkede...
Yeni bir ülkede yeni bir hayata başlama umuduyla yollara düşen Pakistanlı, Uzakdoğulu göçmenleri cüzi bir ücret karşılığı ABD-Kanada sınırındaki donmuş nehirden araba ile geçiren Lila ve Ray’in geleceğe ilişkin umutlarının olmaması gayet ironik. Onların ortak paydası da bu, umutsuzluk ve çaresizlik. İki karakter de hayata karşı tek başına direnmek zorunda. Lila’nın bebeği ölen eşinin ailesi tarafından alıkonmuş. Ray’in on beş yaşlarındaki büyük oğlu T.J. bu kavgaya omuz vermek istiyor fakat analık içgüdüsü ağır basan Ray, onun okulunun önemini üstüne basa basa ifade ediyor. T.J. ise burjuvaziye ve aristokrasiye tahsis edilmiş kolejlerin kapısından kalifiye bir işsiz olarak çıkmak niyetinde değil.
Tersyüz edilen Amerikan miti
Tek yönde ilerleyen hikâye boyunca yekvücut olan Lila ve Ray’in gayri-meşru edimleri, rahatsız etmek bir yana dursun izleyiciyi kendi safına çekerek ‘sistem-karşıtı bir cephe’ kuruyor. Bu cephe içindeki diyalektik ile iyice güçlenen film hedefine ulaşıyor böylelikle. Karakterleri tek bir safta toplayıp hikâyeye yabancılaştırmak filmin temel gayesi. Gidişata engel olamayan karakterler üzerinden Amerikan mitini adeta ‘tersyüz’ ediyor “Donmuş Irmak”. Bu arada ana hikâyeye eklemlediği sosyal/politik mesajları enjekte etmekten de kaçınmıyor. İş yerinde Ray’e reva görülen muamelenin üzerinden ‘güzel beden ırkçılığına salladığı fiske’ ince ama etkili. Ayrıca filmde, Mohawk ile Beyazlar arasındaki eşitsizlik, yoksulluk, sosyal adaletsizlik ve buna benzer güncel sorunlara işaret eden yan değiniler bulmak mümkün.
Courtney Hunt & Melissa Leo
Courtney Hunt’ın ilk yönetmenlik denemesinde yaratmayı başardığı gerçekçi atmosfer hakikaten takdire şayan. Başlangıçtan itibaren doğal ve duru anlatımıyla sizi içine çekiyor film. Böylece dramasındaki açıkları perdelemeyi başarıyor yönetmen. Ajitasyona çok müsait bir hikâyesi olmasına rağmen, oyuncuların üst düzey performansları sayesinde filmin bu handikabı da avantaja dönüştürdüğü ortada. Bunda en büyük pay kuşkusuz, Ray Eddy karakterinde büyüleyici bir performans oraya koyan, “21 Grams” filminden anımsayacağınız Melissa Leo’ya ait.
Yeni kıtadaki mülteci sorunu
“Donmuş Irmak”, yol filmi formülü üzerine oturttuğu omurgasını ‘toplumcu ve noir öğeler’ ile destekleyen başarılı bir bağımsız deneme. Biçem bakımından (“Fargo” , “A simple Plan”… gibi) bir klasik ayarında olduğu söylenemez. Fakat anlattığı hikâyeye giydirdiği ‘beyaz ambiyans’ işlevsel ve kayda değer.
Son dönemde “Lorna’nın Sessizliği” (“Lorna’s Silence”) ve “İşte Özgür Dünya” (“It’s a Free World”) filmleriyle Avrupa’da irdelenmeye başlayan mülteci sorununa dair yeni bir şey de söylemiyor film. Sadece, Yeni kıtada da aynı sorunun varlığından dem vuruyor. ‘Bir Amerikan bağımlı bağımsız filmi’nden daha fazlasını beklemek abes olurdu zaten.
Kimler izlemeli?
Toplumcu-gerçekçi filmleri sevenler.
Amerikan bağımsız sinemasına ilgi duyanlar.
Kimler izlememeli?
Film dediğin eğlenceli olur diyenler.
Avrupa/Bağımsız sinemasından uzak duranlar.



Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.

Yarını düşünmeden, bilmeden yaşamak istiyorum.







Seanslar
Fragman
