"Aşıklar": Philip Glass'ın hatrına...
Kerem Akça 18 Nisan 2008, Cuma 01:00
Jacques Perrin'in yanında görüntü yönetmeni olarak çalışan Laurent Charbonnier, ilk yönetmenlik denemesinde bir doğa belgeseli ile karşımızda. Hayvanların yaşamlarına gözlemci bir bakış atan eser, daha çok Philip Glass'ın müzikleriyle dikkat çekiyor...
"Kuşlar: Kanatlı Uygarlık"ta ("Le Peuple Migrateur", 2001) Jacques Perrin'in sağ kolu olan Laurent Charbonnier, ilk yönetmenlik denemesinde ustasını aratmıyor diyebiliriz. 67 yaşındaki Perrin'in yanında çalışmak belli ki, Charbonnier'yi doğa belgeseli yapma konusunda cesaretlendirmiş. "Aşıklar" ("Les animaux amoureux", 2007), 2000'li yıllarda Fransa'dan çokça çıkan doğa belgesellerinden biri. Anlatıcı vazifesi gören bir dış ses kullansa da, belli bir hikâye oluşturduğunu veya dramatik yapı kurduğunu söylersek yalan olur...

Hayvanların ilginç durumlarıyla öne çıkmaya çalışıyor...

Bu eski model belgesel, daha çok tanıdığımız hayvanların ilginç ve dikkat çekici durumları ile öne çıkıyor. Yani Charbonnier, belli durumları, belki de uzun bir çalışma sonucu, iyi yakalayarak bir bütün oluşturmayı başarmış. Özellikle de kuş çeşitlerinin dallar üstündeki ilginç kanat çırpmaları, nefes almaları ve daha nicesi filmin en büyük kozları arasında... Bunlar da zaten arka arkaya sıralanmış skeçler halinde sunuluyor. Böylece doğa ve hayvan yaşamı meraklıları için ideal bir yapıt oluveriyor "Aşıklar". Yani filmin ana iskeletini ilginç hayvanlar, dikkat çekici doğa görüntüleri ve onlarla ilgili daha önce görmediğimiz detaylar oluşturuyor...

Ses kurgusu, teknik donanımın hammaddesi!

Film, ince bir işçilik ürünü olmasının yanında ses miksajı ve ses kurgusu ile öne çıkıyor. Hayvanların ve doğanın önemli detaylarına, 'Onlarda da ayrıntı olur mu?' demeden eğilerek ustalıklı bir ses kurgusu mantığı benimsiyor yapım. Bu noktada da teknik olarak ön çalışma sürecinden görüntü yönetimine, görüntü yönetiminden ses miksajına kadar bütün öğeleri iyi kullanmış oluyor. Yani karşımıza çıkan eserin, profesyonel bir işçilik ürünü olduğunu söyleyebiliriz rahatlıkla...

Philip Glass'ın müzikleri şiirsel anlar yakalıyor...

Filmin hayvanların ilginç anlarından birbirleriyle yaşadıkları deneyimlere kadar uzanan skeçlerinde, araya sinemasal anlar da soktuğunu görebiliyoruz. Bunlar da gücünü Philip Glass'ın o alışık olduğumuz minimalist ezgilerinden alıyor. Özellikle şiirsel anlar yaratan bu minimal piyano besteleri, filmin ana damarını oluşturarak belli bir duygu yakalanmasını sağlıyor kanımızca...

Peki karşımızdaki eser, belgesel olarak nereye oturuyor? Daha önce de söylediğimiz gibi Fransa'da sürekli üretilen türden bir doğa belgeseli ile karşı karşıyayız. İnsanlar gibi hayvanların da belli bir yaşamı olduğunu özetleyen bir anlatıcı kullanıyor. Ancak daha çok ilginç görüntülerin üzerine 'skeç' mantığıyla gidiyor yapım. Yani bir dramatik yapı, etkileyici anlar veya temalarını derinleştiren alt metinler kullanmıyor. Daha çok ilginç görüntülerle, doğa ve hayvan severlere hitap ediyor. 80 dakikalık süresiyle de, TV için çekilmiş 'özel ilgi' belgesellerinden biri olduğunu kanıtlıyor zaten...

Kimler izlemeli?

  • Doğada yaşanan ilginç olaylara ve hayvanların hayatlarına ilgi duyanlar.
  • Son yıllardaki Fransız belgesellerini takip edenler.

    Kimler izlememeli?
  • 'Sahte Belgesel' alt türü çıktıktan sonra klasik belgesellerden iş çıkmaz diyenler.
  • Hayvanların yaşamlarından kesitler görmek istemeyenler.
  • Henüz kimse yorum yapmamış.
    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.4/10
    TV'de bugün
    Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
    Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
    Replik
    Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti
    Kaptan Sao Feng: Jack Sparrow, beni küçük düşürdün!
    Jack Sparrow: Ben mi? Hayatta öyle bir şey yapmış olamam.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com