









(5/10)
Bu klişelerle bezeli filmlere bir yenisi daha eklendi: "Lanetli Ruhlar" ("Apartment 1303", 2007). Japonya'da geçen ve korku filmlerinin tanınmış yönetmenlerinden Ataru Oikawa'nın imzasını taşıyan film, yine uzun siyah saçlar, hayaletler ve intikam duygularından beslenen hikâyesiyle sıradanlaşıyor. Birçok korku filminde olduğu gibi, gençleri merkezine alarak, seyirci kitlesini de geniş tutmayı hedefliyor belli ki. Ne kadar başarılı olacağı ise şimdilik soru işareti.
Sahilde, şık bir apartmanın 1303 numaralı dairesinde geçen olaylar, geçmişin karanlık tarihinin uzantıları. Daireyi tutan birçok genç kadını rahat bırakmayan hayaletler, yıllar önce orada yaşayan ve çok acılar çeken bir anne-kız. Filmin akılda kalıcı noktalarından biri bu ilişki. Film, bu ilişkinin perspektifinden anneler ve kızları arasındaki aşk-nefret ilişkisinin biraz da olsa altını çizerek, ufak ama farklı bir düşünce baloncuğu açmış oluyor. Hayatta mutsuz olan anneler, bazen bunun intikamını bilmeden ve istemeden kızlarından alırlar. 1303 numaralı dairenin hayaletleri de bu talihsiziliği yaşayanlardan. Bu kötü yaşantının öcünü de genç kızlardan alıyorlar.
Batı sinemasının etkisinde
Film, başından sonuna kadar Batı sinemasına ait enstrümanları kullanıyor. Ancak yine de ait olduğu coğrafyanın genel havasını yok edemiyor. Üstelik bu, oyuncuların farklı fizyolojisinden de kaynaklanmıyor. Mekânların sadeliği, oyuncuların mimikleri, beden dilleri ve hikayenin anlatım dili Hollywood'dan farklı bir yerde olduğumuzu söylüyor. Bence bu atmosfer, zaten klişelerle yüklü film adına fark yaratan olumlu bir detay. Sahneler ağır ağır birbirini takip ediyor. Yüzlere odaklanan kadrajlar daha fazla tercih edilmiş. Yavaşlığın içinde birden ortaya çıkan, korkutmayı amaçlayan sahneler var. Bu yavaşlık ve sadelik, korku duygusunu biriktiriyor. Gerçi korkutucu sahneler benzerlerinden farklı değil. Fakat yine de bir irkilme yaratmayı başarıyorlar.
Oyuncuların kimi ifade ve hareketleri yer yer yapaylığa düşüyor. Yapaylığı yaratan, oyunculuklardaki abartı. Bunun sebeplerinden biri, batılı yaşam tarzını benimsemiş gençleri oynarken, kültürün yıllardır biriktirdiği yapının bir anda yok edilememesi. Farklı davranış kalıpları içinde büyümüş, uzakdoğu kültürünün ağırlığını istemeseler de üzerlerinde taşıyan oyuncular, batılı gibi davranmanın hakkını pek verememişler. Daha tecrübeli oyuncular belki bunun altından kalkabilirlerdi, ancak filmin kahramanları maalesef çoğunlukla müsamere tadından bir oyunculuk çıkarıyorlar.
"Lanetli Ruhlar", sonuçta korku sineması adına yeni bir yaratım ortaya koyamayan, benzerleri arasında kaybolup gidecek bir film. Bu durumun yanı sıra, seyrederken sıkmayan, korkutma adına hedefine ulaşan da bir yapım. Bu nedenle beklentiyi çok yüksek tutmadan, sinemada hoş vakit geçirmek isteyenler için bir seçenek olabilir. Ama kesinlikle bundan fazlası değil.
Kimler izlemeli?
Kimler izlememeli?



Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...

Tyler Durden: Sahip olduğun şeyler bir gün sana sahip olmaya başlarlar.






Seanslar
Fragman
