









Temeli güçlü değil
Bunun en önemli nedenlerinden birisi, beyazperdedeki kardeşlerine nazaran zayıf bir alt metin kurmuş olması. 90'larla beraber tekrar gündeme gelen çizgi roman uyarlamalarındaki başarının en önemli nedenlerinden birisi şüphesiz karakterlerine ve ana öykülerine sosyolojik ("X-Men") veya psikolojik ("Örümcek-Adam") gibi alanları kullanarak yeni boyutlar kazandırmalarıydı. Hatta tüm zamanların en sorunsuz süper kahramanı olan Superman bile Bryan Singer'ın yeni uyarlamasında daha insani yapılmaya çalışılmıştı.
İşte bu noktada aslında "Iron Man"in potansiyelinde ciddi bir artısının olduğunu belirtmek gerekiyor. O da politik metne olan yatkınlığı. Aslen bir silah satıcısı olan Tony Stark'ın bir süper kahramana dönüşüyor olması ister istemez iyi bir çatışma sebebi oluşturuyor, ki film karakterin politik arka planını da kullanıyor aslında. Hatta son dönemde Afganistan ve Irak üzerine yapılan dram veya gerilimlerin teker teker batmasının ardından Hollywood nihayet Orta Doğu üzerinden para kazanabilecek diye eklemek mümkün! Ancak öykünün içerdiği mizah sosu karakterin politik arenadaki iddiasını söndürüyor ve diğer Marvel karakterlerindeki gibi ek bir boyut kazanmasını engelliyor.
Yine de eğlendiriyor
Elbette amacımız eğlenmekse bunlara çok da takmamak gerekiyor. Politik açıdan yaşananlardan kimlerin sorumlu olduğu konusunda net bir cümle sarf edememesi, filmin bu konuda kafasının fazlaca karışık olduğunu gösteriyor ama diğer yandan eğlendirmek için de elinden geleni yapıyor. Yetenek fışkıran oyuncu kadrosundan aman aman performanslar elde edemese de herkesin öyle ya da böyle tatminkar olduğunu belirtmeliyiz. Elbette Gwyneth Paltrow, Jeff Bridges ve Terrence Howard'a nazaran Robert Downey Jr.'ın karakterin mizacına uygunluğu sebebiyle daha da tatmin sağladığını söylemek mümkün. Ancak oyuncunun da çok etkili olduğunu söylersek abartmış oluruz.
"Iron Man", bol bol paranın harcandığı ve asıl derdi seyirciyi eğlendirmek olan bir film. Bu anlamda rejisi, kurgusu, oyuncuları ve efektleri konusunda da gayet temiz bir iş çıkardığı kesin. Ancak bunların hiçbirisinde seyirciyi alıp sürükleyecek bir iddiaya da sahip değil. Bu aşamada suçlanacak birisini bulmak güç elbette. Çünkü dediğimiz gibi filmi aslında kendi içinde değerlendirdiğimizde sarkan bir yanı yok. Herkes üstüne düşeni yapmış ama daha fazlası için de uğraşmamış gibi gözüküyor. Tabii daha fazlasını bekleyen çizgi roman tutkunlarını ne kadar memnun edeceği de belirsiz. Çünkü karşımızda iki saat boyunca eğlendiren, daha doğrusu oyalayan, ama sonra da unutacağımız bir eğlence kaynağından başka bir şey yok. Bu yüzden ne oyuncuların kariyerindeki önemi ne de yazın toplayacağı gişe açısından iddialı değil. Yine de karşımızda bir "Fantastik Dörtlü" ("Fantastic Four", 2005) faciası olmadığı da aşikar, o yüzden sıkılmadan izlemeniz de mümkün.
Kimler İzlemeli?
Kimler İzlememeli?



Harrison Ford, Kate Capshaw, Amrish Puri, Roshan Seth ve Philip Stone'ın oynadığı İndiana Jones: Kamçılı Adam adlı Serinin, ritmi en yüksek filmi bu akşam Star ekranlarında...

İnsan kalbinin içinde mantık arayan avanaktır
















