İlkinden daha yüksek bir bütçeyle çekilen ikinci Narnia filmi, çeşitli yeniliklere sahip olmasına karşın bildiğimiz iskeletiyle karşımıza çıkıyor. Daha görkemli, daha eğlenceli veya daha heyecanlı gibi lafları kullanamayacağımız bu devam filmine; '3 senede bir kere Narnia izlenir.' düşüncesiyle yaklaşmak daha yerinde olacaktır kuşkusuz.
(6/10)
Nerede kalmıştık? Aslında bu soru kimseyi ilgilendirmiyor. Zira karşımızdaki film, Hollywood'un sunduğu o 'ilkine göre daha yüksek bütçeli devam filmleri'nden biri. Bazı ufak tefek değişiklikler yapılmak istendiğini kabul edelim. Ama ulaştığımız nokta aynı. Bütün seriler gibi yine 'Narnia ülkesinde yaşananlar birtakım küçük çocuğun gözünden anlatılıyor' durumu söz konusu. Değişenler ise; ülkeye giriş yeri, kötülerle mücadele etmek için saflarına aldıkları iyiler ve Narnia ülkesinin ta kendisi. Ama sonuç aynı; 'peri masalı filmi' içinde var olan ve "Yüzüklerin Efendisi" ("Lord of the Rings", 2001) ile yükselen 'fantezi-epik' alt türüne göz kırpan bir eser...
Ülkeye giriş, saflarla tanışma, geçmişi yad etme ve savaş
Film, Narnia zamanına göre 100, dünyaya göre ise 1 yılın geçmiş olduğu bir sürece uzanıyor. Pevensie çocuklarını bu dönemde ülkeye sokuyor. Tabii bu seferki girişin bir metro istasyonundan olması bizleri biraz 'Harry Potter özentisi!' diye düşünmeye itiyor. Ancak bu noktaya fazla takılmıyoruz. Zira istediklerimiz yerine geliyor: O bildiğimiz ana hikâye dönüşleri mevcut. 'Ülkeye giriş'ten sonra sürgün edilen Prens Kaspiyan ve Reepicheep adlı şeker mi şeker fare ile tanışma, geçmişi yad ederek Aslan'ı hayal etme sekanları ve görkemli savaş sahnesi ard arda diziliyor. Gerisi ise bildiğiniz gibi...
Tabii bu durumun tek bir artısı var. O da Narnia'nın o 'kışlık' ve 'büyülü' görüntüsünden çıkıp, daha gerçekçi hale gelmesi ve mantığını tamamen doğanın üzerine kurması. Bu doğrultuda da aslında Kral Miraz (kötü adam) dahil bütün karakterler 'doğa üstü' öğelerle daha az ilişkili hale geliyorlar. Ama tabii hikâye iskeleti, yaşananlar ve gelişmeler aynı. Bu sebeple de 'Yeter artık yine mi aynı şey?' diye sormanız mümkün kendi kendinize. Ancak bu dünyayı üç senede bir kere izleme arzusuyla 'Vay be ne görkemli savaş sahnesiydi...' gibi tepkilerle sevinme ihtimaliniz de var her şeye rağmen.
Yani Narnia'nın özünde bir değişiklik yok. Temaları da her zaman olduğu gibi daha çok çocukları hedef alıyor ve onların yolculuğunu anlatıyor. Tabii dramatik yapı, Harry Potter serisinde de gördüğümüz gibi 'çocuk oyuncular' büyüdüğü için biraz daha olgunluk ve ergenlik meselelerine dönüşmüş. Bu doğrultuda hakim olan 'illa ki karamsar olsun, bir iki sahneyi kapkaranlık çekelim' havası ise biraz olsun rahatsızlık veriyor bize.
Yaşasın Reepicheep!
Tabii bunların yanında ülkeye yeni dahil olsa da, kısa sürede filmin ana mizah kaynağına dönüşmeyi beceren Reepicheep adlı silahşör fareyi de anmakta fayda var. Zira Narnia ülkesinin yeni sürprizlerinden biri o. Konuşan hayvan prototipi olarak da son yılların en yüksek teknoloji ürünü olduğu söylenebilir. Küçük olsa da inatçı tavırları ve kendini büyük sanan havası, onu eğlenceli bir karakter yapıyor. Sonraki bölümlerde daha çok karşımıza çıkacak olmasını bilmek sevindirici. Bunlara ek olarak ise, filmin değişiklikleri için ironik olarak 'yükselen bütçe' örneği verilebilir.
Tetikçi (10 Ekim 2008 20:00 Atv)
Jason Statham, Amy Smart, Jose Pablo Cantillo ve Efren Ramirez'in oynadığı "Tetikçi"adlı aksiyon filmi Tv'de ilk kez bu akşam Atv ekranlarında...
Sahne Işıkları Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar.