
Clare Boothe Luce’nin yazdığı oyun The Women, Diane English’in yönetmenliğini yağtığı Kadınlar Hakkında Her Şey adıyla vizyona giriyor.









(5/10)
Dört yanı kadınlarla çevrili bu oyunun sinema versiyonunu.1939 yılında George Cukor’a da yönetmek nasip olmuş. Aslında tek kişi etrafında yoğunlaşsa da dostluk, çatışma, kıskançlık gibi duyguları yansıtma açısından oldukça yoğun bir kişi listesine sahip bir film Kadınlar Hakkında Her Şey. Olayın ana kahramanı Mary (Meg Ryan) onun dostları Sylvia (Anette Bening), Edie (Debra Messing) ve Alex (Jada Pinkett Smith) etrafında dönüp duruyor film.
Tabii bu kadınlar baş kahramanın dostları olmaları namıyla iyisiyle kötüsüyle yaşamını sürdüren, merkeze aldıkları Mary dışında da sorunları ve hayatla kavgaları olan kişiler. Ancak biz onların bu yönlerini yemekte sos icabı tat alarak öğrenebiliyoruz. Tabii filmimizin bir de çatışma unsuru yaratacak kötü kahramana ihtiyacı var ki o da Mary’yi can damarından vuracak olan Crystal (Eva Mendes)...
Meydan savaşı...
Filmin konusu hepimizce şöyle ya da böyle biliniyor aslında. Filmin tanıtımını okuyan herkes Mary’nin adı var kendi yok Stephen Haines ile evli olduğunu, on bir yaşında bir kızı olduğunu, kocasının da Mary’yi tezgahtar dilber Crystal’la aldattığını biliyor. Ana kahramanımızın da çevresinde üç afilli arkadaşı olması ve onların da durumu bilmeleri olası bir meydan savaşına sebep olan zemini hazırlamakla kalmıyor, Mary’yle Crystal’ı karşı karşıya getiriyor. Aynı zamanda Mary’nin arkadaşları da Crystal’a cephe almakta tabii ki Mary’nin gerisinde kalmıyor hatta önünde bile yer alıyorlar. Tüm bunlar, klişe bir “kocası kadını aldatır ve...” tarzı filmlerde yaşanagelenlerdir. Kadınlar Hakkında Her Şey’de de bunlar fazlasıyla yaşanıyor. Zaten filmin belki de en komik tarafı buradan besleniyor. Çünkü klişe olmasına rağmen bilindik sahneleri ardı ardına izlerken eğer filmden çok şey beklemiyorsanız keyif alıyorsunuz. Zaten Meg Ryan’ın tipik erkeksi halleri, Anette Bening’in çizdiği tiplemenin komik ve trajik yanları, özellikle finale doğru “ah bu erkekler, onlardan her şey beklenir” sendromunu tersine çeviren Debra Messing’in şirinliği filmin sürükleyici tarafları. Buna bir de ordan burdan fırlayan ünlü yüzler ve küçük de olsa kotardıkları roller filmin bir diğer olumlu tarafı. Uzun zaman sonra Bette Midler’ı veya Carrie Fisher’ı aniden karşınızda görmek keyif verici.
Ne seninle ne de sensiz
Hani hep söylenegelen bir tekerleme gibidir ya ne seninle ne de sensiz ifadesi bu film için de biçilmiş bir kaftan aslında. Hiçbir karesinde erkeğe rastlamadığımız kelimenin tam manasıyla kadın filmi olan Kadınlar Hakkında Her Şey’de erkekler, hem nefret kusulan, hem de vazgeçilmeyen unsurlar olarak filmde yerlerini alıyorlar. Ama sözde... Konuşulan, düşünülen her cümlenin içinde mutlaka geçen, adıyla orda ama cismiyle başka yerlerde olan erkekler, filmde çatışma unsurunu birebir filmde kadınlara yaşatan birincil etkenler. Kadınların erkeklerle münasebeti, aslında kendi kendine bir savaşım belki de bir kör dövüşü. Film de erkeklerin varlığını göstermeyerek bir şeye dikkati çekiyor olabilir pek âlâ: Siz her şeyi kendi kendinize yapıyorsunuz aslında!!!
Kimler İzlemeli?
• Kadın oyuncularla örülü bir film görmek isteyenler
• Filmde kendinden bir parça bulabilmeyi umanlar
Kimler İzlememeli?
• Filmi feminist bir manifesto sananlar
• Klişelere tahammülü olmayanlar


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!

Bir korsan için bugünlerde ayakta kalmanın tek yolu diğer korsanlara ihanet etmek.
Kaptan Barbossa








Seanslar
Fragman

