
Üç yıl önce başrollerini Jennifer Lopez ile Jane Fonda'nın paylaştığı "Vay Kaynanam Vay" ile sinemalarımıza konuk olan genç yönetmen Robert Luketic, bu kez MIT öğrencilerinden kurulu 21 ekibini beyazperdeye taşımış.









(5/10)
Matematik kolaydır ve kazandırır
21 oyunu sayı saymaca ve hafıza oyunu olarak lanse ediliyor filmde. 21'in doğasını çözmüş olan profesör ve öğrenciler, çeşitli kodlamalarla birbirlerini tamamlıyorlar ve iş sadece duyguları kontrol edip hafızaya güvenmeye kalıyor. Zaten film içinde duyguların konrtol edilmediği durumlarda neler olabileceği gösteriliyor. Ekibe giden bir üyenin yerine sonradan katılan Ben Campbell (Jim Sturgess) filmin esas oğlanı kimliğinde. Zaten profesörün de üzerine titrediği ve en çok güvendiği kişi olması kaçınılmaz olarak onu bu mertebeye yükseltiyor. Gerçekten de parlak bir zeka örneği olan Campbell, ekibi sırtlayan kişi konumuna geliyor. Ancak onun ekibe katılma macerası diğerlerinden biraz farklı. Hayatı boyunca Harvard'da tıp okumak için çalışan ve içine kapanık, utangaç kişiliğiyle dikkat çeken Campbell rolünde Sturgess inandırıcı bir oyunculuk sergiliyor. Filmin de en fazla detay verdiği; geçmişiyle, arkadaş çevresi ve ailesiyle, umutları ve istekleriyle bize tanıtılan kişi Ben Campbell. (Burada bir detay da biz verelim. Gerçek hayatta filmdeki Ben Campbell'ın karşılığı olan Jeffrey Ma, filmde de ufak bir rolde görünüyor. Planet Hollywood kumarhanesindeki Blackjack masası kurpiyerlerinden biri…)
Ekibin diğer elemanlarını da belirli ölçülerle tanıyabiliyoruz. Bunlardan da en fazla öne çıkanı Kate Bosworth'un canlandırdığı Jill. Geri kalan kişileri, belirgin davranışları sayesinde tanır gibi oluyoruz. Bu da aslında filmin esas olarak Ben Campbell'ın çevresinde dönmesinden kaynaklanıyor. Aslında karşımızda bir gencin okul maceralarıyla ilgili bir film var diyebiliriz. Film belki de esas eğlencesini bu noktada kaybediyor. Esasında kumar filmleri çoğu zaman eğlence üzerine döner. Doğrusu böyle bir filmden de beklenen eğlencelik olmasıdır. Ancak film dramatizasyon yönünü biraz abartınca, ortaya iki saatlik bir zaman dilimi kullanan ve çoğu yerde tekrardan ibaret olan bir film çıkıyor. Üstelik filmin "kumar oynamıyoruz" diye diretmesi, araya "ibretlik" öykücükler sıkıştırması izleyiciye çok sıradan gelebilecek detaylar. Çünkü filme ne bir ibret öyküsü ne de tam bir eğlence vaadi. Bir o yana bir bu yana sallanan yapısıyla, temel direğini gerçek bir olaya yaslanmasından alan ortalama bir yapım.
Filmin çekici olabilecek unsurları arasında, aynı zamanda prodüktörlerinden biri olan Kevin Spacey'yi uzun zaman sonra bir filmde karşımızda görmek ve Laurence Fishburne gibi önemli bir ismin de filmin oyuncu kadrosunda yer alması sayılabilir. Bunlar dışında filmin esas oğlanı Jim Sturgess'in adını sıkça duyacağız gibi. Daha çok televizyon dizilerinde rol kapan ancak 2005'ten bu yana sinema filmlerinde de boy göstermeye başlayan Sturgess'e, "Across The Universe" (2007) ve "Boleyn Kızı" ("The Other Boleyn Girl", 2008) filmlerinden aşinayız. Bundan sonra da bu aşinalık devam edecek kanısındayız.
Kimler İzlemeli?
Kimler İzlememeli?



Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...

Bir kez arka kapıdan çıktınmı bir daha ön kapıdan giremezsin.






Seanslar
Fragman
