"Tropik Fırtına": Dilinin Kemiği Yok!
K. D. Yılmaz 13 Ekim 2008, Pazartesi 08:57

Bir grup aktörün savaş filminde oynarken kendilerini gerçek çatışmaların ortasında bulması üzerinden ilerleyen "Tropik Fırtına: Al Bakalım" pahalı gişe canavarlarını tiye alırken kendisi de aynı zamanda onlardan biri olmayı başarıyor. Ancak hiçbir noktada bakış açısını değiştirmiyor ve parodi olmasının avantajlarını sonuna kadar kullanıyor. Bu sırada size bir ton kahkaha bırakıyor.

 (8/10)

İlk yönetmenliği "Gerçekler Acıtır" ("Reality Bites", 1994) ile oldukça etkileyici bir gençlik filmi kotaran Ben Stiller, oyuncu olarak yer aldığı işlerin yanında yönetmenlik denemelerine de devam etti. "The Cable Guy" (1996) aslında sağlam bir eğlence vaat ederken biraz da seyircinin yadırgadığı bir Jim Carrey görmesi sebebiyle duvara toslamış, "Zırtapoz" ("Zoolander", 2001) ise ufak tefek kaliteli anlarına rağmen basit bir parodinin ötesine gidememişti. Stiller, "Zırtapoz"da modeller üstünden moda dünyasını nasıl tiye aldıysa şimdi de sinema dünyasına aynı şekilde yaklaşıyor diyebiliriz. Ancak bu sefer elinde çok daha sağlam bir senaryo, etkileyici prodüksiyon gücü ve mükemmel oyuncu performansları da var.

Çok yönlü bir parodi

"Tropik Fırtına: Al Bakalım" ("Tropic Thunder") parodi olması itibariyle çok sık karşılaştığımız 'film klişeleriyle alay etme' yaklaşımını taşıyor. Ancak filmin bu konuya bakış açısı türdeşlerinden biraz daha zengin. Parodiyi yaratmak için kullandığı ortamın bir film seti, kahramanların da bizzat sektörden insanlar olmasıyla film hem filmlerle hem de onları yapanlarla alay eder bir hale ulaşıyor. Oyuncular, yönetmenler, yapımcılar, menajerler, medyanın eğlence sektörüne bakışı gibi pek çok unsur burada espri yaratmak amacıyla kullanılıyor. Bu da şüphesiz kahkaha tonunu daha da artırıyor.

Filmin bu aşamada gücünü sağlayan unsurlardan birisi ise dilinin kemiğinin olmaması. Sektöre yaklaşımı konusunda son derece arsız ve utanmaz bir komediyle karşı karşıyayız. Film ele aldığı her klişeyle ve her sektörel yapıyla ölesiye alay ediyor. Sonuna kadar da hiçbir şekilde durmuyor. Ancak bu noktada "Tropik Fırtına"nın komik skeçlerden oluşan bir parodi olmadığını da eklemek gerekiyor. Karakter gelişimleri, öykünün gidişatı da dramatik açıdan tatmin edici bir yapı sunuyor bize. Ama bu tip bazı komedilerin zaman zaman yaptığı gibi aralarda ciddiyetin dozunu da kaçırmıyor, ki sırf ciddileşme mehilindeyken ani dönüşleri de daha değerli anları oluşturuyor.

Robert Downey Jr. olağanüstü

Dur durak bilmeden eğlendiren ve güldüren "Tropik Fırtına" daha önce de bahsettiğimiz gibi prodüksiyon açısından da oldukça 'yüklü' bir iş. Bu da seyirin aksiyonel ihtiyaçlarını da gideriyor. Ancak elbette filmin eğlenceli senaryosu ve sağlam teknik özelliklerinden ötede oyuncu kadrosunun çok büyük katkısı var. Tabii en büyük övgüyü de Robert Downey Jr. hak ediyor. Filmin başındaki 'sahte' fragmanlardan itibaren oyuncu gözüktüğü her anı olağanüstü kılmayı başarıyor. Zenci rolüne soyunan Avustralyalı bir metot aktörünü canlandıran Downey Jr. belki de Hollywood'un en arızalı sakinlerini müthiş bir şekilde tiye alıyor. Üstelik yaptığı şey sadece zenci taklidi yapmak değil. Karakteri de sonuna kadar sahipleniyor ve gerçekçi bir yapıya oturtuyor. (yani bir anlamda rolünü yaşıyor) Elbette diğer oyuncuların da hakkını vermek lazım. Tüm kadronun iyi bir iş çıkardığını söyleyebiliriz. Ancak buna rağmen ne Ben Stiller, ne Jack Black, ne de yüksek yerlere gelmiş Amerikan Recep İvedik'i tiplemesiyle Tom Cruise, Robert Downey Jr.'dan rol çalmayı beceremiyorlar. Amerika'da oyuncu için Oscar desteğinin son derece yerinde olduğunu da belirtmek gerekiyor.

"Tropik Fırtına: Al Bakalım" sinema dünyasıyla ne kadar yakından ilgileniyorsanız o kadar daha fazla seveceğiniz bir film. Filmin her anı dolu dolu, eğlendirici ve zeki olmayı beceriyor. Sahte fragmanlardan itibaren katıla katıla gülmenizi sağlayacak maksimum seviye de eğlenceye hazır olun... ama bunları da bir kenara bırakalım sırf Robert Downey Jr. görmek için bile bu arsız komediye gidilir.

 (8/10)

Kimler İzlemeli?

  • Zeki parodileri sevenler.
  • Robert Downey Jr. hayranları.
  • Sinema sektörü meraklıları ve çalışanları.

    Kimler İzlememeli?

  • Film içinde film konseptinden haz etmeyenler.
  • 'Alay etmenin de bir sınırı vardır' diyenler.
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Yedinci Kıta (The Seventh Continent) 5 Aralık 2008, 22:00, Cnbc-e
    Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!
    Replik
    Kutsal Hazine Avcıları
    Tanrı’yla konuşmak mi istiyorsun? O zaman beraber gidip onu görelim, yapacak daha iyi bir işim yok...
    Indiana Jones
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com