"Cennet": Araf'tan Cennet'e
Gökçe Devecioğlu 11 Nisan 2008, Cuma 05:40
Biray Dalkıran'ın ikinci uzun metraj çalışması "Cennet", zeka düzeyi düşük bir genç üzerinden, hayal dünyası ile gerçek hayatın çatışmasını sorguluyor. Masalsı atmosferi ve görsel efektleri ile Türk dram filmlerinden ayrı bir yerde durmayı hedefleyen filmin senaryosu aynı yaratıcılıktan nasibini alamıyor.
Biray Dalkıran'ın 2006 yapımı ilk filmi "Araf", kürtajdan yola çıkan bir korku filmiydi. Yönetmenin ikinci filmi ise, romantik komedi unsurları barındıran bir psikolojik dram. İsim benzerliğinin yanıltıcı olmaması için öncelikle söz konusu cennetin, yedi yaşında annesini kaybeden bir çocuğun, bu travmayı atlatmak için sığındığı hayal dünyası olduğunu belirtmekte fayda var. Zeka seviyesi düşük olan A, yirmi dokuz yaşına kadar, kendi cennetinde, annesiyle ve kendince mutlu bir yaşam sürüyor. Senaryodaki aksama, aslında onunla özdeşleşmeye çalıştığımızda başlıyor. Engin Altan Düzyatan'ın canlandırdığı A, ansızın ettiği büyük ve özlü sözlerle izleyici ile arasına mesafe koyan bir karakter. Yama gibi duran ve senaryonun derdini anlatmakta zorlandığının ilk sinyallerini veren bu repliklerin iticiliği bir yana, karakterdeki tutarsızlığın diyaloglardaki özensizlikten mi, oyunculuktan mı kaynaklandığı birbirine karışıyor.

Hikaye, A'nın hayal dünyasına ortak olan yeni bir arkadaş edinmesiyle şekilleniyor. Aynı akıl hastanesinde şizofreni teşhisiyle yatan 'Kız', hastalığının belirtileri dahil olmak üzere derinlemesine verilmeyen; dolayısıyla daha az hata yapan bir karakter. Fahriye Evcen bu role çok yakışıyor ve filmin en keyif veren bölümlerini, çiftin birlikte yer aldıkları sahneler oluşturuyor. Senaryonun bütününe baktığımızda çok sık açık veren diyaloglar, bu sahnelerde, karakterlerin ortak özelliği gereği basit, samimi boyuta indirgeniyor ve eğlendiriyor. Filmin iddialı olduğu bölümlerinin de, ikilinin cennetini yansıtan sahneler olduğu belli. "Harry Potter" filminde kullanılan uçma düzenekleri, İngiltere'de hazırlanmış özel efektler ve matte painting uygulamaları ile filmin 'süs'üne fazlasıyla özen gösterilmiş. Çatışmayı sağlayarak filmi ileri taşıyan esas hikaye ise, bir o kadar aceleye gelmiş gibi...

Yaratıcılık ve inandırıcılıktan uzaklaşıyor

Zeynep Pabuççuoğlu'nun canlandırdığı, uzmanlık alanı zeka geriliği olan doktor, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ilaç için A'nın ideal denek olduğunu fark ediyor. Senaryonun tıbbi yanı, esas doktorun idealistliği ve motivlerinden; formalite ve yüzeysel etik tartışmalarına kadar standart kalıplardan beslenmeyi tercih ediyor. Yaratıcılıktan olduğu kadar inandırıcılıktan da uzaklaşarak, filmi baltalıyor. Özellikle A'nın ilaçla tedavi süreci başladığında, senaryo nedensiz gelişmeleri ile havada kalıyor, kendine güldürüyor ve can sıkmaya başlıyor. O kadar ki film, son derece sıradan, hatta klişe bir derdi olduğu halde, mesajını ancak doktorun cümlelerine başvurarak verebiliyor.

Tüm bunları tolere edebilirseniz, filmin başarılı açılış sahnesinden itibaren kendini belli eden özgünlük arayışı, ilginizi finale kadar korumanızı sağlayabilir. Bunda, görüntü yönetmeni Aşkın Sağıroğlu'nun yarattığı atmosferin yanı sıra, film müziklerine her zaman özen gösteren yapımcı-yönetmen Biray Dalkıran'ın bu filminde çalışmayı seçtiği Taner Sarf ve Harun Kolçak'ın da katkısı büyük. Her ne kadar kimi sahneleri 1999 yapımı "Molly" filmini anımsatsa da, Türk dram sineması içinde değerlendirirsek yenilikçi bir film sayılabilir. Bu anlamda seyrinden keyif alma ihtimaliniz yüksek, ancak finalde sürpriz niyetine sunulan klişe yüzünden salondan yaratıcılık açlığıyla çıkmanız kaçınılmaz. Yine de, "Cennet"i "Araf" ile karşılaştırırsak, Biray Dalkıran'ın fantastik türde olacağı belirtilen üçüncü filmi için umut verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kimler izlemeli?

  • Filmlerde masalsı atmosferden hoşlananlar.
  • Türk sinemasını ihmal etmeyenler.

    Kimler izlememeli?

  • Kötü diyaloglara tahammül edemeyenler.
  • Özgün ve yaratıcı bir senaryo bekleyenler.
  • Henüz kimse yorum yapmamış.
    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.5/10
    TV'de bugün
    Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
    Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
    Replik
    Esir Ruhlar
    Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com