
"Disko Domuzları"ndaki ("Disco Pigs", 2001) stilize yönetmenliği ile dikkatimizi çeken Kirsten Sheridan, ikinci filmi "Kalbini Dinle"de ("August Rush", 2007) sinema gözünden hiçbir şey kaybetmediğini kanıtlıyor. İki film de yönetmenin formalist bir stile sahip olduğunu ispatlarken, kısa planlardan oluşan bir görsel yapı kurmak için çok uğraştığını belgeliyor. "Disko Domuzları"nda iki arkadaşın saplantılı ilişkilerini, ruh hallerine göre farklı görsel tercihlerle düzenleyen Sheridan; "Kalbini Dinle"de, müziğin dilini Freddie Highmore'un canlandırdığı baş karakter Evan Taylor'ın gözünden hızlı bir kurguyla anlatmayı tercih ediyor.
Müzikal kalıplarını kullanan bir melodram
Bu kafa yapısı da filmi, müzikal kalıplarını kullanan bir dramaya çeviriyor. Müzikal olmaktan çok 'müzik ve sinema' kavramını destekleyen bir eser olması ise, müzikle ilgilenen kitleyi memnun edecek kuşkusuz. Öncelikle Sheridan, merkeze eskimiş bir 'melodram' hikâyesi yerleştiriyor. Lyla (Keri Russell) ve Louis'in (Jonathan Rhys Meyers), ilk gecelerinde yoğun aşk duygusuyla seviştikten sonra çocukları olur. Ancak Lyla'nın babası, bu ilişkiyi onaylamaz ve onlara bebeğin öldüğünü söyler. Böylece çocuk, bir yetiştirme yurduna verilirken, aşık çiftimiz ayrılır... Film, çocuğun ve çiftimizin hikâyelerini paralel olarak anlatıyor. Bunu yaparken hikâye kurgusuyla fazlasıyla oynarken, melodram kalıplarını da müzikal türünün formülüyle karşımıza getiriyor. Çünkü müzikal, eski ve çağ dışı türleri içinde eritmeye en uygun tür. Zaten temelinde de bunu yapmak var. Genelde romantik-dramalar ya da melodramlar, müzikalin içinde formüle edilerek daha kolay bir dile kavuşurlar. Böylece masalsı ve doğaüstü bir ton kazanıp, meselelerini daha doğru yoldan söyleme şansına erişirler.
İşte "Kalbini Dinle"nin girdiği yol da bu. Esas olarak arkasına 'Ömercik' prototopini alan yetim çocuğun maddi sorunlarını anlatıyor aslında. Ancak Sheridan, onun girdiği yolu ve etrafına yerleştirdiği karakterleri, müzikle masalsı hale getirince, karşımıza sosyal yapıyı zeki bir sinema diliyle inceleyen bir iskelet çıkıyor. Evan Taylor'ın (Freddie Highmore) keşfedilmemiş yeteneğini açığa çıkarmak için, etraftaki sesler ve müziklere ayak uydurarak besteler yapıyor. Bu sayede anlık mutluluğa erişerek, eserin 'müzikle yaşayın' tonunu yaratıyor. Bu noktada da, film için "Karanlıkta Dans"ın ("Dancer in The Dark", 2001) bir türevi diyebiliriz, onun gibi müzikal türüne kaymasa da... Yani kısacası, müziğe bağlanarak mutlu yaşamaya çalışan bir bireyin kurmaca hikâyesi. 'August Rush' ('Ağustos Güneşi') ve 'Wizard' ('Büyücü') gibi karakterlerin takma isimleri de bu dünyayı tamamlayan yan öğeler oluveriyorlar tabii...
Evan'ın girdiği masalsı öğelerle dolu yolda dilenciler evi, kilise ve müzik okulu gibi mekânlardan geçmesi, onun varoluşsal gelişimine de katkı yapıyor kuşkusuz. Ancak önemli olan esas nokta, 'müzik'in büyülü bir öğe olarak kullanılması ve filmin seyirciden, buna inanıp destek olmasını ya da önüne sunulan baş karakterle özdeşleşmesini istemesi. Çünkü bir taraftan da, bu gücüyle daha önce hiç görmediği anne ve babasını birleştirmeye çalışıyor karakterimiz. Yani filmin, metafiziksel öğelerle donatılarak sosyal meselelere girerken, kendine melodramatik yollar açtığı da söylenebilir rahatlıkla...
Ses, ses kurgusu ve müzik kullanımı kusursuz
"Kalbini Dinle"nin bütün bu müzik ve sesle kurduğu ilişkide, Sheridan'ın ustalıklı yönetmenliğinin büyük katkısı var. Öyle ki, etraftaki sesler ve filmin şarkıları yoluyla, baş karakterimizin öznel dünyasına giriyoruz aslında. Buna, lineer olmayan hikâye kurgusuyla üzerine gidilen paralel olaylar ve Evan'ın anne ile babasının beraber olduğu anlar da eklenince, farklı müzik türleri ve detaylarla ustaca işlenmiş bir ses kurgusu çıkıyor. Evan'ın annesi bir orkestrada viyolonsel çalarken, babasının bir rock grubunun solistliğini yapması da bunu kanıtlıyor. Bu sebeple filmdeki müzik kullanımı, duruma göre değişkenlik gösterirken, kendi içinde eklektik bir bütün oluşturarak zor bir düzene oturuyor aslında. Bunu, seyircinin algısını bozmadan yaşamla ilişkilendirmesi ve sürekli ritmi takip etmeye yönlendirmesi önemli bir nokta. Filmin ses kurgusu ve ses miksajı dallarında Oscar adayı olmaması ise düşündürücü...
Kimler İzlemeli?
Kimler İzlememeli?



Kanal 1'de bu akşam 21:30'da Joan Allen ve Kevin Costner’ın başrolü paylaştığı romantik komedi "Öfkeli Aşıklar" adlı film ekrana geliyor.

Bir kez arka kapıdan çıktınmı bir daha ön kapıdan giremezsin.






Seanslar
Fragman
