









(6/10) Bir meteorun peşinden…
Filmde, aslında bir uzay mekiği olduğu için vücudunu ve çevresindekilerle ilişkilerini normal gösterebilmek için, sudan çıkmış balığı andıran harikulade mimikler sergileyen Dave, gayet zararsız bir insan/makine. Dünyaya gönderilen su emici bir gök taşını kurtarmak için tasarlanmış. Tabii ki onu tasarlayan uzaylılar, bilimsel açıdan o kadar gelişmişler ki, "biz o yollardan çoktan geçtik" dercesine cinsel çekim ve insan sıcaklığı konusunda her şeyi çoktan unutmuşlar… Çoğu, fizik biliminin fazlasıyla soyut meselelerinin üstesinden gelebilecek düzeyde kafayı kırmış durumda, ama fiziksel ya da duygusal konular konusunda pek mahir oldukları söylenemez. İçlerinde bu tür insani meseleler konusunda biraz farklı olan tek kişi, geminin kaptanına abayı yakan, enfes Gabrielle Union'ın canlandırdığı No. 3 adlı kültürel araştırma memuru. Bu 'ziyaretçiler', kendilerine göre devasa boyutlarda olan ve kendi dünyalarına ve birbirlerine zarar verme işini başkalarına bırakmayan insan ırkını pek de umursamıyorlar. Nitekim, gök taşları, kendi dünyalarında ihtiyaç duydukları tuzu temin etmek için dünyadaki bütün suyu emmeye kalkıştığında, bunun insanoğlunu ortadan kaldıracak olması da pek umurlarında olmuyor. İnsan ister istemez, bu bilimadamlarının kendi ırklarının tek temsilcileri olmamasını diliyor.
Uzay mekiği abayı yakınca işler karışıyor
"Bir Çılgının İçinde"de ziyaretçi uzaylılar, insanların içinden çıkılmaz karmaşıklığı nedeniyle şaşkına dönüyorlar: İnsanların tüm o cömertlikleri, iyi kalplilikleri, cesaretleri ve hepsinden de önemlisi 70'lerin 'funky soul' müziği adeta başlarını döndürüyor. Dave'in sınırlı bir enerjisi olduğundan, ziyaretçilerin dünyadaki misyonlarını tamamlamak için çok az zamanı var. Ama Dave, kendisine arabasıyla çarpan Gina'yla (Elizabeth Banks) tanışınca, ekibin dünyadaki misyonudan sapmasına yol açacak olaylar da çorap söküğü gibi geliyor. Üstelik Gina, uzaylıların peşinde olduğu göktaşı odasındaki akvaryuma düşen küçük Josh'un dul annesi olunca, işler daha da karışıyor.
Filmde hem ziyaretçiler hem de insan cephesinde yer alan her bir karakter hakkıyla geliştirilmiş. Zaten bu eğlenceli komedinin en iyi yanlarından biri de, filmde bir tarafta yer alanların diğer tarafta yer alanlardan elle tutulur bir şeyler öğrenebilmesi. Her ne kadar hikâyenin dönüm noktası, filmin en bayat ve de yavan sahnesini teşkil etse de, geriye kalan kısmın bu kusuru fazlasıyla telafi ettiğini söyleyebiliriz. Filmin zeki gaglerinin ve nihayetinde bıraktığı güzel hisin uzun süre sizinle kalacağından emin olabilirsiniz.
* Bu yazı, www.urbancinefile.com.au'dan Louise Keller'in yazısı ve www.movie-vault.com 'dan Avril Carruthers'in kaleme aldığı kısa eleştiriden derlenmiştir.









(6/10)
Kimler izlemeli?
Kimler izlememeli?
- "Kara Şövalye": Pudralı şövalye ve son perde
- "Kara Şövalye":Jokerden 'Baba' olur mu?
- "Kara Şövalye": Eski Batman'ler bardak oldu
- "Mumya 3": Jason ve mumya ordusu
- "Ben X": Dışlanmaya, itilmişliğe HAYIR!
- "Ben X": Bir otistiğin gözünden
- "Ölülerin Günlüğü": Zombiler ve ahlâk
- "Kız Kardeşim Evleniyor": Traji-komik
- "Yalnız Kalpler": Sıradışı aşıklar...
- "Ölülerin Günlüğü": Etkisi nasıl olacak?
- "Mamma Mia!": Üç adam ve bir düğün
- "Prens Kaspiyan": Yine aynı Narnia
- "Hancock": Sözde kahraman
- "Aşkzede": Romantik-komedide 'gerçeklik'
- "Kadavra": Ölüm oyunları



Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.








Seanslar
Fragman
