"Benimle Evlenir misin?": Evlilik masalı
Seçil Toprak 27 Şubat 2008, Çarşamba 00:00
Yönetmenliğini Anne Fletcher'ın yaptığı ve orijinal ismini ("27 Dresses") başroldeki Jane adlı karakterin yirmi yedi kez nedime olmasından alan "Benimle Evlenir misin?" bu hafta vizyondaki romantik komedi olmaya çalışan bir film.
Neden romantik komediler çekilir diye düşündüğümüzde, herhalde herkesin aklına gelebilecek ilk seçenek, insanlara aşkla komedinin buluştuğu ve yüzlerin gülmesini sağlayan film seçenekleri yaratmak olabilir. Doksanlarda "Özel Bir Kadın"la ("Pretty Woman") yeniden canlanan bu tarz filmler, sömürüle sömürüle, illâ ki cılkını çıkarana kadar tekrarları yapıla yapıla resmen tahammül edilemez örnekler de sundu izleyiciye. Tabii söz konusu kadın-erkek-aşk olunca, gerisi düğün-çocuk…'la devam etti. Kimi zaman birbirini çeken zıt kutuplar meselesi, kimi zaman kadın veya erkeğin bir türlü doğruyu görememesiyle şekillenen olay zincirleri genel yapı açısından romantik komedilerin belkemiğini oluşturuyor. Ama bunlar içinde en öne çıkanı sanırım hepimizin de kabul edeceği gibi "doğru kişi" masalı. Evet, bu bir masal çünkü masallardan gelen bir "beyaz atlı prens" mefhumuna dayanıyor. Kızlar da beyaz atlı prenslerinin gelip onları şatolarından kurtaracağı günü beklemeye hep mahkûmlar. Yani, çok önemli mevkilere bile gelseler, cepleri parayla bile dolsa, çok başarılı bile olsalar o prensin gelmemesi, hayatlarında bir prensin olmaması bir eksiklik olarak kalır. Masallardan kopup gelen bu beyaz atlı prens, günümüzün büyük şehirlerinde bir gazeteci, bir iş adamı vs. olabilir. E, şartlar değişti ne de olsa; prenslerin de prenseslerin de para kazanmaları ve kendilerini ifade etmeleri gereken bir meslekleri olmalı. Hatta mümkünse kadın patronuna âşık olduğu için işine ölesiye bağlı ve patronunun bir dediğini iki etmeyen, özverili bir kişilik olmalı. Tabii arkadaşları ve ailesi için de birtakım özverilerde bulunmalı ki "iyi ve sevilen kız" olabilsin. Arada da yirmi yedi kez nedime olmalı ve kendi düğününün hayalini kurmalı. Tıpkı "Benimle Evlenir misin?"in Jane'i (Katherine Heigl) gibi.

Tipik karakterler

Filmin esas kızı Jane, resmen nedimeliği kariyer edinmiş gibi görünen bir genç kız. Düğünlere katılmak, arkadaşlarının düğünleri için en ince ayrıntıları düşünmek adeta onun işi. Bu noktada film bize 2001 yılının Jennifer Lopezli filmi "The Wedding Planner"ı hatırlatıyor. Küçük yaşta annesini kaybettiği için küçük kız kardeşine bir annenin özeniyle bakmaya çalışıyor Jane. Bu küçük kardeşle duygularının yolu ileriki yıllarda feci halde çakışınca, yaşayacağı uyanma halini ona hatırlatacak olan Kevin (James Marsden) ve Jane'in umutsuzca âşık olduğu patron George (Edward Burns) de filmin erkek tarafı. Jane'i canlandıran Katherine Heigl filmin sevimli yönlerinden biri, çünkü bu role uyum sağlama ve tipik klişeleri yerine getirme açısından bir sorun yaşamıyor. Kevin rolünde James Marsden de öyle, tam bir doğru erkek o, zaman zaman hatalar yapsa da. Ancak filmin geri kalan kontenjanında Edward Burns, filmdeki aktivasyon açısından hareketli bir kimliğe sahip olmasına rağmen adete yerinden kımıldamaya üşenen hımbıl bir kişi gibi görünüyor. Canlandırdığı kişiye hiç de uygun olmayan bir tavırla Burns, iyice yaşlanmış bir halde karşımıza çıkmış. Ancak filmdeki esas felaket küçük kardeş Tess rolüyle Malin Akerman. Fizik açısından diyecek bir lafımız olmayabilir kendisine tabii, ancak oyunculuk açısından gözleri tırmalayan, resmen perdeye yapışıp size, "bırak şu el kol hareketlerini" dedirtecek kadar abartılı hareketler sergileyen Akerman, filmin insanı çıldırtan noktalarından biri.

Tabii bu filmin insanı çıldırtan tek noktası sadece yarattığı tipik karakterler olsa keşke; ancak değil. Kadınları ne olursa olsun bir erkeği kafalamaya çalışan kişiler olarak gösteren anlayışına mı, bir türlü komik olamayan romantik hiç olamayan diyaloglarına mı, evliliği bu kadar büyük bir amaç haline getiren kimliğine mi, hangisine daha fazla kızmalı bilemiyorum. Yanlış anlaşılmasın tabii ki evliliğe illaki kötü bir yafta yapıştırmak gibi bir amacımız yok ancak filmin, kadınların tek gayesi iyi, güzel bir düğünle evlenmekmiş gibi kurduğu yapısı rahatsız etmeyecek gibi değil. Ancak beklediğiniz soru, filmin adında kendini gösteriyorsa rüya gibi bir düğün hayali kuruyorsanız filme itirazınızın olacağını zannetmiyorum.

Kimler İzlemeli?

  • Evlenme düşü kuranlar.
  • Doğru erkek kimdir sorusuyla beyinleri yıkanmış olanlar.

    Kimler İzlememeli?

  • Romantik komedilerle arası iyi olmayanlar.
  • Edward Burns'ü bu haliyle hatırlamak istemeyenler
  • Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.4/10
    TV'de bugün
    Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
    Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
    Replik
    Taksi Şoförü
    Bence birisi bu şehri alıp klozete atmalı ve üzerine sifonu çekmeli.
    Travis Bickle
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com