“Banka İşi”: İngiliz usulü soygun
Ali Deniz Şensöz 20 Mart 2008, Perşembe 09:30
1970’lerde gerçekleşen bir soygundan yola çıkılarak çekilen “Banka İşi”, hareketli anlatımı ve sürükleyici öyküsüyle dikkat çekse de filmin anlatımındaki tutarsızlık ve ideolojik açılımları bazı seyircileri tatmin etmeyebilir.
Terry Leather oto tamirhanesine sahip ve yükselmenin yollarını arayan kendi halinde bir aile babasıdır. Bir gün karşısına eski dostu Martine Love çıkar ve büyük bir soygun planı olduğundan bahseder. Kısa yoldan hızlı para kazanmak için her şeyi yapabilecek olan Leather, bir grup arkadaşıyla beraber işe koyulur fakat soygun planının ardında kraliyet ailesinin kirli işlerinin de olduğunun farkında değildir ve kendisini işin içinden çıkılmaz bir noktada bulur.

Gerçek bir olaydan esinlenilerek çekilen “Banka İşi”, “Ocean’s 11” (2001) tarzı bir olay örgüsü vaat eden bir film iken, ilk yarının ardından eğlenceli soygun filmi atmosferini terk ederek bir gerilim ve kara film tadında seyretmeye başlıyor. Film tonunu türler arasında gidip gelerek bulmaya çalışırken, estetik olarak bunun bir yansımasını göremiyoruz. Özellikle gereksiz çarpık açılar ve televizyon estetiğine yakın detay planlar, kimi zaman izleyiciyi yoruyor ve akıcı olması gereken film kimi yerlerde boğucu olmaya başlıyor.

Daha önce genelde vasat işlere imza atmış olan Donald Richardson’ın elinden çıkan “Banka İşi”, filmi gören izleyicilerde “keşke başka birisi yönetseydi” hissi uyandırabilir. Elindeki senaryoyu hem görsel hem de düşünsel anlamda derinleştiremeyen yönetmen, bazı ideolojik noktalarda tehlikeli sulara yelken açtığının farkında bile değil gibi. Özellikle Michael X karakteri üzerinden aktarılmaya çalışılan aidiyet ve etnik yapı gibi meseleler havada kalıyor ve yüzeysel bir şekilde sonuçlanıyor; çünkü yönetmen o sırada zeki karakterlerinin arasında geçen diyalogları seyirciye nasıl aktarabileceği üzerine odaklanıyor.

“Amerikan Gangsteri”yle akrabalık bağları

Filmi görenler, tematik anlamda Ocak ayında izleme fırsatı bulduğumuz “Amerikan Gangsteri” (2007) filmine yakın bulacaktır. O da gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş ve sosyal anlamda analize yönelen bir filmdi. Burada da benzer bir malzeme varken, “Banka İşi”nin bu noktalarda tökezlediğinin farkına varmak çok da zor değil.

Bunların yanında daha çok aksiyon filmlerinden tanıdığımız Jason Statham iyi yazılmış karakteri üzerinden kaslarını bir yana bırakıp oyunculuğunu konuşturuyor diyecekken, filmin sonuna doğru karşımıza çıkan, “gereksiz” bir estetikle çekilmiş kavga dövüş sahneleri bize bir anlığına da olsa “Taşıyıcı” (2002) filmini hatırlatıyor. Bunun haricinde çok iyi bir kastinge sahip olan filmde oyunculukların hepsinin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

“Banka İşi” kraliyet ailesinin kirli işleri üzerinden dönen bir komplonun, basit bir soygun olayıyla birleşmesiyle çok ilginç bir akış yakalıyor aslında. Her ne kadar yönetimindeki kimi beceriksizliklerden dolayı sağlam ve dolu bir film izlenimi vermese de, seyirciye iyi bir seyirlik sunan, film biterken “keşke” hissi uyandıran, elindeki malzemeyi çoğu noktada çarçur eden eğlencelik bir seyir olarak akıllarda kalıyor.

Kimler İzlemeli?

  • Soygun filmlerinden hoşlananlar.
  • Jason Stathman’ı farklı bir rolde görmek isteyenler.
  • Komplo filmlerini takip edenler.

    Kimler İzlemeli?

  • Derinlikli bir senaryo bekleyenler.
  • Televizyon estetiğinden haz etmeyenler.
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    Haftanın Filmi
    Cennet
    Cennet
    7.6/10
    TV'de bugün
    İndiana Jones: Kutsal Hazine Avcıları (9 Mayıs 2008 20:00 Star)
    Karren Allen, Paul Freeman, Ronald Racey ve Harrison Ford'un oynadığı İndiana Jones: Kutsal Hazine Avcıları adlı (Komedi) film bu akşam Star ekranlarında...
    Replik
    Akıl Defteri
    Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var...
    Guy Pearce
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com