
Daha önce TV dizileriyle uğraşmış olan Luis Piedrahite ve Rodrigo Sopena ikilisinin hem yazdığı hem de yönettiği "Kapan", kariyerleri açısından farklı seviyelerde bulunan dört matematikçinin rastlayabilecekleri en büyük bulmacayı çözme fırsatı vaat eden bir davetiyeye cevap vermeleriyle start alıyor. Elbette asıl merak uyandıran kısım da buradan sonra gelişiyor. Çok kısa ve öz biçimde ana karakterlerle ilgili ufak tanıtımları gerçekleştirdikten sonra hemen oyuna başlayan film, senaryosundaki kıvrak dönüm noktaları ve özellikle de zamanı iyi kullanmasıyla kısa sürede seyirciyi kavramayı başarıyor. Kahramanlarımız karşılaştıkları –onlar için belki de o kadar zor olmayan– sorular üzerinde kafa yorarken, kendilerine verilen süreyi aştıkları anda küçülmeye başlayan bir odada bulunduklarını fark ediyorlar. Dolayısıyla öykü zaman içinde bilmece içinde bilmece sunmaya başlıyor. Ölüme doğru giden bu macerada karakterlerimizin, geçmişleri dahil, çözmeye çalıştığı pek çok bilmeceyle aynı zamanda seyircinin de zihnini zorlamaya başlıyor.
Sonunda tökezliyor
Tüm bu karmaşaya rağmen "Kapan" aslen meselesini doğrudan anlatmayı ve konuya basit bir açıdan yaklaşmayı tercih ediyor. Bu sayede de kendini fazla büyük görme gibi bir kompleksle karşılaşmıyoruz. Bu şüphesiz film için artı bir nokta, belki hiçbir zaman heyecanı en üst seviyeye tırmandırmıyor ama sabit ve tutarlı bir ivmeyle de olgun bir çalışma olduğunu gösteriyor. Elbette filmin kusurları da mevcut. Film, karakter ve koşulları tanıtma konusunda gösterdiği başarıyı asıl gerilimli anlarda da nispeten korumasına karşın sonlardaki çözümleme kısımlarında –geneliyle karşılaştırdığımızda– fazla hızlı ve çabuk davranarak vasat bir finalle bitiyor. Bu zayıflıkta, filmin finalinde sakladığı sürprizin o kadar güçlü olmamasının da katkısı var şüphesiz.
Piedrahite ve Sopena, yine de ellerindeki az materyali sağlam bir şekilde kullanmayı ve zenginleştirmeyi beceriyorlar. Sınırlı mekan ve karakterlerle yarattıkları bu bulmacadan -sonundaki memnuniyetsizliğimiz dışında- da alınlarının akıyla çıktıklarını söylememiz mümkün. Sonuçta film sahip olduğu dönüm noktalarını ve öykü yapısını sürükleyici bir şekilde kullanmayı başarıyor. Bunun yanında işin görsel yanı da çok iyi destekleniyor. Sanat yönetmenliği, ses efektleri, kurgu ve görüntü yönetmenliğinde herhangi bir soruna rastlanmıyor. Senaryosunda mantık dışı hareketlere de yüz vermeyen film, aynı zamanda ana oyuncularının da inandırıcı performanslarından güç alıyor.
"Kapan" belki şimdiye kadar karşılaştığınız en unutulmaz gerilim olmayabilir, hatta belki bir süre sonra kolayca da unutulabilir. Ancak genel olarak baktığımızda tatmin edici olduğunu da kabul etmek gerek. Matematik bilimini, bir gerilim unsuru olarak kullanmak konusunda ise neredeyse hiçbir kusuru yok. Bu bilimin içerdiği tüm cazibeyi içine geçirdiği bilmecelerle sağlamlaştıran film bu konuda kesinlikle hayal kırıklığı yaratmayacak ve türün gerektirdiği eğlenceyi layıkıyla sunan bir çalışma.
Kimler izlemeli?
Kimler izlememeli?


Fox'da bu akşam 22.00'da başrollerini Julia Roberts ve Brad Pitt'in oynadıkları "Meksikalı" ekrana geliyor.

Wolf: Yaklaşık 30 dakikalık uzaklıkta. 10 dakika sonra ordayım.






Seanslar
Fragman

