
Gerçek bir olaydan esinlenilerek çekilen “Banka İşi”, “Ocean’s 11” (2001) tarzı bir olay örgüsü vaat eden bir film iken, ilk yarının ardından eğlenceli soygun filmi atmosferini terk ederek bir gerilim ve kara film tadında seyretmeye başlıyor. Film tonunu türler arasında gidip gelerek bulmaya çalışırken, estetik olarak bunun bir yansımasını göremiyoruz. Özellikle gereksiz çarpık açılar ve televizyon estetiğine yakın detay planlar, kimi zaman izleyiciyi yoruyor ve akıcı olması gereken film kimi yerlerde boğucu olmaya başlıyor.
Daha önce genelde vasat işlere imza atmış olan Donald Richardson’ın elinden çıkan “Banka İşi”, filmi gören izleyicilerde “keşke başka birisi yönetseydi” hissi uyandırabilir. Elindeki senaryoyu hem görsel hem de düşünsel anlamda derinleştiremeyen yönetmen, bazı ideolojik noktalarda tehlikeli sulara yelken açtığının farkında bile değil gibi. Özellikle Michael X karakteri üzerinden aktarılmaya çalışılan aidiyet ve etnik yapı gibi meseleler havada kalıyor ve yüzeysel bir şekilde sonuçlanıyor; çünkü yönetmen o sırada zeki karakterlerinin arasında geçen diyalogları seyirciye nasıl aktarabileceği üzerine odaklanıyor.
“Amerikan Gangsteri”yle akrabalık bağları
Filmi görenler, tematik anlamda Ocak ayında izleme fırsatı bulduğumuz “Amerikan Gangsteri” (2007) filmine yakın bulacaktır. O da gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş ve sosyal anlamda analize yönelen bir filmdi. Burada da benzer bir malzeme varken, “Banka İşi”nin bu noktalarda tökezlediğinin farkına varmak çok da zor değil.
Bunların yanında daha çok aksiyon filmlerinden tanıdığımız Jason Statham iyi yazılmış karakteri üzerinden kaslarını bir yana bırakıp oyunculuğunu konuşturuyor diyecekken, filmin sonuna doğru karşımıza çıkan, “gereksiz” bir estetikle çekilmiş kavga dövüş sahneleri bize bir anlığına da olsa “Taşıyıcı” (2002) filmini hatırlatıyor. Bunun haricinde çok iyi bir kastinge sahip olan filmde oyunculukların hepsinin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
“Banka İşi” kraliyet ailesinin kirli işleri üzerinden dönen bir komplonun, basit bir soygun olayıyla birleşmesiyle çok ilginç bir akış yakalıyor aslında. Her ne kadar yönetimindeki kimi beceriksizliklerden dolayı sağlam ve dolu bir film izlenimi vermese de, seyirciye iyi bir seyirlik sunan, film biterken “keşke” hissi uyandıran, elindeki malzemeyi çoğu noktada çarçur eden eğlencelik bir seyir olarak akıllarda kalıyor.
Kimler İzlemeli?
Kimler İzlemeli?



Karren Allen, Paul Freeman, Ronald Racey ve Harrison Ford'un oynadığı İndiana Jones: Kutsal Hazine Avcıları adlı (Komedi) film bu akşam Star ekranlarında...

Kendimize kim olduğumuzu hatırlatmak için hepimizin aynalara gereksinimi var...
Guy Pearce















