Kayıt
"Aşkzede": Romantik-komedide 'gerçeklik'
Kerem Akça 3 Temmuz 2008, Perşembe 10:48

Judd Apatow'un yapımcılığını üstlendiği bu romantik-komedi, yapımcı-yönetmenin ekibindeki oyunculardan Jason Segel'in senaryosuyla öne çıkıyor. Romantik-komedide zor olan doğru mesaj verme ve gerçek olma olgusunu iyi yakalaması açısından 'izlenir' bir yapım olduğu söylenebilir rahatlıkla.

(6/10)

İyi bir romantik-komedi ne ister? İyi yazılmış karakterler, üstüne kafa yorulmuş bir aşk üçgeni, ilişkilerle ilgili yerinde bir söylem, akıllıca yazılmış espriler ve inandırıcı oyunculuklar. Bu beş maddeyi yerine getirince, iyi bir tür filmi olmak için her şey hazırdır. Tabii bir de akıllı bir yönetmenin, elindeki malzemeye göre hareket etmeyi unutmaması gerekir. "Aşkzede" de bu ana maddeleri yerine getiriyor. Bunların üzerine bir şey eklemese de senaryosu, yönetmenliği ve oyunculuklarıyla, kaliteli bir romantik-komedi olmayı becerdiğini söylesek yeridir.

Judd Apatow'un özündeki gerçekler

Oluşan bu durumun en önemli nedeni de elbette Judd Apatow. İlk olarak "Kaza Kurşunu" ("Knocked Up", 2007) sonrası bir ekol oluşturduğunu görebiliyoruz. Bu ekol, temelleri TV olan sektördeki bir kısım insanı, sinemaya sokmak üzerine kurulu aslında. Filmin senaristi ve başrol oyuncusu Jason Segel ile aşk üçgenini tamamlayan Kirsten Bell ve Mila Kunis de TV'de ün yapmış oyuncular esasen. Zaten Apatow'un da baştan beri amacı bu. Jason Segel, Seth Rogen gibi oyuncuları sinemaya sokup sonuç almak. Bir bakıma kendi 'Brat Pack'ini oluşturmak diyebiliriz. Bunu da isim sayısını her geçen gün daha da fazlalaştırarak olağan hale getiriyor hiç kuşku yok ki.

Bu doğrultuda da, destek verdiği yetenekli isimlerin projelerine yapımcı damgası yapıştırarak bir şekilde onların kalkınmalarını sağlıyor. Bu durum da Apatow filmlerinde iyi yazılmış karakterlerin, ilişkilerle ilgili kıvamı iyi tutturulmuş bir söylemin, cesur seks dozajının ve akıllıca kurulmuş mizah durumlarının yolunu açıyor. "Aşkzede" de yönetmenlik koltuğuna dizilerle ün yapmış Nicholas Stoller'i taşıyor ve Apatow'un yapımcılık yaptığı filmlerin tipik özelliklerini taşıyor. Yani, neredeyse hiçbir çaba sarf etmeden, meselesi olan kaliteli bir komedi oluveriyor...

Öncelikle ana karakteri Peter Bretter'ı, beş buçuk yıldır beraber olduğu sevgilisi Sarah Marshall'dan ayırıyor. Bu bunalım dönemini çabucak ve akıllıca atlattıktan sonra, iki eski aşığı Hawaii'de bir tatilde buluşturuyor. Bundan sonra da Sarah'nın yeni sevgilisi Aldus Snow'la yaşadığı aşkı ve Peter'ın yeni aşkı ya da göstermelik aşkı Rachel ile ilişkisini, mizahi bir iskeletin üzerine oturtuyor. Tabii bunu yaparken, baş karakterinin ruh halini ve hayatındaki değişimleri gerçekçi bir zemine oturtmayı da ihmal etmiyor. Bunun için de yönetmen olarak basit planların üzerine gidip senaryonun gücünü önplana yerleştiriyor. Bu yönüyle de Woody Allen filmlerine benzetilebilir "Aşkzede", onlar kadar derin olmasa da...

Yan karakterler başrolde gibi!

Tabii böyle olunca da Paul Rudd'ın canlandırdığı, adaya gelip kendini 'özgürlük'e bırakan karakter, cinsel sıkıntı çeken çiftin bireyleri ve Aldus Snow gibi karakterler, hem filmin temasal bütünlüğüne katkı yapıyorlar hem de komedi tonunun ana malzemeleri oluyorlar. Baş karakterin ruh hali ve düştüğü komik durum bir yana, yan karakterler de adeta araya 'mizah skeçleri'yle girerek iyi yazılmış halleriyle filmin temalarına katkı yapıyorlar. Mila Kunis ve Kirsten Bell'in güzellikleri bir yana, filmin yıldızlarının iki önemli yan karakteri portreleyen Russell Brand (Aldus Snow) ve Jack McBrayer (Darald) oldukları söylenebilir. Yapım, bunlardan aldığı güçle cinsellik, aşk, tutku ve şehvetle ilgili dertlerini, ilişkilerin genel portresini çıkartmak için kullanıyor.

Bu bağlamda da seks ile aşkı birbirinden ayırmayıp, ikisini birlikte heyecan ile ilişkilendirmesi de gerçek hayatta olanlara vurgu yapmasını sağlıyor. Halbuki, genelde Amerikan filmlerinde, seks ile duygunun birbirinden ayrıldığını ve seksin tukaka edildiğini görürüz. Halbuki burada farklı olan, seksin ilişkinin içinde önemli bir öğe olduğu ve gecelik ilişki için kullanılmadığı gerçeği. Lafın özü, filmin gerçekliğini özetlemek için akıllı bir söylem de buradan çıkmış oluyor. Senarist Sege'in, filmi ilişkilerin uzun süreli olamayacağını vurgulayan mantıklı bir sonla bitirmesi de mesajlarının doğru yere gitmesini sağlıyor kuşkusuz. Son olarak "Aşkzede"nin, bu mesajları verirken aşk üçgeni yoluyla romantik-komedi kalıplarını ihmal etmemesinin de önemli olduğunu belirtelim.

(6/10)

Kimler İzlemeli?
  • Romantik-komedi sevenler.
  • Komedilerde gerçeklik arayanlar.

    Kimler İzlememeli?

  • Woody Allen romantik-komedileri kadar yoğun alt metinler bekleyenler.
  • Sinemada illâ da görsellik diyenler.
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    Haftanın Filmi
    Dante 01
    Dante 01
    5.8/10
    TV'de bugün
    Görev (8 Eylül 2008 21:00 Tv8)
    Robert De Niro, Jeremy Irons, Ray McAnally ve Aidan Quinn'in oynadığı Görev (The Mission) adlı film bu akşam 21:00'da Tv8 ekranlarında...
    Replik
    Ucuz Roman
    Eğer yanıtlarım seni korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormaktan vazgeçmelisin...
    Jules Winnfield
    "Pulp Fiction - Ucuz Roman"
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com